Milli Savunma Bakanlığı'nın haftalık bilgilendirme toplantısında, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları ile dün Hatay sınırında düşürülen balistik mühimmata dair gelişmeler ele alındı. Toplantıda, İran'dan Türkiye'ye yönelik kitlesel göç başladığı yönündeki iddialar yalanlanırken, terör örgütü PJAK'ın faaliyetleri ve KKTC'nin güvenliği başlıklarında bakanlığın pozisyonu aktarıldı.
MSB İRAN'DAN ATEŞLENEN VE HATAY'A DÜŞEN MÜHİMMAT HAKKINDA AÇIKLAMA YAPTI
Bakanlık, Hatay sınırında düşürülen mühimmat nedeniyle bir yaralanma vakası olmadığını belirtti. Konuyla ilgili şu ifadeler kullanıldı:
"Dün (4 Mart) İran’dan ateşlendiği ve Irak ile Suriye hava sahasını geçerek ülkemize yöneldiği tespit edilen bir balistik mühimmat, Doğu Akdeniz’de konuşlu NATO hava ve füze savunma unsurları tarafından zamanında angaje edilerek havada etkisiz hâle getirilmiştir. Söz konusu tehdidin imha edilmesi sonrasında Hatay’ın Dörtyol ilçesine düşen parçanın, önleme faaliyeti kapsamında kullanılan hava savunma mühimmatına ait olduğu belirlenmiş olup olayda herhangi bir can kaybı veya yaralanma meydana gelmemiştir. Türkiye, vatandaşlarının ve hava sahasının güvenliğini sağlama konusundaki kararlılığını ve kapasitesini en üst düzeyde muhafaza etmekte; bölgesel barış ve istikrarın korunmasını önceleyen sorumlu yaklaşımını sürdürmektedir. Ancak kimden gelirse gelsin hasmane tutumlara cevap verme hakkımızın mahfuz olduğunu bir kez daha vurguluyor; gelişmeleri NATO ve diğer müttefiklerimizle yakın koordinasyon içinde takip ediyoruz."
BAKANLIK TARAFLARI SALDIRILARA SON VERMEYE DAVET ETTİ
MSB, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarıyla ilgili diyalog çağrısı yaptı. Bakanlığın açıklamasında şu sözler yer aldı:
"Masum sivillerin hayatına ve bölgemizin huzur ve istikrarına kasteden çatışmaların derhâl sonlandırılmasını temenni ediyoruz. Türkiye olarak önceliğimiz bölgemizdeki saldırıların durdurulması, kalıcı ateşkesin tesis edilmesi ve tüm ihtilafların barışçıl yollarla çözülmesidir. Bu kapsamda; tarafları saldırılara bir an önce son vermeye ve sorunları diyalog ile diplomasi yoluyla çözmeye davet ediyoruz."
İRAN'DAN TÜRKİYE'YE KİTLESEL GÖÇ İDDİALARI YALANLANDI
Gelişmelere bağlı olarak İran’dan Türkiye sınırına yönelik kitlesel göç başladığı yönündeki iddiaların gerçekleri yansıtmadığı bildirildi. Bakanlık şu açıklamayı kaydetti:
"İsrail ve ABD’nin İran’a saldırmasıyla başlayan ve devam eden gelişmelere bağlı olarak İran’dan sınırlarımıza doğru kitlesel göç hareketlerinin olduğuna ilişkin yapılan sosyal medya paylaşımları ve haberler gerçeği yansıtmamaktadır. Hudut güvenliğimiz; sınırlarımızı korumak, yasa dışı geçişleri engellemek ve terörist faaliyetleri önlemek amacıyla “Hudut namustur” anlayışıyla 7 gün 24 saat esasına göre kesintisiz bir şekilde; Cumhuriyet tarihinin en yoğun teknolojisi, en etkili ve kademeli tedbirleri ile sağlanmaktadır. Türk Silahlı Kuvvetleri, bölgesel gelişmelere karşı her türlü senaryoya karşı gerekli önlemleri devletimizin ilgili kurumlarıyla koordineli olarak almaktadır. İran’dan Türkiye’ye yönelik kitlesen göç hareketlerinin olduğuna ilişkin manipülatif içeriklerle kamuoyunda algı oluşturmayı amaçlayan paylaşımlara itibar edilmemesi önem arz etmektedir."
MSB TERÖR ÖRGÜTÜ PJAK'IN FAALİYETLERİNİN YAKINDAN TAKİP EDİLDİĞİNİ BİLDİRDİ
PKK'nin İran kolu PJAK'nin bu süreçteki faaliyetlerinin takip edildiği belirtilerek şu ifadelere yer verildi:
"Türkiye, komşu ülkelerin bölünmesinden değil; toprak bütünlüklerinin korunmasından yanadır. Bu çerçevede, terör örgütü PJAK gibi etnik bölücülüğü körükleyen yapıların faaliyetleri sadece İran’ın güvenliğini değil, aynı zamanda bölgenin genel huzur ve istikrarını da olumsuz etkilemektedir. Terör örgütü PJAK’ın İran’da yürütttüğü faaliyetleri ve bölgedeki gelişmeleri devletimizin ilgili kurumları ile koordineli olarak yakından takip etmekteyiz."
TÜRKİYE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ İÇİN GARANTÖRLÜK YETKİLERİNİ KULLANMAKTAN ÇEKİNMEYECEĞİNİ DUYURDU
Toplantıda Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin güvenliğine ilişkin de bir açıklama yapıldı. Bakanlık şu ifadeleri kullandı:
"Türkiye, dün olduğu gibi bugün de KKTC’nin yanında ve destekçisidir. Türkiye olarak Kıbrıs Türklerinin güvenliğini tehdit eden hasmane tutumlara karşı Garantörlüğün bize vermiş olduğu yetkileri kullanmaktan çekinmeyeceğiz."




