Konuyu Türkinform’a değerlendiren uzmanlar, özellikle son yıllarda artan stres ve kaygı bozuklukları nedeniyle panik atak vakalarının yükseldiğine işaret ediyor. Buna karşılık gerçek kalp krizlerinin de göz ardı edilmemesi gerektiği vurgulanıyor. Uzmanlara göre en büyük risk, kişinin yaşadığı belirtileri yanlış yorumlaması.

Sağlık teknolojilerinde yeni dönem mesajı: Bakan Memişoğlu tarih verdi
Sağlık teknolojilerinde yeni dönem mesajı: Bakan Memişoğlu tarih verdi
İçeriği Görüntüle

Uzmanlar, panik atak sırasında vücudun gerçek bir fiziksel tehdit varmış gibi tepki verdiğini, beynin ise “savaş ya da kaç” moduna geçmesi nedeniyle vücuttaki adrenalinin hızla yükseldiğine dikkat çekiyor.

Bu durumda, kalp çarpıntısı, göğüste sıkışma hissi, nefes alamama hissi, titreme, terleme, baş dönmesi ve ölüm korkusu gibi belirtilerin ortaya çıkabileceği ifade ediliyor.

DAMAR SORUNLARI KRİZE GÖTÜRÜYOR

Kardiyologlar, kalp krizinde temel sorunun kalbi besleyen damarlardan birinin tıkanması olduğuna işaret ederek, bu nedenle kalbe yeterince oksijen ulaşmadığı için krize varan sorunların ortaya çıktığına dikkat çekiyor.

Eğer, şiddetli göğüs ağrısı, sol kola yayılan ağrı, çene ve sırta vuran baskı hissi, nefes darlığı, soğuk terleme, mide bulantısı ve halsizlik gibi şikayetler varsa kalp krizi olabileceğini belirten uzmanlar, her kalp krizinin klasik belirtilerle ortaya çıkmayabileceğini de belirtiyor.

GÖĞÜS AĞRISI ÖNEMLİ

Uzmanlara göre panik atak ile kalp krizini ayırmayı zorlaştıran en önemli belirti göğüs ağrısı. Panik atakta ağrı genellikle ani başlıyor ve yoğun korku hissiyle birlikte görülüyor. Bazı kişilerde birkaç dakika içinde azalabiliyor. Kalp krizinde ise ağrının daha baskılayıcı, ezici ve uzun süreli olabildiği belirtiliyor.

Ancak uzmanlar, sadece belirtilere bakarak kesin ayrım yapılamayacağını özellikle vurguluyor.

Kardiyologlara göre yaş, tansiyon, diyabet, sigara kullanımı, kolesterol yüksekliği ve aile öyküsü gibi faktörler kalp krizi riskini artırabiliyor. Buna karşılık yoğun stres, travma, anksiyete bozukluğu ve uzun süreli psikolojik baskı da panik atağı tetikleyebiliyor. Uzmanlara göre bazı kişiler ilk panik atağını kalp krizi sanarak acile başvuruyor.

PANİK ATAK TAMAMEN PSİKOLOJİK Mİ?

Panik atak durumunun tamamen “kafada olan” bir durum olmadığının altını çizen uzmanlar, beyindeki alarm sistemi aktive olduğu için vücutta gerçek fiziksel belirtilerin ortaya çıktığını kaydediyor. Dolayısıyla kalp atışı hızlanabiliyor, kaslar gerilebiliyor ve nefes düzeni değişebiliyor. Bu nedenle kişi yaşadığı durumu son derece gerçek hissediyor.

NE YAPILMALI?

Uzmanlar, göğüs ağrısı yaşayan kişilerin kendi kendine teşhis koymaması gerektiği uyarısında bulunuyor. Özellikle ilk kez yaşanan göğüs ağrısı, uzun süren baskı hissi, sol kola veya çeneye yayılan ağrı, şiddetli nefes darlığı, bayılma hissi ve soğuk terleme gibi şikayetlerin bulunması durumunda acil servise başvurulması gerektiği belirtiliyor.

Uzmanlara göre kronik stres ve yoğun kaygı yalnızca psikolojiyi değil, kalp sağlığını da etkileyebiliyor. Uzun süre yüksek seyreden stres hormonlarının tansiyon, kalp ritmi ve damar yapısı üzerinde baskı oluşturabileceği belirtiliyor.

Bu nedenle psikolojik sağlığın korunmasının kalp sağlığı açısından da önemli olduğu ifade ediliyor.

Uzmanlar, panik atak ile kalp krizinin bazen birbirine benzese de birinin psikolojik alarm, diğerinin ise hayati bir damar problemi olabileceğine işaret ederek, belirtileri ciddiye alarak, uzmana başvurulması önerisinde bulunuyor.

Muhabir: Ömür Melih ÜZELCE