CHP'nin seçilmiş Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunuyor. Özel'in konuşmasında öne çıkan başlıklar şöyle:

"BİR BANKIN ÜZERİNDEYİZ AMA MİLLETİN GÖNLÜNDEYİZ"

Partisine yönelik baskılara ve Ankara’da düzenlenecek NATO Zirvesi gerekçesiyle yapılan operasyonlara çok sert tepki gösteren Özel, iktidarın yalnızlaştığını belirterek, şüpheli kadın ölümleri ve kayıp dosyalarının da sonuna kadar takipçisi olacaklarını vurguladı.

Özel, parti binalarına yönelik saldırı ve işgal girişimlerinin ardından Ankara'da oturup kalmadıklarını, meydanlarda halkla buluştuklarını belirtti. Ankara'da NATO Zirvesi öncesi tırmandırılan güvenlik önlemlerini ve tutuklama kararlarını sert bir dille eleştiren Özel, iktidarın yabancı liderleri ağırlamak adına kendi vatandaşına çile çektirdiğini savundu. Partisine yönelik engellemelere ve hukuki operasyonlara karşı geri adım atmayacaklarını meydan okuyarak ilan eden Özel, halkla kurdukları bağın koparılamayacağını belirterek şu ifadeleri kullandı:

"Partimize yönelik saldırının, işgalinin ardından Ankara'da oturmadık. Nerede olmamız gerekiyorsa orada olduk. Köy köy, belde belde şehir şehir gidiyoruz ve milletimizle kucaklaşıyoruz. Belki makamlar, binalar yok ama bazen bir kamyon kasanın arkasındayız, bazen bir bankın üzerindeyiz ama milletin gönlündeyiz. Bir yanda bir mahkeme kararıyla mutlak sultanın, mutlak butlandan partiyi bölme umutlarıyla ve onun teklif ettiği görevi kabul eden bir avucun yalnızlığı; bir yanda ise İzmir'de yüz binlerin kararlılığı var."

Konuşmasında toplumsal adalet vurgusunu öne çıkaran Özel, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi öğrencisi 21 yaşındaki Rojin Kabaiş'in şüpheli ölümü ve 5 Ocak 2020'de kaybolduktan sonra kendisinden bir daha haber alınamayan Gülistan Doku'yla ilgili yürütülen soruşturmalara da değindi. Karanlıkta kalan bu dosyaların aydınlatılması gerektiğini belirten Özel, her iki kadının da ailesinin yanında durmaya devam edeceklerini kesin bir dille vurguladı.

"ANKARA'DA UTANÇ VERİCİ BİR ŞEYLER OLUYOR"

Ankara'da 7-8 Temmuz tarihlerinde yapılacak olan NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi öncesinde kenti ablukaya alan yoğun güvenlik önlemlerine, gözaltı dalgasına ve peş peşe çıkan tutuklama kararlarına tepki gösteren Özel, iktidarın baskıcı politikalarını hedef aldı. Ankara sokaklarında vatandaşa dayatılan uygulamaları eleştiren Özel, tepkisini şu sert cümlelerle tamamladı:

"Ankara'da utanç verici bir şeyler oluyor. NATO zirvesi olacak, yabancı liderler gelecek diye kendi insanına çile tasarlayan, güvenlik önlemini akıl almaz boyutlara taşıyan bir acayip hal var."

"BUGÜN YAŞANANLAR ŞAKADAN KORKMAKTIR"

Konuşmasında stand-up performansının ardından kamuoyunda tartışma konusu olan komedyen Deniz Göktaş’a da değinen Özel, iktidara yakın çevrelerden gelen tepkilere işaret ederek şu ifadeleri kullandı:

“Genç bir sanatçı hedef gösteriliyor. Sanata tahammülü olmayan, espriyi kaldıramayan ve ifade özgürlüğünü yok sayan bir anlayışla karşı karşıyayız. İktidara yakın kalemler hedef tahtasına aldılar gencecik insanı. Sanata saygısı olmayan, şakadan, espriden anlamayan, ifade özgürlüğüne tahammülü olmayan bir anlayış var. Güçlü liderin karikatürden dizi titremez. Şakadan, espriden, fıkradan ödü kopmaz. Güçlü lider bunlarla güçlenir. Deniz'e söz veriyorum; Erdoğan ile olan 30 yıllık yolculuğunu sonlandıracağız.

İktidarı da eleştiriyor bizi de eleştiriyor. Saraçhane'yle ilgili bizim mitinglerle ilgili bir kısımda da dalga geçiyor. Ekrem Başkanı eleştiriyor, okuduğu kitaplarla dönül gelip eleştiriyor, şaka yapıyor. Güzel de reaksiyon alıyor, hepimiz de güldük. O sırada Erdoğan'ı da eleştiriyor ama 'Ben onun terapistliğine talibim' diyor, 'ama beni tutamazlar' diyor, 'aileden para içeride kalsın diye aileden tutarlar' diyor. Bu kadar Erdoğan'a dediği, bu kadar. Efendim 'Kuran-ı Kerim'e inanca bilmemne...' Bilmeyene söyleyeyim: Diyor ki Ya 600'lü yıllarda dördüncü kitaba son kitap demişler, çok iddialı değil mi?' diyor. Ama sonra da 'Ben olsam korkarım' diyor, 'daha sonra yenisi çıkar' diyor. Sonra çıkmadı diyor, başka da bir şey yok.

Bunun üzerinden iktidara yakın kalemler hedef tahtasına aldılar gencecik bir insanı. Sonra bir gece içinde videyosunu engelleyip soruşturma açtılar. Sanata sayısı olmayan, şakadan espriden anlamayan, ifade özgürlüğüne tahammül edemeyen bir anlayış var karşımızda."

Devlet Bahçeli’den “askeri hastane” çağrısı! “Açılmalıdır. Bu bir beka meselesidir”
Devlet Bahçeli’den “askeri hastane” çağrısı! “Açılmalıdır. Bu bir beka meselesidir”
İçeriği Görüntüle

Ayrıntılar geliyor...

Kaynak: HABER MERKEZİ