TBMM Genel Kurulu, iktidarın “Terörsüz Türkiye” olarak adlandırdığı süreç kapsamında hazırlanan “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi”ni görüşmek üzere toplandı.
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, kamuoyunda “çerçeve yasa” olarak bilinen “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi”nin TBMM Genel Kurulu’ndaki görüşmelerinde partisinin tutumunu açıkladı. Genel Kurul kürsüsünden uzun bir konuşma yapan Dervişoğlu, teklifin hazırlanma sürecinden uygulanmasına, silahsızlanma mekanizmasından kurulacak yapılara ve Cumhurbaşkanı’na verileceğini savunduğu yetkilere kadar birçok başlıkta eleştiriler yöneltti.
Dervişoğlu, konuşmasının sonunda İYİ Parti’nin teklif karşısındaki tutumunu net ifadelerle ortaya koyarak, “Biz hayır diyeceğiz. Tarihin doğru yerinde duracağız. Milletimizin huzurunda namusumuz ve şerefimiz üzerine ettiğimiz yeminimize sadık kalacağız” dedi.

“DEVLETİN SARSILMAMASI GEREKEN KONUMUNA HALEL GETİRİLİYOR”
Dervişoğlu, teklifin Meclis’in itibarını ve devletin konumunu zedelediğini savunarak, milletvekillerine de çağrıda bulundu.
Teklifin altında imzası bulunan ve Genel Kurul’da “evet” oyu verecek milletvekillerine seslenen Dervişoğlu, denetlenemeyecek ve uygulanması konusunda belirsizlikler barındırdığını savunduğu bir düzenlemeyle tek bir kişiye daha fazla yetki ve daha az sorumluluk verilmesinin sorgulanması gerektiğini söyledi.
Dervişoğlu, “Bu süreçte bu Meclis’in yeri nedir?” sorusunu yönelterek, İYİ Parti Parlamento Grubu’na da teşekkür etti.
“PKK’NIN AVRUPA’DAKİ UYUŞTURUCU BARONLARI...”
Çerçeve yasa teklifinin içeriğine ilişkin ağır eleştirilerde bulunan Dervişoğlu, düzenlemenin PKK mensuplarına yönelik af ve siyasete dönüş imkanları oluşturacağını öne sürdü. Dervişoğlu, “Bugün tüm laf cambazlıklarının geldiği noktada 50 yıllık terör örgütü PKK’nın Avrupa’daki uyuşturucu baronları, Kandil ve etrafındaki kiralık katilleri affedilmek ve siyasete kazandırılmak istenmektedir” ifadelerini kullandı.
Bu sürecin kendileri açısından milli kimlik ve Cumhuriyet’e yönelik bir “kalkışma” olduğunu savunan Dervişoğlu, Kürt vatandaşlarla PKK’nın aynı çerçevede değerlendirilmesine karşı çıktı.
“KÜRT İLE PKK’YI YAN YANA GETİRMEYE YELTENİYORSUNUZ”
Dervişoğlu, Kürt vatandaşların PKK ile özdeşleştirilmesine karşı olduğunu belirterek, bu yaklaşımın toplumsal birlik açısından yanlış olduğunu savundu. Konuşmasında, “Kürt sorunu” tartışmalarına da değinen Dervişoğlu, Kürt vatandaşların hak ve hukukunun savunulması gerektiğini söyledi.
Dervişoğlu, “Bu memleketin hiçbir evladını kendimden ayrı görmüyorum. Kim neyin hesabını yaparsa yapsın ben sadece Doğu’da değil Ankara’nın batısında yaşayan milyonlarca Kürt kardeşimin de hakkı ve hukuku için bir savunma hakkı oluşturuyorum” diye konuştu.

