İdealize edilmiş, filtrelenmiş ve yapay olarak kurgulanmış dijital yaşamların duygusal beyin tarafından doğrudan bir gerçeklik olarak algılandığını belirten Psikolog Erol, bu durumun bireylerde "narsisistik yaralanma" yaratarak anksiyete ve kronik yetersizlik şemalarını tetiklediğini vurguladı.

OBSESİF İZLEME DAVRANIŞI İÇSEL GERİLİMİ KRONİKLEŞTİRİYOR

Sosyal medyanın yaygınlaşması, insan doğasında halihazırda var olan kıyaslama mekanizmasını kökten değiştirerek bireyleri sürekli bir yetersizlik hissiyle baş başa bırakıyor. Klinik Psikolog İpek Erol, dijital platformlarda ortaya çıkan ve "obsesif izleme" olarak adlandırılan tehlikeli davranış biçimine karşı önemli uyarılarda bulunarak, "Kişinin kıskandığı veya kendinden üstün gördüğü profilleri, hikayeleri ve paylaşımları gizlice, düzenli ve takıntılı bir şekilde kontrol etmesi, anlık bir duygu olması gereken kıskançlığı kronik bir iç gerilime dönüştürüyor." dedi.

1777543457 Ipek Erol

DUYGUSAL BEYİN YAPAY FİLTRELERİ GERÇEKLİK SANIP YARALANIYOR

Erol şöyle devam etti:

"Kıyaslama tuzağının dijital dünyada bu denli derinleşmesinin en temel nedeni, maruz kalınan içeriklerin kurgusal doğasından kaynaklanıyor. Sosyal medyanın hiçbir zaman çıplak gerçekliği temsil etmediğini, aksine idealize edilmiş ve filtrelenmiş yapay bir benlik sunumu içeriyor. Birey mantıksal olarak bu görüntülerin seçilmiş olduğunu bilse dahi, duygusal beyin bunu mutlak bir gerçeklik gibi işler. Narsisistik yaralanma süreci bu şekilde tetikleniyor ve değersizlik şemalarını besliyor."

Maymun ısırırsa sakın beklemeyin: Prof. Dr. Doğancı, kritik saati açıkladı!
Maymun ısırırsa sakın beklemeyin: Prof. Dr. Doğancı, kritik saati açıkladı!
İçeriği Görüntüle

GİZLİ KISKANÇLIK VE PASİF AGRESİF DAVRANIŞ BİÇİMLERİ

"Sosyal medyanın en dikkat çekici psikolojik dinamiklerinden biri olan 'gizli kıskançlık', bireylerin bu yıkıcı duyguyu açıkça kabul etmek yerine bastırmasıyla varlığını sürdürüyor. Dışarıdan bakıldığında destekleyici, beğeni veren ya da tamamen nötr görünen bu kişilerin, arka planda içeriklere aşırı odaklandığı ve yoğun bir içsel huzursuzluk yaşadığı gözlemleniyor. Bastırılan bu duygu kaybolmadığı gibi; pasif-agresif yorumlar, imalı paylaşımlar ve kendi hayatını yapay şekilde parlatma çabası olarak dışa vuruluyor."

KAPSAMLI DİJİTAL DETOKS VE MİNDFULNESS ÇÖZÜMÜ

Klinik Psikolog İpek Erol, bireylerin kendi yaşamlarını bir "başarı projesi" gibi görmelerine neden olan ve zamanla anksiyete ile yaşam doyumunda azalmaya yol açan bu döngüden çıkış yollarını da paylaştı. Çözümün sosyal medyayı tamamen suçlamak yerine onunla kurulan ilişkiyi sorgulamaktan geçtiğini belirten Erol, bireysel farkındalık için "Bu içerik bana ne hissettiriyor?" sorusunun sorulmasını, huzursuzluk veren hesapların takipten çıkarılmasını ve otomatik kıyaslama düşüncelerini yönetebilmek adına mindfulness temelli yaklaşımlardan faydalanılmasını öneriyor.

Muhabir: RECEP BOZDAĞ