Son yıllarda suça sürüklenen çocuk sayısında artış dikkat çekiyor. Uzmanlar, aileden uzaklaşan ve sokaklarda kalan çocukların hem güvenlik hem de eğitim açısından ciddi riskler altında olduğunu vurguluyor. Yetkililer, rehabilitasyon ve sosyal destek programlarının acilen güçlendirilmesi gerektiğini belirtiyor. Konuyla ilgili Türkinform’a konuşan Avukat Hilal Çelik, avukat olarak çocukla temas kurulduğunda o çocuğun cezalar sistemine girdiğini söyledi. Çelik, Sosyal İnceleme Raporları (SİR)’in amacına uygun olması gerektiğini savundu.
Çelik, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Normalde sosyal inceleme raporları ceza alet sisteminde fiile değil faile odaklanan bir mekanizma. Özellikle çocuk suçluluğu söz konusu olduğunda cezalandırıcı bir sistemden uzaklaşarak onarıcı bir adalet mekanizmasına eğilmeye çalışıyor şu an bizim hukuk sistemimiz. SİR’ler de bu amaca hizmet eden bir amaç. Yani burada hâkim şunu sorar.Bu kişi bu suçu neden işledi? Direkt suç işleyene klasik ceza mantığıyla, klasik ceza hukuku mantığıyla ceza vermek değil. Bu kişi bu çocuk bu suçu neden işledi sorusunu cevaplayan bir mekanizmadır SİR’ler. Burada kişiyi suça iten ailevi ekonomik psikolojik nedenler dosyaya dahil edilerek verilen hükmün sadece bir ceza değil bir çözüm olması sağlanmaya çalışılır.”
“SOSYAL GERÇEKLİLİĞİ DOSYAYA DAHİL EDER”
Çelik, Sosyal İnceleme Raporlarının, suça sürüklenen çocuklar ve mağdurlar için hayati önem taşıdığına vurgu yaparak, “Verilecek cezanın ya da tedbirin çocuğun ıslahına en uygun şekilde seçilmesini sağlar SİR’ler. Yine çocuğun yeniden suç işleme potansiyelini ve korunma ihtiyacını belirler. Çocuğun aile yapısını, aile eğitim durumunu, ekonomik şartlarını mahkemeye sunarak sosyal gerçekliği dosyaya dahil eder” açıklamasında bulundu.
“VAKA BAZLI ÇALIŞMA GEREKİYOR”
Yurtdışında uygulanan sisteme yönelikte örnek veren Çelik, “Avrupa'daki sistemlerde bu raporlar Türkiye'deki mülakat odaklı yapının aksine daha çok saha çalışması ve uzun süreli gözleme dayanıyor. Ancak Türkiye'deki mevcut şartlarda personel sayısının yetersizliği, bütçeleme ya da iddia edilen güvenlik sorunları ve benzeri nedenlerle saha çalışması yapılması söz konusu olmuyor SİR’ler hazırlanırken. Yani bizim uzmanlarımızın adliye binasından çıkıp sahaya inmesi ve vaka bazlı çalışmaları gerekiyor” dedi.
“TÜRKİYE’NİN HER YERİNDE YOK!”
Çocuk mahkemelerinin ihtisas mahkemeleri olduğunu da anımsatan Avukat Çelik, konuşmalarını şu sözlerle tamamladı:
“Yani bir çocuk suça yöneldiğinde ve ceza aday sistemi içerisine girdiğinde genel ceza mahkemeleri de değil bu alanda ihtisaslaşmış özel mahkemelerde çocuk mahkemeleri ve çocuk ağır ceza mahkemelerinde yargılanmalı. Ancak bizim çocuk mahkemelerimiz Türkiye'nin her yerinde yok. İlçeleri hiç saymıyorum bile. Maalesef her ilde ve ilçede ihtisaslaşmış mahkemelere ihtiyacımız var. Çocuk mahkemeleri sadece suça sürüklenen çocukların ceza yargılanmasını yapmaz. Aynı zamanda korunma ihtiyacı içerisinde olan çocukların çocuklar hakkında koruyucu ve destekleyici tedbir kararlarını da veren mahkemelerdir. Bu anlamda da ihtisaslaşma ve bunun tüm Türkiye geneline yayılması elzem diyebiliriz.”
GEÇİCİ KOMİSYONUN ETKİSİ NE OLACAK?
Neticedeki sorunların bütçeye dayalı olduğunu ifade eden Çelik, Hem çocuk mahkemelerinin yaygınlaştırılması, hem sosyal inceleme raporlarının usulüne uygun hazırlanması hepsi bütçeye ve bütçe analizine dayanıyor. Haliyle geçici komisyonun raporlarının bütçe üzerinde bir etkisi olacağını düşünmüyorum” görüşünü paylaştı.




