Piyasa Uzmanı İslam Memiş, mutlak butlan kararının ardından piyasalarda yaşanan hareketliliği değerlendirdi. Kararın kısa vadede dalgalanmaya neden olduğunu belirten Memiş, borsadaki sert satışların kalıcı olmayabileceğini söyledi. Rezerv kaybı, CDS risk primindeki yükseliş ve Merkez Bankasının faiz artırımı ihtimaline dikkat çeken Memiş, orta ve uzun vadede ekonomide güven kaybı yaşanabileceğini ifade etti.

PİYASALARDAKİ SATIŞLAR İÇİN “FIRSAT” DEĞERLENDİRMESİ
Mutlak butlan kararının piyasalar üzerindeki ilk etkisini değerlendiren İslam Memiş, kısa vadeli dalgalanmanın doğal olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Kararın piyasalarda kısa vadede dalgalanmaya neden olduğunu düşünüyorum. Borsada yaşanan düşüşlerin kalıcı olmasını beklemiyorum. Teknik olarak belirli seviyeler takip edilebilir ancak orta ve uzun vadeli yatırım yapmak isteyenler için mevcut satışlar fırsat olarak değerlendirilebilir. Bayram tatili nedeniyle piyasaların kapalı olması da kısa vadede bir avantaj oluşturuyor.”
Memiş, buna karşılık orta ve uzun vadede ekonomik risklerin arttığını belirterek, “Rezervlerdeki azalma, CDS risk primindeki yükseliş, teminat tamamlama çağrıları ve Merkez Bankasının faiz artırımı ihtimalinin güçlenmesi gibi riskler öne çıkıyor. Kur ve enflasyon tarafında yukarı yönlü güncellemeler yapılabileceğini düşünüyorum” dedi.
"ŞU AN İÇİN NET BİR MALİYET HESABI YAPMAK ZOR"
Kararın Türkiye ekonomisine etkisine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Memiş, şu aşamada net bir maliyet hesabı yapılamayacağını söyledi.
“Şu an için net bir maliyet hesabı yapmak zor görünüyor. Rezerv satışlarının tam tutarı bilinmediği için doğrudan rakam vermek mümkün değil. Ancak hem rezervler tarafında hem de borsadaki satışlarda ekonomiye olumsuz yansıyan bir süreç yaşandığı görülüyor. Bu gelişmenin Türkiye ekonomisine zarar verdiği göz ardı edilemez.”
Ekonomide güven unsurunun zedelenebileceğini ifade eden Memiş, yatırım kararlarının ertelenebileceğini belirtti.
“Orta ve uzun vadede güven kaybı da etkili olabilir. İnsanlar yatırım kararlarını erteleyebilir, piyasada bekleme eğilimi oluşabilir. Ev, araba veya ticari yatırım planlayan kişiler süreci izlemek için geri çekilebilir. Bu durum ekonomik hareketliliği yavaşlatabilir.”
YABANCI YATIRIMCI İÇİN “FIRSAT” VURGUSU
Yabancı yatırımcıların süreçten çıkış yerine fırsat arayışında olduğunu savunan Memiş, piyasalardaki sert hareketlerin yabancı yatırımcı açısından avantaj oluşturabileceğini söyledi.
“Yabancı yatırımcıların süreçten olumsuz etkilenmek yerine fırsat arayışında olduğunu düşünüyorum. Döviz ve faiz tarafında ciddi kazanç elde ettikleri bir dönem yaşandı. Borsadaki sert düşüşler ve TL’deki zayıflama yabancı yatırımcı açısından alım fırsatı oluşturabilir.”
Yabancı yatırımcıların temel motivasyonunun kazanç olduğunu ifade eden Memiş, “Yabancı yatırımcılar piyasalardaki dalgalanmaları fırsata çevirmeye çalışır. Bu nedenle ‘yabancı yatırımcı Türkiye’den çıkar’ görüşüne katılmıyorum. Yabancı yatırımcı için temel unsur kazanç potansiyelidir. Kazanç gördüğü sürece piyasaya giriş yapmaya devam eder” diye konuştu.




