Son yıllarda dijital platformlar üzerinden hızla yayılan sanal bahis, ülke gündeminin en çok konuşulan ve tartışılan konu başlıkları arasında yer alıyor. Ciddi toplumsal ve ekonomik sorunları beraberinde getiren sanal bahisle ilgili Hukuki Araştırmalar Derneği (HUDER), bir projeye imza atıyor. İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü’nün desteklediği “Aileni Koru- Sanal Bahisle Mücadele Ve Aileyi Bilinçlendirme” projesiyle şehirler tek tek gezilecek ve farkındalık çalışmalarına imza atılacak.
Hukuki Araştırmalar Derneği (HUDER) Başkanı Avukat Hasan Oymak, projeye ilişkin bir araya geldiği basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.
Sadece bir proje tanıtımı için değil, bir farkındalık seferberliğinin ilk adımı için bir arada olduklarını belirten Oymak, adı “sanal bahisle mücadele ve aileyi bilinçlendirme projesi” olan bu çalışmanın kendileri için bir görevden, bir etkinlikten çok daha fazlası olduğunu, bir toplumsal sorumluluk bir insanlık meselesi olduğunu kaydetti.
"SESSİZCE İLERLEYEN BİR TOPLUMSAL EROZYON"
HUDER Başkanı Oymak, son yıllarda dünyanın sunduğu kolaylıkların ardında ne yazık ki görünmeyen bir karanlığın büyüdüğünü, ekranların arkasında, reklamlarda, uygulamalarda, sosyal medya içeriklerinde, gençleri hedef alan, aileleri sarsan sanal kumar ve bahis tuzağının olduğunu aktararak, artık meselenin sadece bir bağımlılık değil, sessizce ilerleyen bir toplumsal erozyonu olduğunu söyledi.
Bu erozyona kapılan çocukların umutlarını kaybettiğini, hayatlarının baharında adliye ile tanıştığını, ailelerin dağılma noktasına geldiğini, hayatlarının karardığını, çoğu insanın farkına bile varmadan o uçurumun kenarına kadar geldiğini ifade eden Hukuki Araştırmalar Derneği (HUDER) Başkanı Avukat Hasan Oymak, resmi verilere göre 10 milyar $’dan fazla bir bütçenin döndüğü sanal kumar ve yasa dışı bahis piyasasından nemalanmak isteyen suç örgütlerinin, bütün güçleriyle daha fazla kişiyi bu bataklığa çekmek için uğraş verdiğini kaydetti.
"BU BİR ALARM DURUMUDUR"
Suç örgütlerinin hem dijital platformları hem de sanal kumar torbacılarını kullanarak yaptıkları bu çalışmaların ne yazık ki Türkiye’de 3 milyondan dünyada 300 milyondan fazla kişinin kumar bataklığına kapılmasına sebep olduğunu kaydeden Oymak, “Tabloya baktığımızda sanal kumar oynama yaşının dokuz yaşa kadar düştüğü ve kumar bağımlılığındaki en hızlı artış oranının 15- 24 yaş aralığındaki gençleri kapsadığını üzülerek görüyoruz. Yine aynı tablo bize, 18 yaşından önce sanal kumara başlama oranının yüzde 35'lere yaklaştığını gösteriyor. Türkiye kumar bağımlılığı konusunda dünyada 38. sıradadır ve ne yazık ki kullanıcı sayısı giderek artmaktadır. Bu bir alarm durumudur! Dijital dünyanın kontrolünün zorluğu nedeniyle maalesef çocuklarımızın cebine kadar giren sanal bahis ve kumar, sadece bireysel değil toplumsal bir güvenlik meselesi haline gelmiştir” dedi.
"TERÖR KADAR TEHLİKELİ"
Terör kadar kadar tehlikeli, bir afet kadar yakıcı bir tehditle karşı karşıya olunduğunun altını çizen Hukuki Araştırmalar Derneği (HUDER) Başkanı Avukat Hasan Oymak, bu afetin binaları değil, yuvaları yıktığını söyledi. Gençlerin, ailelerin, geleceğin tehlike altında olduğunu aktaran Hasan Oymak, Devletimiz, cumhurbaşkanı yardımcımız Sayın Cevdet Yılmaz’ın başkanlığındaki cumhurbaşkanlığı bağımlılıkla mücadele yüksek kurulunun eylem planı çerçevesinde tüm birimleriyle yoğun bir mücadele içerisindedir. Masak başkanlığımız, siber suçlarla mücadele birimlerimiz, Siberay’ımız, Yeşilay’ımız, tüm bakanlıklarımız, radyo televizyon üst kurulumuz, ve diğer kurumlarımız büyük gayret göstermektedir. Bilgi teknolojileri ve iletişim kurumu sadece geçtiğimiz yıl 233.000 siteye erişim mengeli getirmiştir. Ancak karşımızda 91 ülkedeki örgütlenmeleri ile 10 milyar $’dan fazla kara paradan nemalanmak isteyen suç örgütleri vardır” ifadelerini kullandı.
Sanal bahisle mücadelede yalnızca cezai yaptırımlarla değil bilinçlendirme ve önleyici çalışmalar ve aile desteğiyle mümkün olduğunu aktaran Hukuki Araştırmalar Derneği (HUDER) Başkanı Avukat Hasan Oymak, aileni koru projesi ile amaçlarının korkutmadan bağımlılığın varabileceği noktaları göstererek uyarmak, ailelerin bu konuya ilişkin mücadele gücünü artırmaya katkı sağlayarak toplumsal bir farkındalık oluşturmak olduğunu vurguladı.
"KUMARSIZ TÜRKİYE, MÜMKÜNDÜR"
Oymak, sözlerini şöyle noktaladı:
“Proje kapsamında Türkiye’nin yedi bölgesinde yapacağımız programlar bu nedenle son derece önemlidir. Proje sonunda elbette ilgili kurumlara gözlemlerimizden süzülen çözüm önerilerimizi sunacağız. Pişmanlık tuşunu anlatacağız mesela Vesayet konusunda alınacak tedbirlere ilişkine önerilerimiz olacak. Hem ceza. Hem rehabilitasyon konusunda önerilerimiz olacak. Aile on yılı kapsamında yürütülen bu bağımsızlık mücadelesi, “kumarsız Türkiye” hedefine yönelik bir irade beyanı ve seferberlik davetidir. Nasıl ki teröre karşı net bir duruş ortaya konduysa, ailelerimizin içine sızan bu tehdide karşı da aynı duruşa sahip olmalıyız. HUDER olarak, Türkiye’nin sivil anayasa yolculuğuna ve terörsüz Türkiye çalışmalarına katkı sunduğumuz gibi bu mücadelede de devletimizin yanındayız. En büyük gücümüz tüm kurumlarımızın yürekten verdiği destektir. Her birine müteşekkiriz. Kumarsız Türkiye mümkündür ve devletimiz milletimizle el ele vererek bunu başaracaktır. Zira kaybedecek bir gencimiz ve susturulacak bir aile umudumuz daha yoktur”




