Veli-Der Genel Başkanı Ömer Yılmaz, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki yaşanan trajediye ilişkin Türkinform’a özel açıklamalarda bulundu. Yılmaz, olayın derin bir arka planı olduğuna dikkat çekerek, “Hakikaten çok üzücü bir şey, üzgünüz. Ama bu mesele yalnızca çocukların ve ailelerin bireysel bir sorunu değil. Çocukların içinden geçtiği eğitim süreçleriyle de alakalı bir durum aslında” dedi.
“EĞİTİM SİSTEMİ GELECEK KAYGISI ÜRETİYOR”
Yılmaz, özellikle eğitim modeline yönelik eleştirilerini sert sözlerle dile getirdi. Yılmaz, şu görüşleri dile getirdi:
“Toplumda giderek yaygınlaşan şiddet, okullara da yansıyor; son dönemde sıkça gündeme gelen akran zorbalığı bunun en somut örneklerinden biri. Çocukların gelecek inşa etmekte zorlandığı ve yoğun kaygı yaşadığı mevcut eğitim modeli, büyük ölçüde sınav odaklı bir yapıya dayanıyor. Bu sistem içinde çocuklar ne kaygılarını sağlıklı biçimde yönetebiliyor ne de kendileri için bir gelecek perspektifi oluşturabiliyor. Dolayısıyla eğitim sürecinin bu yapısı, yaşanan sorunların ortaya çıkmasında önemli bir rol oynuyor.”
“MİLLİ EĞİTİM POLİTİKALARI ELEŞTİRİLDİ”
Millî Eğitim Bakanlığı politikalarına da değinen Yılmaz, uyarıların dikkate alınmadığını söyledi. Yılmaz, “İktidar bu yönde uyarmamıza rağmen bildiklerini yapıyor şu an Millî Eğitim Bakanlığı. Milli Eğitim'in politikalarında gerek müfredatla gerekse yaptığı protokollerle yaptığı gericileşme adımlar var. Aslında bu adımların da bir sonucu” ifadesini kaydetti.
“OKULLARDA GÜVENLİK ZAFİYETİ VAR”
Yılmaz, okullardaki fiziki güvenlik eksikliklerine dikkat çekerek, “Diğer taraftan okulların güvenlik elemanları olmaması, kapılarında temizlik elemanları olmaması… Eğitimin sürdürülebilir politikalarla yürütülmemesi, günübirlik önlemler alınması. Dolayısıyla eğitimciler açısından da sorun yaratıyor bir yandan da” değerlendirmesinde bulundu.
“ASIL SORUN: ÇOCUKLARA NASIL BİR GELECEK SUNULUYOR?”
Yılmaz, meselenin temelinde devlet politikalarının olduğunu savundu. Yılmaz, “Bütün bunları alt alta topladığımızda aslında meselenin çok bireysel olmadığı… Ama burada meselenin özü iktidarın, devletin, Millî Eğitim Bakanlığı'nın çocuklara nasıl bir eğitimden geçirdiği, nasıl bir gelecek taahhüt ettiği veya çocuklara nasıl bir gelecek inşa ettiğiyle ilgili bir mesele” görüşünü dile getirdi.
“BU KADAR KOLAY OLMAMALI!”
Kahramanmaraş’taki saldırının boyutuna dikkat çeken Yılmaz, yaşananların kabul edilemez olduğunu vurguladı. Yılmaz, “Böyle bir güven ortamının olmaması aslında o çocuğun 5 adet silaha ulaşmasına, o özgüvenle okula gelip arkadaşlarına, akranlarına ve öğretmene ateş açmasıyla büyük bir facia neden oldu. Bu kadar basit ve kolayca bu işler olmamalı. Bir insan bunu tasarlayamamalı, öyle bir şey planlayamamalı. Böyle 5 tane silah eline geçirememeli” diye konuştu.
“ŞİDDET TOPLUMUN HER ALANINDA NORMALLEŞİYOR”
Yılmaz, şiddetin yalnızca okullarla sınırlı olmadığını belirterek sözlerini şöyle sürdürdü:
“Yoksa birçok insanın evinde silahlanmaya karşı da buna karşı da mücadele veriliyor şimdi tabii. Ama bütün bunları birleştirdiğimizde, alt alta koyduğumuzda dediğim gibi bir sistemsel sorun var. Şiddetin artması, kamuoyunda olsun, gerek sosyal medyada olsun… Hayatın her alanında şiddet öykülüyor ve insanlara bu şiddet üzerinden bir hayat telkin ediliyor.”
“ÇOK ACI BİR TABLO, SONUÇLARINI YAŞIYORUZ”
Açıklamasının sonunda yaşananların ağır sonuçlarına dikkat çeken Yılmaz, “Dolayısıyla bütün bunları alt alta topladığımızda böyle bir sorun oluyor. Bu sorunun da sonuçlarını yaşıyoruz. Okulda bu sonucunu yaşadık ama çok acı bir tablo ortaya çıktı. Gerçekten çok üzgünüz” ifadesini kullandı.





