Sosyal medya, günümüzde ergenlerin en çok zaman geçirdiği alanlardan biri haline gelirken, uzmanlar bu durumun psikolojik gelişim üzerindeki etkilerine dikkat çekiyor. Ergenlik dönemi, bireyin kimlik arayışının en yoğun yaşandığı süreç olarak bilinirken, sosyal medyanın bu süreci doğrudan etkileyebildiği belirtiliyor. Gençlerin kendilerini ifade etme biçimlerinden, başkalarıyla kurdukları karşılaştırmalara kadar birçok alan sosyal medya tarafından şekillendiriliyor.

SÜREKLİ KIYASLAMAK YETERSİZLİK HİSSİNE Mİ YOL AÇIYOR?

Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Görsel İletişim Tasarımı Anabilim Dalı Başkanı ve Bilişim Teknolojileri Uzmanı Ali Murat Kırık, Türkinform’dan Beyza Coşkun’a özel yaptığı açıklamada sosyal medyanın özellikle ergenlik dönemindeki çocukların kimlik gelişimi ve özgüveni üzerindeki etkilerine değindi. Kırık, şu bilgileri paylaştı:

“Sosyal medya, ergenlik dönemindeki çocukların kimlik gelişimi ve özgüveni üzerinde oldukça güçlü bir etkiye sahip. Zaten hassas bir dönem olan ergenlikte, sürekli başkalarıyla kıyaslanmak ve beğeniler üzerinden değer görmek çocukların kendilerini yetersiz hissetmesine yol açabiliyor. Bu da zamanla özgüven sorunlarına, kaygıya ve hatta depresif eğilimlere zemin hazırlayabiliyor. Ayrıca erken yaşta sosyal medya kullanımı; siber zorbalık, beden algısı sorunları ve dış onaya bağımlılık gibi riskleri de beraberinde getirebiliyor. Bu yüzden kullanım biçimi ve süresi büyük önem taşıyor.”

KİMLİK GELİŞİMİNDE SOSYAL MEDYANIN ETKİSİ

Uzmanlara göre ergenlik döneminde bireyler “Ben kimim?” sorusuna yanıt ararken sosyal medya bu sürece güçlü bir dış etken olarak dahil oluyor. Paylaşımlar üzerinden alınan beğeni, yorum ve takipçi sayıları, gençlerin kendilik algısını doğrudan etkileyebiliyor. Bu durum bazı ergenlerde dış onaya bağımlı bir özgüven yapısı oluşmasına neden olabiliyor. Sosyal medyada sürekli olarak “mükemmel hayatlar” ile karşılaşan gençlerin, kendi yaşamlarını yetersiz görme eğilimine girdiği ve bunun kimlik gelişiminde karmaşaya yol açabildiği ifade ediliyor.

ERKEN YAŞTA KULLANIM RİSKLERİ NELER?

Uzmanlar, sosyal medya ile erken yaşta tanışan çocuklarda bazı psikolojik risklerin daha belirgin hale geldiğini vurguluyor. Sürekli çevrimiçi olma hali, dikkat dağınıklığı, odaklanma problemleri ve akademik performans düşüşü gibi sonuçlar doğurabiliyor. Ayrıca beğeni ve onay alma isteğinin zamanla bağımlılık düzeyine ulaşabildiği belirtiliyor. Erken yaşta yoğun sosyal medya kullanımı, çocukların duygusal gelişiminde de dalgalanmalara yol açabiliyor. Özellikle ergenlerin sosyal karşılaştırma yapma eğilimi, özgüven üzerinde baskı oluşturabiliyor.

Zaman makinesi olsa nereye giderdiniz? Sokağın cevapları şaşırttı!
Zaman makinesi olsa nereye giderdiniz? Sokağın cevapları şaşırttı!
İçeriği Görüntüle

SOSYAL KARŞILAŞTIRMA VE ÖZGÜVEN KAYBI

Uzmanlara göre sosyal medya, ergenlerde sürekli bir karşılaştırma alanı yaratıyor. Filtrelenmiş fotoğraflar, seçilmiş yaşam kesitleri ve idealize edilmiş içerikler, gençlerin kendi hayatlarını olumsuz değerlendirmesine neden olabiliyor. Bu durum zamanla yetersizlik hissi, özgüven düşüklüğü ve sosyal çekingenlik gibi sorunları beraberinde getirebiliyor.

DİJİTAL GERÇEK ÇATIŞMASI

Sosyal medyada oluşturulan dijital kimlik ile gerçek yaşam arasındaki fark, ergenler için önemli bir psikolojik gerilim kaynağı olabiliyor. Uzmanlar, gençlerin zamanla sosyal medyada “beğenilen bir profil” oluşturma baskısı hissettiklerini, bunun da gerçek benliklerinden uzaklaşmalarına yol açabileceğini ifade ediyor. Bu durum bazı gençlerde içe kapanma, kaygı artışı ve sosyal ilişkilerden uzaklaşma gibi sonuçlar doğurabiliyor.

AİLELERE VE EĞİTİMCİLERE UYARILAR

Uzmanlar, sosyal medyanın tamamen yasaklanması yerine bilinçli kullanımın teşvik edilmesi gerektiğini belirtiyor. Ailelerin çocuklarıyla açık iletişim kurması, ekran süresinin kontrol edilmesi ve dijital farkındalık kazandırılması gerektiği ifade ediliyor. Ayrıca sosyal medyanın tek kimlik ve başarı ölçütü haline getirilmemesi, çocukların farklı sosyal ve fiziksel aktivitelere yönlendirilmesi gerektiği vurgulanıyor.

Sosyal medya, ergenlik dönemindeki bireyler için hem fırsatlar hem de riskler barındıran güçlü bir araç olarak değerlendiriliyor. Uzmanlara göre önemli olan, bu aracın doğru ve dengeli şekilde kullanılması. Aksi halde sosyal medya, kimlik gelişimini desteklemek yerine özgüven sorunlarını derinleştiren bir faktöre dönüşebiliyor.

Muhabir: BEYZA COŞKUN