Pakistan’da yürütülen barış görüşmelerinin sonuçsuz kalmasıyla çatışmaların süresi uzarken, ekonomik bedel de katlanarak büyüyor. Verilere göre savaşan tarafların günlük doğrudan maliyeti 1,5 ila 3 milyar dolar arasında değişiyor. Bu rakama askeri operasyonlar, hava savunma sistemleri, altyapı kayıpları ve enerji zararları dahil ediliyor.
Özellikle ABD’nin günlük 1 milyar doların üzerinde harcama yaptığı belirtilirken, çatışmaların ilk haftalarında yüzlerce uzun menzilli füzenin kullanıldığı ifade ediliyor. Bu tablo, savaşın sadece cephede değil bütçelerde de büyük bir yük oluşturduğunu ortaya koyuyor.
HÜRMÜZ BOĞAZI KÜRESEL EKONOMİYİ KİLİTLEDİ
Hürmüz Boğazı’nda yaşanan tıkanıklık, küresel ticaretin en kritik damarlarından birini sekteye uğrattı. Yoğun tanker trafiğinin aksamasıyla birlikte dünya ekonomisine günlük 3 ila 6 milyar dolarlık ek yük bindi.
Uzmanlar, boğazın kapalı kalmaya devam etmesi halinde bu maliyetin 10 milyar dolara kadar çıkabileceğini belirtiyor. Artan petrol fiyatları, LNG krizi, navlun ve sigorta giderleri ile hava kargo maliyetleri bu yükün ana kalemlerini oluşturuyor.
KÜRESEL BÜYÜME RİSK ALTINDA
Dünya Bankası Başkanı Ajay Banga, savaşın uzaması halinde küresel büyümede ciddi kayıplar yaşanabileceği uyarısında bulundu. Buna göre büyümede 1 puanlık düşüş, yıllık yaklaşık 1,1 trilyon dolarlık üretim kaybı anlamına geliyor.
Daha sınırlı bir daralma senaryosunda bile günlük yüz milyonlarca dolarlık kaybın kaçınılmaz olduğu belirtiliyor.
PETROL VE GAZDA TARİHİ ŞOK
Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Fatih Birol, yaşanan krizi “tarihin en büyük arz şoklarından biri” olarak nitelendirdi.
Savaş öncesinde günlük yaklaşık 20 milyon varil petrolün geçtiği Hürmüz hattında akış neredeyse durma noktasına gelirken, üretimde günlük 10 milyon varillik düşüş yaşandı. Brent petrol fiyatı kısa sürede 20 dolar yükselirken, bu artış küresel ekonomiye günlük yaklaşık 2 milyar dolarlık ek yük getirdi.
Doğalgaz ve LNG piyasasında ise fiyat artışları daha sert hissediliyor. Bazı sevkiyatlarda fiyatlar 150 dolar seviyesine yaklaşırken, LNG fiyatlarının yüzde 80’den fazla arttığı belirtiliyor.
LOJİSTİK VE GIDA ZİNCİRİ SARSILIYOR
Savaşın etkisi yalnızca enerjiyle sınırlı kalmadı. Taşımacılık maliyetleri rekor seviyelere ulaştı. Körfez bölgesinde risk primleri yüzde 1000’e kadar artarken, tanker ve hava kargo fiyatlarında ciddi yükseliş yaşandı.
Bu durum; uçak biletlerinden e-ticaret teslimatlarına, ilaç taşımacılığından sanayi üretimine kadar geniş bir alanı etkiliyor.
Tarım tarafında ise gübre ve yakıt maliyetlerindeki artış üreticiyi zorluyor. Gübre fiyatlarında yaşanan yükseliş nedeniyle üretim maliyetlerinin yüzde 20-30 artması, rekoltenin ise yüzde 5-10 düşmesi bekleniyor.
KIRILGAN EKONOMİLER İÇİN ALARM
Artan enerji fiyatları, özellikle kırılgan ekonomiler üzerinde ciddi baskı oluşturuyor. Uluslararası Para Fonu, birçok ülke için 20 ila 50 milyar dolar arasında ek finansman ihtiyacı doğabileceğini açıkladı.
Mısır’dan Pakistan’a kadar birçok ülkede para birimleri ve rezervler üzerindeki baskı artarken, bu durumun borç krizleri ve sosyal istikrarsızlıklara dönüşebileceği uyarısı yapılıyor.
PİYASALARDA BELİRSİZLİK DERİNLEŞİYOR
Küresel piyasalarda risk iştahı düşerken yatırımcılar daha güvenli limanlara yöneliyor. Faiz artışları ve borsalardaki gerileme, yatırım araçları üzerinde baskı oluşturmayı sürdürüyor.
Uzayan savaşın ekonomik faturası her geçen gün büyürken, en ağır yükü ise dar gelirli kesimler ve zayıf ekonomiler taşımaya devam ediyor.









