Cumhuriyet Meydanı’ndaki engellemelerin ardından alana gelen Özgür Özel, beraberindeki kalabalığın "Hain Kemal" sloganları eşliğinde Gündoğdu Meydanı’na yürüdü. Kalabalıkla birlikte Gündoğdu Meydanı’na ulaşan Özgür Özel; alanda bekleyen vatandaşlara hitap etmek üzere, otobüsün üzerine çıkarak konuşmasına başladı. Özel'in açıklamalarından öne çıkan başlıklar şöyle:

"BİZ ARKADAŞLARIMIZI SATMADIK"

"Ben hepinizle gurur duyuyorum. Bu şehir hep arkamda durdu. Bu şehir tüm dengeleri değiştirmiştir. Siz destan yazdınız. Biz arkadaşlarımızı satmadık, siz de beni hiç yalnız bırakmadınız.

10 yaşında lastik ayakkabılarla geldim bu şehre. Bu şehir beni bağrına bastı. Bu şehir hep arkamda durdu. Bu şehir beni bu günlere getirdi. Bu sokaklarda coşkuyu, heyecanı, umudu gördüm. Ama ilk kez bu sokaklarda büyük bir öfke görüyorum. Şimdi zaman bu öfkeden yeniden umut çıkarma, bu enerjiden yeni bir umut çıkarma ve bu enerjiyle ülkeyi kurtarma zamanı.

Bizi '30 bin kişiyle İzmir Özgür Özel'i bağrına bastı' demesin, aman o fotoğraf çekilmesin, İzmir'deki enerji hiçbir yerden görülmesin istemişler. Zaten her sokak, kordon dolu ve zaten orası bizi almayacak almayacak.

İşgale karşı ilk kurşun burada, kordonda, Hasan Tahsin tarafından sıkıldı. Hasan Tahsin'e o gün devrim için zafer ölmek düşmüştü. Sonra Atatürk artık son noktaya gelindiğini gördü, bindi Bandırma vapuruna, Samsun'a çıktı. Önce kurtuluş, sonra kuruluş için büyük yürüyüşü başlattı. CHP kurulduğunda bir binası yoktu. İzmir'i işgal edenler binaları işgal ettiler. Onlar binaları işgal ettiler ama CHP'liler inanca ve kararlılığa sahiptiler. Bu parti dilekçeyle değil, fiilen Kurutuluş Savaşı'nda, karargah çadırlarında kuruldu."

"BU MESELE MİLLETLE TAYYİP ERDOĞAN ARASINDADIR"

"Bugün CHP bir kez daha kapatılmış durumda. 9 Eylül'de kuruldu, darbeciler kapattı. 21 Mayıs 2026'da Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatına uyan AK Parti yargı kolları CHP'yi bir kez daha fiilen kapattı. Bir partiyi üyeleri, seçtiği delegeleri ve onların verdiği kararla seçilmiş yöneticileri yönetmiyorsa o siyasi parti fiilen kapanmıştır. Şu anda tek parça olması gereken CHP, sarayın talimatıyla ikinci parçaya bölünmüştür. İki parçanın bir parçası atanmış CHP'dir. Atanmış CHP işgal edilen, polis baskınıyla geçirilen genel merkezimizdedir. Diğeri ise seçilmiş CHP'dir ve bu meydandadır.

Bu mesele CHP'nin bir iç meselesi değildir. Bunu diyen milleti aldatır. Bu mesele Kemal Bey ile benim aramda da değildir. Bu mesele milletle Tayyip Erdoğan arasındadır. Yapılan iş CHP'ni imkanlarına el koymak, her hafta iki miting yapan, meydanları dolduran, toplamda 265 kez meydanlarda rekorlar kıran, enerjisi yüksek, genci ve kadını çok, her yaştan üyesiyle iktidara koşan CHP'yi durdurmaktır.

Esas mesele iktidara yürüyen partinin cumhurbaşkanı adayını hapse atarak partiye el koyarak kendisi için en avantajlı şekilde sesçimi kaybedecek bir hale sokmaya çalışmasından ibarettir. Mesele Tayyip Erdoğan'ın iktidarı vermemek için CHP'ye darbe yapmasıdır. Erdoğan şöyle bir formül bulmuştur; CHP'nin başında mutlak butlan, Türkiye'nin başında mutlak sultan. Buna izin vermeyeceğiz. Bu ittifaka geçit vermeyeceğiz."

ÖZEL'DEN KILIÇDAROĞLU'NA BAŞKANLIK SEÇİMİ ÇAĞRISI

"40 gün içinde kongre yapalım, gelin yarışalım diyorum. İşi uzatmaya, seçimlere kadar bu işi sulandırmaya niyet edenler var. Buradan Kemal Bey'e sesleniyorum; bu işin bir çıkışı var. Bayramdan sonraki bir-iki hafta içindeki pazar günü, Kemal Bey'e 2 milyon üyemize genel başkan seçtirmeyi teklif ediyorum. Madem delegeyi beğenmediniz, esas sahibine soralım: İki milyon CHP'li genel başkanı seçsin." Kemal Bey'e sesleniyorum; Gelsin bayramdan sonraki bir hafta, iki haftaki sonra için 2 milyon üyemize genel başkan seçtirmeye davet ediyorum. 2 milyon CHP'li, genel başkanı seçsin. 2 milyon CHP'linin önüne sandığı koyarsanız ben adayım. Seçilmiş son genel başkan olarak yarışacağım. Eğer seçimi benden başka birisi kazanırsa elini kaldırmayı bırak, elini öpeceğim. Ömrüm boyunca yanında gezeceğim.

CHP kurulduğunda bir binası yoktu. İzmir'i işgal edenler, İzmir'e geldiler ve binaları işgal ettiler. Onlar binalara sahiptiler ama gerçek CHP'liler inanca ve kararlılığa sahiptiler. Bu parti dilekçeyle değil, Atatürk'ün deyimiyle Sivas Kongresi'nde, fiilen Kurtuluş Savaşı'nda, savaş meydanlarında, karargâh çadırlarında kuruldu.

Mesele Tayyip Erdoğan'ın iktidarı vermemek için rakibine darbe, partisine darbe yapmasıdır.Tayyip Erdoğan şöyle bir formül bulmuştur; CHP'nin başına mutlak butlan, Türkiye'nin mutlak sultan. Buna izin vermeyeceğiz. Mutlak butlan ile mutlak sultan ittifakına geçit vermeyeceğiz.

Biz diyoruz ki; derhal, hızla, en kısa sürede kongre yapalım. Ben bunu söylüyorum. İster o kongredeki delegeyle, hangi delegeyle istiyorsanız onunla yarışalım diyorum. Ama kongre yapmamaya, işi uzatmaya çalışanlar var."

"SEN BİZİ YETİM Mİ SANDIN?"

"Bırak saraylara mermer olmayı, toprak ol bağrında güller yetişsin! Benim güllerim işte böyle caddelerde bayrak bayrak açarlar.

Zaman makinesi olsa nereye giderdiniz? Sokağın cevapları şaşırttı!
Zaman makinesi olsa nereye giderdiniz? Sokağın cevapları şaşırttı!
İçeriği Görüntüle

Sen bizi yetim mi sandın! Her biriniz bir iktidarı, bir zaferi müjdelersiniz. Çünkü siz teslim olmayan, teslim etmeyen Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün askerlerisiniz."

Kaynak: HABER MERKEZİ