Netanyahu ve Trump arasındaki basına kapalı görüşme iki buçuk saatten fazla sürdü. Görüşmenin ana gündem maddelerini İran ile yapılması muhtemel müzakereler, Gazze’deki durum ve bölgesel gelişmeler oluşturdu. Netanyahu, ABD’nin İran ile yürüteceği herhangi bir diplomasi trafiğinde İsrail’in varoluşsal güvenlik ihtiyaçlarının göz ardı edilmemesi gerektiğini vurgularken, iki liderin gelecekteki adımlar için yakın koordinasyon ve temas sürdürme konusunda mutabakata vardığı belirtildi.
İSRAİL YÖNETİMİNE GÖRE ANLAŞMA İHTİMALİ DÜŞÜK
Tel Aviv yönetimi Washington ile Tahran arasında kalıcı bir anlaşmaya varılmasına şüpheyle yaklaşıyor. İsrail istihbarat ve siyasi kanatlarının, İran’ın müzakere masasını sadece "zaman kazanmak" amacıyla kullandığına inandığı aktarıldı. Haberde, İsrail’in mevcut sürece dair karamsar tutumu öne çıkarılırken, diplomasinin İran’ın nükleer hedeflerini durdurmakta yetersiz kalabileceği endişesi vurgulandı.
NÜKLEER SİLAH ELDE EDİLMESİNE KARŞI SERT MESAJ
Görüşme sırasında Netanyahu’nun Trump’a sunduğu en net mesaj, İran’ın nükleer kapasitesine yönelik oldu. Netanyahu, "yapılacak en iyi anlaşmanın, İran’ın sonsuza kadar nükleer silah elde etmesini engelleyecek bir anlaşma olduğunu" ifade ederek, geçici çözümlerin İsrail için kabul edilemez olduğunu dile getirdi. Bu çıkış, İsrail’in İran’a yönelik "sıfır zenginleştirme" ve tam denetim konusundaki geleneksel katı tutumunun, Trump döneminde de ABD dış politikasının ana ekseni olması yönündeki beklentisini yansıtıyor.
KOORDİNASYON VE BÖLGESEL STRATEJİLERDE MUTABAKAT
İki lider arasındaki görüşmenin sonunda, bölgesel tehditlere karşı ortak hareket etme iradesi teyit edildi. Trump ve Netanyahu’nun, sadece nükleer başlıkta değil, aynı zamanda Gazze’deki operasyonların geleceği ve Orta Doğu’daki diğer vekil güçlerin sınırlandırılması konularında da eşgüdümlü bir ajanda izleyeceği belirtildi. Bu temasın, ABD’nin yeni dönem Orta Doğu politikasında İsrail’in "güvenlik gereksinimlerinin" ne kadar belirleyici olacağına dair ilk somut sinyal olduğu değerlendiriliyor.





