CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun 23 Mart 2025 tarihinde tutuklanmasının ardından ekonomi yönetiminde alınan kararlar gündemdeki yerini koruyor. Hükümetin döviz kurundaki olası dalgalanmaları önlemek için Merkez Bankası rezervlerinden satış yaptığı, aynı dönemde politika faizlerinin artırıldığı muhalefetin eleştiri konusu olurken; iktidara yakın çevreler ise bu süreçteki mali yükü rakamlarla ortaya koydu.

İMAMOĞLU'NUN TUTUKLANMASI SONRASI EKONOMİ YÖNETİMİ ADIM ATTI

18 Mart’ta 31 yıl önce aldığı diplomasının iptal edilmesinin ardından 19 Mart'ta gözaltına alınan Ekrem İmamoğlu, 23 Mart'ta tutuklanarak Silivri Cezaevi’ne gönderildi. Bu gelişmenin ardından piyasalarda oluşan hareketlilik üzerine ekonomi yönetimi, dövizde ani yükselişin önüne geçmek için Merkez Bankası rezervlerinden döviz satışı gerçekleştirdi.

Öte yandan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın daha önce sıkça eleştirdiği yüksek faiz politikasına dönülerek Merkez Bankası, Nisan ayında politika faizini yüzde 42,5'ten yüzde 46’ya çıkardı.

MUHALEFET: "İMAMOĞLU'NUN TUTUKLANMASI BÜTÇEYE YÜK OLDU"

Muhalefet partileri, İmamoğlu’nun tutuklanmasının yalnızca siyasi değil ekonomik sonuçları da olduğunu savunarak, döviz müdahaleleri ve faiz artışının maliyetini sık sık gündeme taşıyor. CHP başta olmak üzere muhalefet temsilcileri, bu süreçte ülke bütçesinin ciddi yük altına girdiğini ve döviz rezervlerinin hızla eridiğini iddia ediyor.

İslam Memiş'ten yatırımcılara dikkat çeken mesaj: "Bu yıl kazanma değil, toplama yılı"
İslam Memiş'ten yatırımcılara dikkat çeken mesaj: "Bu yıl kazanma değil, toplama yılı"
İçeriği Görüntüle

HÜKÜMET CEPHESİ: "EKONOMİYE CİDDİ BİR YÜK OLUŞMADI"

Hükümet yetkilileri ise yaşananların bütçeye etkisinin sınırlı olduğunu savunuyor. Ancak konuya ilişkin tartışmalar sürerken iktidara yakın Türkiye gazetesi yazarı Necmettin Batırel, Merkez Bankası’nın perşembe günü açıklayacağı faiz kararına dair dikkat çekici bir analiz paylaştı.

BATIREL: "3 AYDA FAİZE 135 MİLYAR LİRA GİTTİ"

Batırel, “Gölge Etme” başlıklı köşe yazısında, İmamoğlu’nun tutuklanmasının ardından yükselen faiz oranlarının bütçeye etkisini rakamlarla açıkladı. Batırel yazısında şu ifadeleri kullandı:

“Mart 2025’te %38 olan enflasyon Haziran 2025 tarihinde %35,05’e geriledi… Nisan 2025 tarihinde Merkez Bankası politika faizini İmamoğlu’nun tutuklanmasının ardından dövize yöneliş olmasın diye düşüş eğiliminde olan enflasyon oranına rağmen %42,5’ten %46’ya çıkardı.

3 ayda faize giden para 135 milyar lirayı buldu. Bu faiz euro bölgesinde yatırımcıya sunulan pozitif reel faizin 55,15 katı, ABD’dekinin ise 5,34 katıdır. Arjantin %8,36 negatif reel faizle ekonomisini yönetmektedir.

Mısır’da politika faizi %27,75, Gana’da %29,50, Nijerya’da %27,50 ile Türkiye’deki politika faizinden sonraki yüksek politika faizleridir. Türkiye’nin politika faizinden fazla olan yegâne ülke Venezuela’dır.”

FAİZ İNDİRİMİ BEKLENTİSİ

Merkez Bankası'nın bu hafta açıklayacağı faiz kararında indirim beklentisi ağırlık kazanmış durumda. Batırel, perşembe günü faizin 250 baz puan indirileceği yönünde genel bir kanaat olduğunu aktarırken; bazı çevrelerin 300 baz puanlık indirim öngördüğünü belirtti.

ABD’li yatırım bankası Goldman Sachs ise Türkiye ekonomisine ilişkin olumlu makroekonomik verileri gerekçe göstererek beklentilerin ötesinde bir faiz indirimi tahmininde bulundu. Kurum, Merkez Bankası'nın 350 baz puanlık bir indirime gidebileceğini öngördü.

SİYASET VE EKONOMİ ARASINDAKİ DENGELER

İmamoğlu’nun tutuklanmasının ardından şekillenen ekonomi politikaları, yalnızca siyasi değil aynı zamanda ekonomik boyutlarıyla da gündemdeki yerini koruyor. Önümüzdeki süreçte Merkez Bankası'nın faiz politikasında nasıl bir yön izleyeceği, hem iç siyasi gelişmeler hem de uluslararası piyasa aktörleri tarafından yakından izlenecek.

Muhabir: TURKİNFORM MEDYA HABER MERKEZİ