NUR BATU | ÖZEL HABER

Saadet Partisi Antalya Milletvekili Şerafettin Kılıç, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde düzenlediği basın toplantısında gündemdeki ekonomik sorunlardan orman yangınlarına, çiftçinin yaşadığı mağduriyetlerden çevre yasalarına kadar pek çok konuda önemli değerlendirmelerde bulundu.

“Orman Varlığı Azalıyor, Hükümet Rehavete Sürüklüyor”

Şerafettin Kılıç konuşmasına son günlerde Sakarya, Balıkesir, Muğla, Manisa, Hatay, İzmir ve Antalya başta olmak üzere pek çok ilde çıkan orman yangınlarına dikkat çekerek başladı.
Kılıç, ormanların yalnızca doğal güzellik değil, vatandaşların geçim kaynağı ve ülkenin akciğerleri olduğunun altını çizerek, “Bir ağacın büyüyüp etrafıyla ekosistem oluşturması yıllar alıyor. Orman yangınları sonrası yapılan ağaçlandırmalar önemli ancak o alanların çok azı uzun yıllar sonra ormana dönüşebiliyor,” dedi.

150 milyon dolarlık denizlerin sarayı Bodrum'a demir attı
150 milyon dolarlık denizlerin sarayı Bodrum'a demir attı
İçeriği Görüntüle

Hükümetin, ağaçlandırma rakamlarını orman varlığıymış gibi sunarak halkı rehavete sürüklediğini vurgulayan Kılıç, “Türkiye’nin orman varlığı her yıl azalıyor. Gerçekleri gizlemek yerine mevcut ormanlarımızı koruyacak ilave tedbirler alınmalı” diye konuştu.

“Zirai Don ve Kuraklık Çiftçiyi Vurdu, Destek Paketi Açıklanmalı”

Kılıç, TBMM Zirai Don Araştırma Komisyonu üyesi olarak Türkiye’yi dolaştıklarını, çiftçinin hem yüksek maliyetler altında ezildiğini hem de don ve kuraklık nedeniyle büyük kayıplar yaşadığını ifade etti.
“Çiftçimiz üretimden kopuyor, köyünü terk etmek zorunda kalıyor. Eğer acil önlemler alınmazsa tarım durma noktasına gelecek” diyen Kılıç, zirai dondan etkilenen bölgelere yönelik ivedi destek paketi açıklanmasını ve üreticiye derhal ödeme yapılmasını istedi.

“İklim Kanunu Küresel Sermayeye Uyum Belgesi”

Gündeme gelen “İklim Kanunu” teklifini de sert sözlerle eleştiren Kılıç, kanunu “Avrupa Yeşil Mutabakatı’nın içeriden tercümesi” olarak nitelendirdi.
“Bu yasa doğayı korumuyor, pazarlıyor. Yatırım bahanesiyle ormanların, zeytinliklerin talanına zemin hazırlıyor” diyen Kılıç, geçtiğimiz günlerde komisyondan geçen ve zeytinlik alanlarının madenlere açılmasını kolaylaştıran teklifin de aynı mantığın ürünü olduğunu belirtti.

“Asgari Ücretlinin 3.800 TL’si Buharlaştı”

Konuşmasında ekonomiye geniş yer ayıran Saadet Partili Kılıç, TÜİK’in dahi saklayamadığı verilere göre 2025 yılının ilk altı ayında enflasyonun %17’yi aştığını, bunun 22.104 TL’lik asgari ücretlinin yaklaşık 3.800 TL kaybı anlamına geldiğini söyledi.
“Emekliye 14 bin lira maaş verdiniz, ama pazar bu zammı birkaç haftada yok etti” diyen Kılıç, hükümete şu soruları yöneltti:

“Bugün bir emekli 14 bin lirayla kirasını mı ödesin, elektrik-su-doğalgaz faturasını mı? Torununa mı harçlık versin, ilaca mı koşsun, yoksa kuru ekmekle mi avunsun?”

Asgari ücret ve emekli maaşlarına temmuz ayında mutlaka ek zam yapılması gerektiğini belirten Kılıç, “Ama göstermelik değil; gerçek enflasyon oranları, açlık sınırı ve insanca yaşam ölçütleri esas alınmalı. Emekliler sadaka değil, insanca yaşam istiyor. Asgari ücretliler kuru vaat değil, adil bölüşüm talep ediyor,” ifadelerini kullandı.

“Gündem Saptırmalarla Millet Oyalanıyor”

Şerafettin Kılıç, son günlerde toplumun dikkatinin asıl sorunlardan uzaklaştırılmak istendiğini, milletin geçim derdinin yerine “magazinleştirilmiş polemiklerin” konuşulduğunu söyledi.
“Ekonomide yangın var ama tartışılan ana muhalefetin iç işleri… Asgari ücretli açlık sınırının altında yaşıyor ama gündem giyim kuşam… Gazze’de soykırım var ama konuşulan marjinal yürüyüşler…” diyen Kılıç, şunları ekledi:

“Bu milletin gündemi geçimdir, adalettir, eğitimdir, sağlıktır, Gazze’dir. Ama ne yazık ki iktidar sorun çözmek yerine algı yönetmeyi, gündem değiştirmeyi tercih ediyor.”

“Bu Millet Gerçek Sorunları Konuşanlarla Yol Yürür”

Kılıç son olarak “Bu millet her şeyin farkında. Günü geldiğinde suni gündem üretenlerle değil, gerçek sorunlarla yüzleşenlerle yol yürür” diyerek sözlerini şöyle tamamladı:

“Saadet Partisi olarak çözümümüz açık: hakkaniyetli bölüşüm, ahlaklı ekonomi, insanca yaşam yani adil bir düzen. Milletin gündemi bu ve biz bu gündemi konuşmaya, çözüm üretmeye devam edeceğiz.”