SAMER Saha Araştırmaları Merkezi’nin 18 ilde yaptığı son araştırma, kamuoyunun “Terörsüz Türkiye” olarak adlandırılan sürece yönelik güveninin düşük seviyelerde kaldığını ortaya koydu. Araştırmaya göre sürecin olumlu sonuçlanacağına inananların oranı yüzde 21,8’de kalırken, sürece açık güven duyanların toplamı yüzde 24,2 oldu.
18 İLDE 1995 KİŞİYLE YAPILDI
“Türkiye Geneli Siyasal Gündem ve Seçmen Eğilimi Araştırması” başlıklı çalışma, 7-10 Mayıs 2026 tarihleri arasında 18 ilde 1995 kişiyle yapılan görüşmelere dayanıyor. Araştırmada, vatandaşların devam eden diyalog sürecine bakışı, güven düzeyleri ve sürecin sorumluluğuna ilişkin algıları ölçüldü.
“OLUMLU SONUÇ BEKLİYORUM” DİYENLER YÜZDE 21,8
Katılımcılara yöneltilen “Sürecin olumlu sonuçlanacağını düşünüyor musunuz?” sorusuna verilen yanıtlar dikkat çekti.
Evet: yüzde 21,8
Hayır: yüzde 26,5
Kısmen: yüzde 20,7
Kararsız: yüzde 14,9
Fikrim yok: yüzde 12,3
Süreç yok: yüzde 3,8
Bu sonuçlar, kamuoyunda net bir iyimserlikten ziyade belirsizliğin öne çıktığını gösterdi.
GÜVEN DÜZEYİ DÜŞÜK SEVİYEDE KALDI
Araştırmada katılımcılara 1’den 5’e kadar güven puanı vermeleri de istendi. Buna göre:
Hiç güvenmiyorum: yüzde 22,9
Güvenmiyorum: yüzde 23,2
Az güveniyorum: yüzde 25,9
Güveniyorum: yüzde 16,8
Çok güveniyorum: yüzde 7,4
Sürece açık şekilde güven duyduğunu belirtenlerin toplam oranı yüzde 24,2’de kaldı.
SÜREÇTE SORUMLULUK KİMDE?
Vatandaşlara “Barış ve müzakere sürecinin sağlıklı ilerlemesinde öncelikli sorumluluk kimde?” sorusu da yöneltildi.
Yanıtlara göre:
Hükümet: yüzde 40,7
Meclis: yüzde 25,9
Muhalefet: yüzde 11,2
Abdullah Öcalan: yüzde 10,3
PKK: yüzde 8,1
Süreç yok: yüzde 3,8
“SORUMLULUK YERİNE GETİRİLMİYOR” GÖRÜŞÜ AĞIRLIKTA
Katılımcıların, sorumluluk verilen aktörlerin süreci yeterince yürütüp yürütmediğine ilişkin değerlendirmeleri de dikkat çekti.
Hayır: yüzde 52,7
Evet: yüzde 26,9
Kısmen: yüzde 16,6
Süreç yok: yüzde 3,8
GENEL TABLO: GÜVENSİZLİK VE KARARSIZLIK ÖN PLANDA
Araştırma sonuçları, “Terörsüz Türkiye” sürecine yönelik kamuoyunda güçlü bir güven oluşmadığını, aksine kararsızlık ve güvensizliğin öne çıktığını ortaya koydu. Buna göre vatandaşların önemli bir bölümü sürecin nasıl ilerleyeceği konusunda net bir beklenti taşımıyor.




