Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), mart ayına ilişkin enflasyon verilerini açıkladı. Buna göre aylık enflasyon yüzde 1,94, yıllık enflasyon ise yüzde 30,87 olarak gerçekleşti.
Şubat ayında aylık enflasyon yüzde 2,96, yıllık enflasyon ise yüzde 31,53 olarak ölçülmüştü.

GIDA ENFLASYONU YÜKSEK SEYRİNİ KORUYOR
Verilere göre en yüksek ağırlığa sahip harcama gruplarında dikkat çeken artışlar yaşandı.
Yıllık bazda:
- gıda ve alkolsüz içecekler: %32,36
- ulaştırma: %34,35
- konut ve enerji: %42,06
Aylık bazda ise ulaştırmadaki artış öne çıktı.

“ASLIL SORUN RAKAM DEĞİL, SEPET”
Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan İstanbul Arel Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Cüneyt Dirican, TÜİK verilerinin metodolojik olarak uluslararası standartlara uygun olduğunu belirterek TÜRKİNFORM'a açıklamalarda bulundu.
Dirican, tartışmanın veri değil algı kaynaklı olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi:
“TÜİK’in uyguladığı metodoloji uluslararası standartlara uygun. Ancak bilimsel olarak kabul edilmemiş yöntemlerin dikkate alınması kafa karışıklığı yaratıyor.”

“VATANDAŞ SEPETE DEĞİL MUTFAĞA BAKIYOR”
Dirican’a göre açıklanan enflasyon ile vatandaşın hissettiği enflasyon arasındaki farkın temel nedeni harcama alışkanlıkları:
“TÜİK bir sepet üzerinden hesaplama yapıyor. Ancak vatandaş günlük hayatında gıda, kira ve temel ihtiyaçlara bakıyor. Bu nedenle algılanan enflasyon daha yüksek oluyor.”
HAYALLER CHİCAGO, HAYATLAR ÇORUM
Dirican, enflasyon verilerine ilişkin şunları kaydetti:
"Bilimsel ve rasyonel denilen Ortodoks para politikasının ana akımdaki iddiası bunun bir talep enflasyonu olduğu dolayısıyla yüksek reel faizle çözülebileceği yönündeydi. Sorunu doğru tespit edemez, şeker hastasına tansiyon ilacı verirseniz 3 senenin sonunda linkleri bağlamak bir kenara hayaller Chicago ama gerçekler Çorum olarak karşınıza çıkar."

“GIDA ENFLASYONU NEDEN DÜŞMÜYOR?”
Uzmanlara göre asıl kritik soru gıda fiyatları.
Dirican, Türkiye gibi bir tarım ülkesinde gıda enflasyonunun yüksek kalmasının yapısal bir sorun olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:
“Asıl tartışılması gereken, gıda enflasyonunun neden düşmediğidir. Türkiye’de sorun talep değil; arz, enerji ve maliyet kaynaklı enflasyondur.”

“FAİZLE BU ENFLASYON ÇÖZÜLEMEZ”
Dirican, mevcut ekonomik politikaları da eleştirerek şu değerlendirmede bulundu:
“Arz ve enerji şoklarından kaynaklanan enflasyonu yalnızca faizle düşürmek mümkün değil. Sorunu yanlış teşhis ederseniz çözüm de yanlış olur.”

ÇÖZÜM NE?
Dirican’a göre çözüm, para politikasından çok üretim ve maliyet tarafında:
- tarımda destek ve teşviklerin artırılması
- enerji maliyetlerinin sübvanse edilmesi
- aracı maliyetlerinin düşürülmesi
- fahiş fiyat ve stokçulukla mücadele
“SORUMLULUK SADECE VATANDAŞTA DEĞİL”
Dirican, enflasyonun yalnızca tüketici davranışlarıyla açıklanamayacağını vurgulayarak sözlerini şöyle tamamladı:
“Sorunu sadece vatandaşın beklentilerine bağlamak doğru değil. Yapısal sorunlar çözülmeden enflasyonu kalıcı şekilde düşürmek mümkün değil.”





