Saadet Partisi Antalya Milletvekili Şerafettin Kılıç, TBMM Genel Kurulu’nda görüşmelerine başlanan ve kamuoyunda “Kripto Vergi Kanunu” olarak bilinen torba yasa teklifi üzerine kapsamlı bir konuşma yaptı. Teklifi “dağınık ve sorunlu bir metin” olarak nitelendiren Kılıç; vergi adaleti, kripto varlıklardaki belirsizlikler ve yürütmeye devredilen geniş yetkiler üzerinden iktidarı sert sözlerle eleştirdi.

“ADALET DUYGUSU ZEDELENİYOR”

Torba yasa yönteminin yasama kalitesini düşürdüğünü söyleyen Kılıç, “Önümüzde duran metin, gerçek anlamda bir reform metni değildir. Vergi düzenlemelerinden bedelli askerliğe, kripto varlıklardan doğal gaz sübvansiyonuna kadar birbirinden çok farklı alanları aynı torbaya dolduran bu yaklaşım, Meclis’in sağlıklı müzakere yapma imkânını zayıflatmaktadır. İktidar bu teklifi 'vergi adaletini güçlendiriyoruz' diyerek savunuyor; ancak uygulamada asgari ücretli ve emekli yeni yükler altında ezilirken, ayrıcalıklı düzenlemelerle adalet duygusu bir kez daha zedeleniyor” dedi.

“VERGİNİN KANUNİLİĞİNE AYKIRI”

Teklifin kripto varlıklara ilişkin maddelerindeki hukuki boşluklara dikkat çeken Kılıç, verginin kanuniliği ilkesine vurgu yaparak, “Kripto varlıklarla ilgili düzenlemede, vergi oranlarının belirlenmesi ve artırılması konusunda doğrudan Cumhurbaşkanı’na veya idareye geniş takdir yetkileri verilmektedir. Bu durum, anayasal bir ilke olan 'verginin kanuniliği' prensibine aykırıdır. Hangi işlemin vergiye tabi olduğu, hangi kazancın nasıl vergilendirileceği net olarak kanunda tanımlanmalıdır. Belirsizlik üzerine inşa edilen bir düzenleme, ne yatırımcıyı korur ne de hukuki güvenliği sağlar” diye konuştu.

Türkiye’nin yardım eli Venezuela’da
Türkiye’nin yardım eli Venezuela’da
İçeriği Görüntüle

“VATANDAŞI MAĞDUR EDER”

Doğal gaz sübvansiyonlarına ilişkin getirilen yeni kriterlerin yürütmenin insafına bırakıldığını savunan Kılıç, “Teklifle, doğal gazda kademeli fiyatlandırma ve sübvansiyon kriterlerini belirleme yetkisi Bakanlığa ve Cumhurbaşkanı’na devrediliyor. Vatandaş kış ortasında ne kadar fatura ödeyeceğini, hangi kriterle destek alacağını önceden bilmelidir. Kriterlerin netleşmediği, yetkinin tek elde toplandığı bir sistemde sosyal adalet sağlanamaz. Sosyal devlet adına yetkiyi tek elde toplayarak şeffaflıktan uzaklaşamazsınız” ifadesini kullandı.

“SAĞLIK VE EĞİTİM TİCARİ BİR ALAN DEĞİL”

Kılıç, bazı vakıf ve derneklere ait sağlık ve eğitim kurumlarının vergi muafiyetlerinin kaldırılmasına ilişkin düzenlemeye de değinerek, “Sağlık ve eğitim alanı sıradan bir ticari alan değildir. Bu kurumların aynı zamanda eğitim ve araştırma işlevi gördüğü göz ardı edilmemelidir. Vergi adaleti gerekçesiyle atılan adımların hizmet maliyetine ve vatandaşın bu hizmetlere erişimine etkisi iyi hesaplanmalıdır. Parçalı, dağınık ve etki analizi zayıf düzenlemelerle reform yapılamaz” dedi.

Kaynak: HABER MERKEZİ