Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da yaşanan okul saldırılarının ardından Türkiye’de okul güvenliği yeniden gündeme geldi. Mevcut mevzuatın yeterliliği tartışılırken, uzmanlar daha kapsamlı ve bağlayıcı düzenlemelere ihtiyaç olduğunu vurguluyor.
“MEVZUAT VAR AMA DAĞINIK VE YETERSİZ”
TÜRKİNFORM’a değerlendirmelerde bulunan Av. Eda Çabuk Türkeri, Türkiye’de okul güvenliğine ilişkin tamamen bir boşluk olmadığını ancak mevcut yapının parçalı ve yetersiz olduğunu söyledi:
“Türkiye’de okul güvenliğiyle ilgili mevzuat tamamen yok diyemeyiz ancak dağınık ve çoğunlukla olay gerçekleştikten sonra devreye giren bir yapıya sahip. Doğrudan özel ve kapsamlı bir yasal düzenleme bulunmamakta. Bu da uygulamada ciddi boşluklar yaratıyor.”
“OKUL GÜVENLİĞİ SADECE FİZİKİ TEDBİR DEĞİL”
Okul güvenliğinin yalnızca güvenlik görevlisi ya da fiziki önlemlerle sınırlı olmadığını vurgulayan Türkeri, çok boyutlu bir yaklaşım gerektiğini belirtti:
“Okul güvenliği; psikolojik, sosyolojik ve dijital riskleri de kapsayan bütüncül bir politika olarak ele alınmalı.”
“OKUL GÜVENLİĞİ KANUNU YAPILABİLİR”
Mevcut tartışmaların çözümü için yeni bir yasal düzenleme öneren Türkeri, dikkat çeken bir çağrıda bulundu:
“Özel bir ‘Okul Güvenliği Kanunu’ yapılabilir. Okullarda risk analizi yapılmasını, kriz yönetim planı hazırlanmasını ve periyodik denetimi zorunlu kılan açık bir yasal çerçeve oluşturulmalı.”
ERKEN UYARI VE KOLLUK İŞ BİRLİĞİ VURGUSU
Türkeri, saldırıların önlenmesi için yalnızca olay sonrası müdahalenin değil, erken tespitin kritik olduğunu belirterek şu önerileri sıraladı:
“Erken uyarı ve risk izleme sistemi oluşturulmalı. Şiddet eğilimi, akran zorbalığı ve dış tehditlerin tespitine yönelik mekanizmalar hukuken tanımlanmalı.
Kolluk-okul iş birliğinin hukuki zemini oluşturulmalı ve okul çevresi güvenliği sistematik hale getirilmeli.”
Ayrıca psikolojik destek ve rehberlik hizmetlerinin güçlendirilmesinin artık bir tercih değil, zorunluluk olması gerektiğini ifade etti.
“DEVLETİN YÜKÜMLÜLÜĞÜ, HUKUKİ SORUMLULUK DOĞURUR”
Okullarda öğrenci güvenliğinin sağlanmasının devletin temel sorumluluğu olduğunu vurgulayan Türkeri, ihmal durumunda hukuki sürecin de devreye gireceğini söyledi:
“Okullarda öğrencinin can güvenliğini sağlamak, devletin ve idarenin asli yükümlülüklerinden biridir. Bu yükümlülüğün ihlali halinde idarenin hukuki sorumluluğu doğar. Milli Eğitim Bakanlığı’na karşı idari yargıda tam yargı davası açılabilir.”








