Her yıl 18 Nisan’da kutlanan Dünya Miras Günü, insanlık tarihine ışık tutan kültürel ve doğal değerlerin korunmasının önemini yeniden gündeme taşıyor. UNESCO öncülüğünde farkındalık oluşturan bu özel gün kapsamında, dünyanın dört bir yanında tarihi eserler, antik kentler, anıtlar ve kültürel miras alanları için koruma çağrıları yapılıyor.

YENİ KARARLAR DEVREYE ALINDI

Kültür ve Turizm Bakanlığı, tarihi dokuyu modern yapılaşma baskısından korumak amacıyla stratejik adımlar atmaya devam ediyor. Mart 2026’da Resmi Gazete’de yayımlanan yeni ilke kararı ile sit alanı dışında kalsa dahi tescilli kültür varlıklarının komşu parsellerindeki yapılaşmaya sıkı denetim getirildi. Bu kararla birlikte, tarihi yapıların silüetini bozacak veya görünümlerini olumsuz etkileyecek projelere Koruma Bölge Kurullarının onayı olmadan izin verilmeyecek.

TARİHİ YAPILARI KORUMA POLİTİKALARI NASIL İŞLİYOR?

Türkiye’de tarihi yapıların korunması başta Kültür ve Turizm Bakanlığı olmak üzere ilgili kamu kurumları, belediyeler, üniversiteler ve uzman kurullar aracılığıyla yürütülüyor. Tarihi değeri bulunan yapılar “korunması gerekli kültür varlığı” olarak tescil edilerek yasal güvence altına alınıyor. Böylece izinsiz yıkım, müdahale veya kullanım değişiklikleri sınırlandırılıyor.

Öte yandan deprem riski, zamanla oluşan yıpranma ve iklim etkilerine karşı tarihi eserlerde restorasyon ve statik güçlendirme çalışmaları yürütülüyor.

TEKNOLOJİ İLE TARİHE DİJİTAL KORUMA

Son yıllarda tarihi eserlerin üç boyutlu tarama, dijital arşivleme ve lazer ölçüm sistemleriyle kayıt altına alınması da yeni koruma politikaları arasında yer alıyor. Olası afet veya tahribat durumlarında bu veriler restorasyon için büyük önem taşıyor.

Ankara'dan İsrail'e suçlama: "Filistin'de soykırım işleyenlerin 1915 kararı hükümsüzdür"
Ankara'dan İsrail'e suçlama: "Filistin'de soykırım işleyenlerin 1915 kararı hükümsüzdür"
İçeriği Görüntüle

UNESCO YOLUNDA YENİ HEDEFLER

Türkiye, hali hazırda UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan 21 varlığına yenilerini eklemek için diplomasi trafiğini sürdürüyor. Geçici listede yer alan antik kentler ve doğal sit alanları için hazırlanan yönetim planları, "koruma-kullanma dengesi" ilkesiyle modernize ediliyor.

Kaynak: Haber Merkezi