“Mutlak butlan” kararıyla birlikte CHP içinde ortaya çıkan liderlik ve meşruiyet tartışmaları, piyasalar açısından doğrudan bir ekonomik veri olmasa da “siyasi belirsizlik” başlığı altında izleniyor. Ekonomi çevrelerine göre yatırımcılar, sadece iktidar politikalarını değil muhalefet cephesindeki istikrarı da dolaylı olarak fiyatlıyor. Bu nedenle ana muhalefet partisinde yaşanan yüksek tansiyonlu krizler, Türkiye’nin risk primi algısını etkileyen faktörlerden biri olarak görülüyor.

Piyasa Uzmanı İslam Memiş Türkinform’a özel yaptığı açıklamada CHP’deki mutlak butlan kararının piyasalar üzerindeki etkisini değerlendirdi. Memiş, “Kararın piyasalarda kısa vadede dalgalanmaya neden olduğunu düşünüyorum. Borsada yaşanan düşüşlerin kalıcı olmasını beklemiyorum. Teknik olarak belirli seviyeler takip edilebilir ancak orta ve uzun vadeli yatırım yapmak isteyenler için mevcut satışlar fırsat olarak değerlendirilebilir. Bayram tatili nedeniyle piyasaların kapalı olması da kısa vadede bir avantaj oluşturuyor. Buna karşılık orta ve uzun vadede rezervlerdeki azalma, CDS risk primindeki yükseliş, teminat tamamlama çağrıları ve Merkez Bankasının faiz artırımı ihtimalinin güçlenmesi gibi riskler öne çıkıyor. Kur ve enflasyon tarafında yukarı yönlü güncellemeler yapılabileceğini düşünüyorum” görüşünü dile getirdi.

KUR VE BORSADA HASSAS DENGE

Ekonomistler, siyasi belirsizliklerin en hızlı yansıdığı alanların döviz kuru ve Borsa İstanbul olduğunu belirtiyor. Özellikle iç siyasi gerilimin arttığı dönemlerde; yabancı yatırımcının “bekle-gör” pozisyonuna geçmesi, borsada satış baskısının artması, TL varlıklarda oynaklığın yükselmesi gibi kısa vadeli etkiler görülebiliyor. Ancak uzmanlar, bu tür etkilerin kalıcı olup olmayacağının, krizin büyüklüğüne ve siyasi sürecin seyrine bağlı olduğunu vurguluyor.

Islam Memis Yatirim Tercihini Acikladi Bugun 1 Milyon Liram Olsa 17243245982173

Memur ve emekliye ek zam yapılacak mı? Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz açıkladı
Memur ve emekliye ek zam yapılacak mı? Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz açıkladı
İçeriği Görüntüle

YATIRIMCI AÇISINDAN ANA SORU…

Piyasa aktörleri açısından en kritik başlık, iktidar değişiminden ziyade “öngörülebilirlik” olarak öne çıkıyor. Bu nedenle ana muhalefet partisinde yaşanan liderlik tartışmaları ve hukuki süreçler, doğrudan ekonomi politikası üretmese bile “siyasi sistemde belirsizlik artıyor mu?” sorusunu gündeme taşıyor. Analistlere göre yabancı yatırımcılar, Türkiye’ye yönelik kararlarında siyasi istikrarı en az makroekonomik göstergeler kadar dikkate alıyor.

TÜRKİYE RİSK PRİMİ TARTIŞMASI YENİDEN GÜNDEMDE

Siyasi gerilim dönemlerinde sıkça gündeme gelen Türkiye’nin “risk primi” (CDS) konusu da bu tür gelişmelerle birlikte yeniden tartışılıyor. Uzmanlara göre, iç siyasi tansiyonun yükselmesi doğrudan ekonomik bir kriz yaratmasa bile, ülkenin dış finansmana erişim maliyetini etkileyebilecek bir algı değişimine yol açabiliyor.

“ASIL ETKİ BEKLENTİ KANALINDAN GELİR”

Ekonomi uzmanları, bu tür siyasi gelişmelerin gerçek etkisinin üretim ya da tüketimden çok “beklenti kanalı” üzerinden oluştuğunu belirtiyor. Yani; Tüketici güveni, yatırım kararları, sermaye akışı gibi alanlar, doğrudan kararın kendisinden değil, yarattığı belirsizlik algısından etkileniyor.

İÇ SİYASETTE KRİZ, DIŞARIDA İZLENEN TÜRKİYE ALGISI

Uluslararası yatırımcılar ve kredi derecelendirme kuruluşları açısından Türkiye’deki siyasi gelişmeler, ülkenin genel risk profilinin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Bu nedenle muhalefet partilerinde yaşanan büyük krizler bile, doğrudan ekonomi politikası üretmese de “siyasi sistemin öngörülebilirliği” tartışmasına dahil ediliyor.

EKONOMİ DOĞRUDAN DEĞİL, DOLAYLI ETKİLENİYOR

Uzmanlara göre “mutlak butlan” tartışmasının ekonomi üzerindeki etkisi doğrudan değil, tamamen dolaylı ve algı üzerinden şekilleniyor. Kriz derinleşmediği sürece kalıcı bir ekonomik şok beklenmezken, siyasi tansiyonun yükseldiği dönemlerde piyasalarda kısa vadeli dalgalanmaların görülmesi olası kabul ediliyor.

Muhabir: BEYZA COŞKUN