Gülistan Doku dosyası ve Türkiye’de uzun yıllardır tartışma konusu olan faili meçhul cinayetlere ilişkin yürütülen süreçler yeniden gündeme geldi. Konuya dair yapılan değerlendirmelerde, benzer vakaların aydınlatılması ve soruşturma süreçlerinin etkinliğinin artırılması gerektiği vurgulanırken, kamuoyunda adalet ve şeffaflık beklentisi öne çıkıyor.

Gülistan Doku dosyası ve Türkiye’de uzun yıllardır tartışma konusu olan faili meçhul olaylara ilişkin Yeni Yol Grup Başkanvekili Doç. Dr. Selçuk Özdağ, Türkinform muhabiri Sümeyye Aksu’ya açıklamalarda bulundu.

Selçuk Özdağ-1

ADALET GÜVENİ VURGUSU VE FAİLİ MEÇHUL DOSYALAR

Özdağ, gündeme gelen “özel birim kurulması” açıklamalarına ilişkin önemli mesajlar verdi. Özdağ, yapılacak her yeni düzenlemenin ancak adalet sistemine duyulan güveni güçlendirdiği ölçüde anlamlı olacağını ifade etti.

Özdağ, Türkiye’de özellikle kamuoyunun yakından takip ettiği kayıp ve faili meçhul dosyaların yalnızca adli bir mesele olmadığını, aynı zamanda toplumsal vicdanı doğrudan etkileyen çok katmanlı sorunlar olduğunu vurguladı. Gülistan Doku dosyasının bu açıdan sembol bir örnek haline geldiğini belirten Özdağ, uzun süredir sonuç alınamamasının toplumda ciddi bir güvensizlik oluşturduğunu söyleyerek, “Bu dosyalar sadece bir kişinin kaybı değil, aynı zamanda adaletin ne kadar işlediğinin göstergesidir” dedi.

‘YENİ BİRİM TEK BAŞINA ÇÖZÜM DEĞİL’ UYARISI

Son günlerde Adalet Bakanlığı bünyesinde faili meçhul dosyalar ve takipsizlikle sonuçlanan soruşturmalar için özel bir birim kurulacağı yönündeki açıklamalara da değinen Özdağ, bu tür adımların ilk bakışta olumlu görünebileceğini ancak tek başına çözüm üretmeyeceğini ifade etti. Özdağ, “Eğer sistemin temelinde yapısal bir sorun varsa, yeni bir birim kurmak sorunu ortadan kaldırmaz. Önemli olan mevcut mekanizmaların bağımsız, tarafsız ve etkin çalışmasıdır” ifadelerini kullandı.

Gülistan Rojin

ADALETİN EŞİT UYGULANMASI ÇAĞRISI

Yargı süreçlerinde çifte standart iddialarına da dikkat çeken Özdağ, adaletin herkes için eşit şekilde işlemesi gerektiğini vurguladı. Özdağ, “Bir dosyada hızlı ilerleyen süreçler varken, başka dosyalarda yıllarca sonuç alınamıyorsa burada ciddi bir sorun vardır. Hukuk herkese aynı mesafede olmalıdır” değerlendirmesinde bulundu. Faili meçhul cinayetler ve takipsizlik verilen dosyaların yeniden ele alınmasının zorunlu olduğunu belirten Özdağ, bu süreçlerde hiçbir siyasi ya da kurumsal etkinin bulunmaması gerektiğini söyledi.

Gülistan Doku dosyasına özel olarak değinen Özdağ, olayın üzerinden geçen süreye rağmen net bir sonuca ulaşılamamasının kabul edilemez olduğunu belirtti. Özdağ, “Toplum artık belirsizlik değil, netlik istiyor. Bu tür dosyalar ne kadar uzarsa adalet duygusu o kadar zedelenir” dedi. Dosyanın tüm yönleriyle yeniden ve şeffaf şekilde ele alınması gerektiğini ifade eden Özdağ, kamuoyunun tatmin edilmesinin önemine dikkat çekti.

“ADALET HER DOSYADA AYNI KARARLILIKLA İŞLEMELİ”

Özdağ ayrıca faili meçhul cinayetler, rüşvet, irtikap, uyuşturucu kaçakçılığı ve organize suçlarla ilgili dosyaların da aynı ciddiyetle ele alınması gerektiğini belirtti. Bu dosyaların sadece geçmişin değil, bugünün de adalet anlayışını şekillendirdiğini ifade eden Özdağ, “Eğer bu dosyalar aydınlatılmazsa, yeni benzer olayların önüne geçmek de mümkün olmaz” değerlendirmesinde bulundu.

“ADALET GECİKTİĞİNDE, ADALET OLMAKTAN ÇIKAR”

Adalet sistemine yönelik güvenin yeniden tesis edilmesinin en önemli hedef olması gerektiğini vurgulayan Özdağ, yargı bağımsızlığının güçlendirilmesi, hakim ve savcı teminatının artırılması ve soruşturma süreçlerinin siyasi etkilerden arındırılması gerektiğini söyledi. Özdağ, “Adalet gecikmemeli, geciktiğinde de adalet olmaktan çıkar” ifadelerini kullandı.

Ergenekon mağdurları için HSK kararı
Ergenekon mağdurları için HSK kararı
İçeriği Görüntüle

Toplumun beklentisinin net olduğunu belirten Özdağ, “Vatandaş artık açıklama değil, sonuç görmek istiyor. Faili meçhul dosyalar tamamen aydınlatılmadan ne adalete güven tesis edilir ne de toplumsal barış güçlenir” değerlendirmesine bulundu.

Muhabir: Sümeyye Aksu