NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi, 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde Ankara'da Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek. Dünya siyasetinin önde gelen liderlerini bir araya getirecek zirveyle birlikte başkent, iki gün boyunca küresel diplomasinin en kritik temaslarına sahne olacak.

Türkiye ise 2004 yılında İstanbul'da düzenlenen NATO Zirvesi'nin ardından 22 yıl sonra ikinci kez böylesine önemli bir organizasyona ev sahipliği yaparak uluslararası gündemin merkezine yerleşecek.

İDRİS ŞAHİN’DEN NATO ZİRVESİ AÇIKLAMASI

Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili İdris Şahin, NATO Zirvesi’ne ilişkin Türkinform’dan Ecem Çetin’e değerlendirmelerde bulundu.

“KAMUNUN CEBİNDEN ÇIKAN HER KURUŞUN BİR HESABI, HER KARARIN BİR ETKİ ANALİZİ OLMALI”

Bu tür organizasyonların turizm, tanıtım ve diplomatik görünürlük bakımından bir getirisi olabileceğini, bunu peşinen reddetmediklerini ifade eden İdris Şahin, “Ama biz hukukçu titizliğiyle hep aynı şeyi istedik. Kamunun cebinden çıkan her kuruşun bir hesabı, her kararın bir etki analizi olmalı. Yasalar için bunu nasıl talep ediyorsak, bu çapta bir harcama için de aynısını talep ediyoruz” dedi.

Şahin, şöyle devam etti:

“56 binin üzerinde güvenlik personeli görevlendiriliyor, günlerce yollar kapatılıyor, esnafın siftahı, çalışanın mesaisi, hastanın randevusu aksıyor. Şimdi sormak hakkımız; bu organizasyonun başkente toplam maliyeti nedir, hangi kalemden ne harcanıyor ve karşılığında Ankaralının cebine, esnafın kasasına ne dönecek?

“BİZ İKTİDARDAN BU ZİRVENİN BİLANÇOSUNU İSTİYORUZ”

"Prestij" kelimesi bir maliyet kalkanı değildir. Getiri varsa rakamıyla, somut sözleşmeyle, otel doluluğuyla, ihracat bağlantısıyla anlatılır, maliyet varsa şeffaflıkla açıklanır. İki günlük bir görünürlük için Ankaralının kaç gününün, hangi bedelle aksadığını da bu hesabın içine koymak zorundayız. Biz iktidardan bu zirvenin bilançosunu istiyoruz çünkü vatandaş, kendi parasının nereye gittiğini bilmek zorundadır. Bu sorulması ayıp değil, sorulması gereken sorulardır”

“İKTİDAR BAŞTAN NET, SADE VE TEK ELDEN BİLGİLENDİRME YAPMADI”

Alınan güvenlik tedbirlerine ilişkin ise DEVA Partili Şahin, bu ölçekte bir zirvede ciddi güvenlik tedbiri alınmasının olağan olduğunu aktararak, 32 ülkenin lideri ve yüzlerce üst düzey konuk söz konusuyken kimsenin tedbir alınmasının demediğini belirtti. Burada iki ayrı şeyi birbirinden ayrılması gerektiğini, birincisinin tedbirin gerekliliği, ikincisinin ise tedbirin ölçüsü ve vatandaşa anlatılış biçimi olduğunu kaydeden Şahin, “Günler öncesinden "iki gün sokağa çıkma yasağı var" söylentileri dolaştı, resmî kurumlar tek tek yalanlamak zorunda kaldı. Bu kafa karışıklığının tek sebebi, iktidarın baştan net, sade ve tek elden bilgilendirme yapmamasıdır. Vatandaş hangi yolun, hangi saatte, hangi alternatifle kapanacağını günü gününe ve anlaşılır bir dille bilmek ister, biz bunu zaten Ankara trafiği için yıllardır söylüyoruz” dedi.

Özgür Özel'den Silivri'ye kritik ziyaret! İmamoğlu ile 6 saatlik görüşme
Özgür Özel'den Silivri'ye kritik ziyaret! İmamoğlu ile 6 saatlik görüşme
İçeriği Görüntüle

“TEDBİR ALINIR, AMA HAK RAFA KALDIRILMAZ”

“Ama dikkatle bakılması gereken asıl nokta şu; bir yolu konvoy geçişi için kapatmak ayrı şeydir, 28 Haziran'dan 10 Temmuz'a kadar günlerce şehir genelinde mitingi, basın açıklamasını, oturma eylemini, stant açmayı, bildiri dağıtmayı topyekûn yasaklamak bambaşka bir şeydir” diyen İdris Şahin, şöyle devam etti:

“Birincisi trafik tedbiridir, ikincisi temel hak ve hürriyetlere getirilmiş bir kısıtlamadır. Güvenlik gerekçesi, demokratik hakların gereğinden geniş alanda ve gereğinden uzun süre askıya alınmasının bahanesi yapılmamalıdır. Bir hukuk devletinde ölçü; "ne olur ne olmaz, en geniş yasağı koyalım" mantığı değil, gerçek riske, gerçek güzergâha, gerçek saate odaklanan akıllı ve sınırlı bir planlamadır. Tedbir alınır, ama hak rafa kaldırılmaz”

Muhabir: ECEM ÇETİN