NATO Askeri Komite Başkanı Amiral Giuseppe Cavo Dragone, 7-8 Temmuz'da Türkiye ev sahipliğinde düzenlenecek 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi öncesinde Brüksel’deki Karargah’ta önemli açıklamalarda bulundu. Ocak 2025’te bu görevi üstlenen Dragone, NATO’nun bugün güçlü ve kararlı bir ittifak olduğunu belirtti ve geçen 1,5 yılda bu tespitin doğrulandığını ifade etti.
SAVUNMA YATIRIMLARI TAAHHÜTLERİ GÜNDEMDE
Dragone, NATO’nun geçtiğimiz yıl Lahey Zirvesi’nde aldığı savunma yatırımı taahhütlerinin hayata geçirilmesini beklediklerini belirterek, ilerlemeye rağmen yapılması gereken çalışmaların devam ettiğini söyledi. Amiral, ittifak üyeleri arasında görüş ayrılıklarının süreçleri yavaşlatabildiğini ancak demokrasilerden oluşan bir ittifak yapısının bu çeşitliliğin uzlaşı sağlama ve ortak noktaya gelme açısından değer kattığını vurguladı.
Askeri planlamaya ilişkin Ankara Zirvesi’nden beklentilerini aktaran Dragone, bildirilerden öte somut askeri adımların gerekliliğine işaret etti. Özellikle Ukrayna’ya verilen desteğin güçlü bir şekilde sürdürülmesini önemsediklerini söyledi. Ayrıca savunma sanayisi alanındaki olumlu ivmenin korunması ve etkin değerlendirilmesini beklediklerini bildirdi.
AVRUPA, ABD'DEN ARTAN BOŞLUĞU DOLDURMALI
ABD’nin Avrupa’daki askeri katkılarının azalmasına değinen Dragone, Avrupa’nın bu boşluğu doldurmasının önemli ve gerekli olduğunu söyledi. Bu dönüşümün NATO’nun savunma duruşunu yeniden şekillendirmesi açısından kritik olduğunu belirtti.
Türkiye’nin İttifak içindeki rolünü 'güçlü ve stratejik bir müttefik' olarak değerlendiren Dragone, Türkiye’nin ikinci büyük orduya sahip olmasının yanı sıra Karadeniz, Akdeniz ve Orta Doğu’nun merkezinde bulunmasının önemini vurguladı. Türkiye’nin savunma sanayisi yatırımları ve teslimat kapasitesine hayranlık duyduğunu belirten Amiral, Türkiye’nin NATO sınır hattında olması yanı sıra ittifakın merkezinde kilit bir pozisyon üstlendiğini ifade etti.
Son olarak, Dragone, müttefikler arasında güvenin temel unsur olduğunu ve Türkiye’nin güvenlik kaygılarının da bu güven zemininde ele alınması gerektiğini belirtti. NATO’nun 32 üyeden oluşmasının sadece bir sayı olmadığını, bu yapının sunduğu imkanların etkin kullanılması halinde daha da güçlü bir ittifak anlamına geleceğini sözlerine ekledi.