“ÇÖZÜM EĞİTİMDE, İSTİHDAMDA VE REFAHTADIR”
İYİ Parti lideri, iktidarın terör sorununa yönelik yaklaşımını da eleştirdi. Sorunun çözümünün yalnızca siyasi ve hukuki düzenlemelerle ele alınamayacağını savunan Dervişoğlu, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki ekonomik ve sosyal sorunlara dikkat çekti. Dervişoğlu, çözümün eğitim, istihdam, üretim, huzur ve refahtan geçtiğini belirterek, “Çözüm iştedir ve ekmektedir. Çözüm eğitimdedir. Çözüm düşmanlıkta değil kardeşliktedir. Çözüm tarlalarda artırılan berekettedir. Fabrikaların bacalarındadır, istihdamdadır” dedi.
“PKK SİLAH BIRAKMIYOR, YÖNTEM DEĞİŞTİRİYOR”
Dervişoğlu, teklif kapsamında PKK’nın silah bırakması ve bunun teyit edilmesine ilişkin düzenlemeleri de eleştirdi. PKK’nın Suriye ve İran’daki uzantılarına dikkat çeken Dervişoğlu, bu yapıların silah bırakıp bırakmadığının sorgulanması gerektiğini söyledi. Dervişoğlu, “PKK silah bırakmıyor, yöntem değiştiriyor” diyerek, terör örgütünün başka alanlarda faaliyetlerini sürdürdüğünü savundu.
KURUL VE YARGI MEKANİZMALARINA ELEŞTİRİ
Dervişoğlu, yasa teklifinde öngörülen kurulların yapısına ilişkin de eleştiriler yöneltti. Kanunun uygulanmasının Cumhurbaşkanı tarafından oluşturulacak bir kurulun kararlarına bağlanmasını eleştiren Dervişoğlu, Meclis iradesinin bu süreçte nasıl devreye gireceğinin belirsiz olduğunu savundu. Dervişoğlu ayrıca, kanun yürürlüğe girdikten sonra terör faaliyetleri nedeniyle yürütülecek soruşturma ve kovuşturmalarda kurul izni aranmasını da eleştirdi.
Bu düzenlemenin savcıların yetkisini sınırlayacağını öne süren Dervişoğlu, terör örgütü mensuplarına devlet görevlisi gibi muamele yapılmasının söz konusu olduğunu iddia etti.
“ERDOĞAN’I TAM YETKİLİ AMA TAM SORUMSUZ KILMA AMACI VAR”
Konuşmasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a da yönelik eleştirilerde bulunan Dervişoğlu, teklifin örtülü amaçlarından birinin Cumhurbaşkanı’nı sorumluluktan uzaklaştırmak olduğunu ileri sürdü. Dervişoğlu, “Bu yasa teklifinde örtülü bir amaç daha var. O da Sayın Erdoğan’ı tam yetkili ama aynı zamanda tam sorumsuz kılmak” ifadelerini kullandı.
Teklif kapsamında görev yapanlara sorumsuzluk zırhı getirildiğini savunan Dervişoğlu, geçmişte benzer koruma düzenlemelerinin iktidar sahiplerini uzun vadede yargıdan koruyamadığını söyledi.
“İKTİDARLAR DEĞİŞİR, KANUNLAR DEĞİŞİR AMA HESAP DEĞİŞMEZ”
Dervişoğlu, konuşmasının bu bölümünde iktidarlara yönelik şu ifadeleri kullandı:
“İktidarlar değişir, kanunlar değişir ama hesap değişmez. Çünkü ihanetin zaman aşımı yoktur.”
Terör mağdurlarının, şehit ailelerinin ve gazilerin beklentilerinin de düzenlemede yeterince karşılanmadığını savunan Dervişoğlu, teklifin “fail odaklı” olduğunu ileri sürdü.
Dervişoğlu, yıllardır yakınlarını kaybeden ailelerin adalet beklentisinin göz ardı edilmemesi gerektiğini belirterek, devletin görevinin mağduriyetleri de gidermek olduğunu söyledi.

“DEVLET BİR İKTİDARIN MÜLKÜ DEĞİLDİR”
Konuşmasının ilerleyen bölümünde devletin niteliğine vurgu yapan Dervişoğlu, “Devlet bir grubun, bir zümrenin, bir iktidarın mülkü değildir. Devlet büyük Türk milletinindir” dedi. TBMM’nin milli egemenliğin tecelligâhı olduğunu belirten Dervişoğlu, kapalı kapılar ardında şekillenen mutabakatların Meclis iradesi gibi sunulamayacağını savundu.
“YEMİNİ BİLE BİLE ÇİĞNEYECEK MİSİNİZ?”
Dervişoğlu, milletvekillerinin göreve başlarken ettikleri yemine de dikkat çekerek, teklifin altında imzası bulunan milletvekillerine seslendi. Milletvekillerinin devletin ve milletin bölünmez bütünlüğünü koruyacaklarına dair yemin ettiklerini hatırlatan Dervişoğlu, “Bu teklifin altına imza atarken, komisyonda evet oyu verirken bir kez olsun o yemin hiç aklınıza gelmedi mi?” diye sordu. Dervişoğlu, sözlerini partisinin Genel Kurul’daki oy tercihini açıklayarak tamamladı:
“Peki bugün burada o yemini bile bile çiğneyecek misiniz? Bu teklife evet mi diyeceksiniz? Bakın buradan söylüyorum. Biz hayır diyeceğiz. Tarihin doğru yerinde duracağız. Milletimizin huzurunda namusumuz ve şerefimiz üzerine ettiğimiz yeminimize sadık kalacağız.”




