Türkiye, geçtiğimiz günlerde Kahramanmaraş ve Siverek'te meydana gelen okul saldırıları ile büyük üzüntü yaşadı. Çok sayıda çocuğun ve öğretmenin hayatını kaybettiği olay, derin bir yasa boğdu.
Bunun ardından Türkiye genelinde eğitim kurumlarında güvenlik önlemleri en üst seviyeye çıkarıldı. Her okulun girişinde veya önünde en az iki polis memuru veya jandarma personeli sabit olarak görevlendirildi.
“BU TÜR ÖNLEMLER AĞIR BİR YARAYA YARA BANDI YAPIŞTIRMAK GİBİ”
Peki, bu yeterli bir önlem mi? Eski Kriminal Daire Başkanı İrfan Bayar, merak edilen sorunun yanıtına ilişkin Türkinform’dan Ecem Çetin’e konuştu. Bayar, bu tür önlemlerin geçici olarak ağır bir yaraya yara bandı yapıştırmak gibi olduğunu ifade etti.
“SADECE GÜVENLİK BOYUTUYLA BAKILMAZ. CİDDİ HATALI”
Olayın sadece güvenlik boyutuyla ele alınmaması gerektiğini, ciddi hatalı davranılacağını belirten Bayar, “Olayın içerisinde güvenlik boyutu var, doğru. Olayın içerisinde ihmal boyutu var, doğru. Olayın içerisinde psikolojik ve sosyolojik boyutu var, doğru. Bakın katmanları söylüyorum. Aile içerisinde şiddet sarmalı olup olmadığı ayrı bir konu, ayrı bir katman, doğru. Okul aile iş birliği konusu, doğru. Öğretmenlerin okulda şiddet görmeleri ve onların değersizleştirilmesi, itibarsızlaştırılması son derece karşıyayım, doğru. Dolayısıyla okullardaki mobbing öğretmenlere karşı bunlar, bakın hepsi bir sarma. Dolayısıyla biz bu açıdan bakacağız” dedi.
“ASLA, ASLA YETERLİ DEĞİLDİR”
İrfan Bayar, “Bu psikolojideki bir çocuğun sadece iki tane polis dikerek, tamam caydırıcı kabul ediyorum, bu bir önlemdir, iki tane polis memuru veya bir polis memuru veya bir bekçinin veya iki jandarma, yani kolluk kuvveti diyelim, olabilir. Ancak bu asla, asla yeterli değildir. Çünkü bu psikolojide, bu doygunlukta olan, o noktaya gelmiş, bir çocuk okulda yapmaz da okuldan sonra yapar, hafta sonu yapar, okul dışında yapar. Böyle hareket edersek biz olayın güvenlik boyutunu ele almış oluruz” ifadelerini kullandı.
“BATAKLIĞI KURUTMAK ZORUNDAYIZ”
“Peki, sormak isterim, olayın sosyoloji boyutu ve psikolojisi nerede? Biz o çocuğun hangi psikolojide okula geldiğini biliyor muyuz? Bilmiyoruz. O çocuk, her türlü zamanda eylem koyabilir mi? Koyabilir” diyen Eski Kriminal Daire Başkanı İrfan Bayar, kesinlikle bataklığın kurutulması gerektiğini söyledi.
“AİLELER, ÇOCUKLARIYLA SOHBET EDECEK. NE YAPTIN BUGÜN, NEREYE GİTTİN, OKUL NASILDI DEMEKLE OLMUYOR”
Bayar, şöyle devam etti:
“Bu çocuğun psikolojisi, bu çocuğun aile yapısı, bu çocuğun ekonomik durumu, okul aile iş birliği, öğretmenle ilgili durum. Bakın, bataklık bu. Burayı kurutmamız lazım. Biz olayı sadece sivrisinekler avlamakla kalırsak olmaz. Sorunlu çocuk üreten bir toplum. Toplum bir anda şu anda öfke patlaması içerisinde. Aileler son derece sıkıntıda. Çocuklarına zaman ayıramıyor aileler. Aileler, çocuklarıyla sohbet edecek, konuşmayacak. Ne yaptın bugün, nereye gittin, okul nasıldı demekle olmuyor. Çocuklarla sohbet edip, onlarındaki değişimi ancak sohbet ederlerse tespit edebilirler. Çünkü çocuklarla sohbet edilmiyor artık. Aileler bu kadar bırakmışlar ki olayı, kendi sorunları veya benzeri konular.”
Dijital oyunların, çocukların beyinlerini etkilediğini ifade eden İrfan Bayar, İngiltere'de yapılan bir araştırmada, yasaklı maddelerin, uyuşturucu maddelerin beyinde yarattığı hasar ile bu dijital oyunların yarattığı beyindeki hasarın aynı merkez olduğunu ortaya koyduğunu ifade etti. Bayar, İngiltere’de yapılan araştırma sonuna göre, eünyada en çok dijital oyun oynayan ülkelerin Japonya ve Hollanda olduğunun açıklandığını ifade ederek, “Daha sonra çocukların suça karıştığı oran olarak bakmışlar. Dünyada en düşük oranlar Japonya ve Hollanda. Peki neden? Demek dijital oyunlarda birtakım konularda kısıtlamalar var. Birtakım sınırlar var” açıklamasında bulundu.





