2024 yılında Narin Güran cinayetine ilişkin yürütülen yargı sürecini konu alan “Şeytantepe” belgeseli, yayımlanmasının ardından soruşturmanın işleyişine dair yeni tartışmaları beraberinde getirdi. 14 Nisan 2026 itibarıyla kamuoyunda geniş yankı uyandıran yapım, delil değerlendirme yöntemlerinden tanık ifadelerine kadar birçok başlıkta soru işaretleri ortaya koydu. 140 Journos tarafından hazırlanan belgesel, dosyanın ilk aşamalarından itibaren belirli bir varsayım üzerinden ilerlediği iddiasını merkezine alırken dijital kayıtların incelenme biçimi ve kritik delillerin ele alınışına yönelik eleştirileri de gündeme taşıdı.

SORUŞTURMA SÜRECİNE YÖNELİK İDDİALAR
Belgeselde, soruşturmanın başlangıcında olayın tek bir senaryo üzerinden ele alındığı ve alternatif ihtimallerin yeterince değerlendirilmediği ileri sürüldü. Kamera kayıtlarının geç incelendiği, bazı dijital verilerin ise çelişkili biçimde yorumlandığı iddiaları öne çıktı. Tanık ifadelerinin yeterince sorgulanmadan dosyaya dahil edildiği savunulurken bu yaklaşımın maddi gerçeğe ulaşmayı zorlaştırdığı değerlendirmesi yapıldı.
YARGI KARARLARI YENİDEN GÜNDEMDE
Dosya kapsamında verilen mahkumiyet kararları da belgeselin odağında yer aldı. Yargıtay 1. Ceza Dairesi tarafından onanan ağırlaştırılmış müebbet cezaları, belgeselde delil değerlendirme süreci üzerinden yeniden tartışmaya açıldı. Sanıklar hakkındaki kararların hangi delil ağırlığına dayandığı ve bazı suçlamaların hukuki nitelendirilmesinin yeterince tartışılıp tartışılmadığı soruları gündeme getirildi.
Yapımda özellikle sanıklardan Nevzat Bahtiyar’ın soruşturma sürecinde farklı ifadeler vermesi dikkat çekici bir unsur olarak öne çıkarıldı. Bu durumun soruşturmanın yönünü etkilediği ve çelişkilerin derinleştirilmeden dosyada yer aldığı iddia edildi. Ayrıca bazı beyanların kamuoyunda tartışma yarattığı, ancak bu çelişkilerin yeterli şekilde analiz edilmediği savunuldu.
Belgesel yalnızca yargı sürecini değil, olayın medya yansımalarını da mercek altına aldı. Gündüz kuşağı programlarında yer alan iddiaların kamuoyu algısını şekillendirdiği ileri sürülürken sürecin medya üzerinden politik tartışmalara dönüştüğü değerlendirildi. Gazeteci İsmail Saymaz’ın yorumlarına da yer verilen yapımda, farklı siyasi aktörler arasındaki polemiklerin davanın algısını etkilediği görüşü öne çıktı.
YENİDEN YARGILAMA TARTIŞMASI
Belgeselin en dikkat çeken başlıklarından biri, mevcut yargılamanın bazı yönlerinin hatalı olabileceği iddiası oldu. Delillerin yeniden değerlendirilmesi gerektiği ve bazı hükümlerin gözden geçirilebileceği yönündeki görüşler kamuoyunda yeniden yargılama tartışmasını güçlendirdi. Sürecin ilerleyen dönemde yeni hukuki başvurulara konu olup olmayacağı ise belirsizliğini koruyor.





