İran ve ABD geriliminin sürekli ekranlardan takip edilmesi, bireylerde kaygı ve tedirginlik seviyesini artırarak zihni sürekli “alarm” durumunda tutuyor. Psikolog Kerem Gümüş, savaş, kriz ve şiddet içerikli haberlere sürekli maruz kalmanın bireylerin psikolojisi üzerindeki etkilerine ilişkin Türkinform’a açıklamalarda bulundu.

Ankara'dan İsrail'e suçlama: "Filistin'de soykırım işleyenlerin 1915 kararı hükümsüzdür"
Ankara'dan İsrail'e suçlama: "Filistin'de soykırım işleyenlerin 1915 kararı hükümsüzdür"
İçeriği Görüntüle

Gümüş, beynin sürekli “tehdit alarmı” durumunda kaldığını, bu nedenle kaygı, umutsuzluk ve duygusal yorgunluğun giderek arttığını belirterek, zihni korumanın fiziksel sağlığı korumak kadar önemli olduğunu vurguladı.

Kerem Gümüş-1

“TEHDİT ALARMI OLARAK ALGILIYOR”

Gümüş, bu tür haberlerin insan zihnini fark edilmeden bir “tehdit alarmı” hâline getirdiğini vurgulayarak, “Beynin korku ve tedirginlikten sorumlu bölgeleri sürekli uyarılır. Kişi doğrudan yaşamasa bile zihin, olayları sanki kendi hayatında yaşanıyormuş gibi algılar ve tepki verir. Bu durum, zamanla kaygı, umutsuzluk, moral bozukluğu ve duygusal yorgunluk oluşturur” ifadelerini kullandı.

“FARKLI KİŞİLERDE DEĞİŞİK SONUÇLAR DOĞURABİLİR”

Gümüş, sürecin farklı kişilerde değişik sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekerek sözlerini şöyle sürdürdü;

“Bazı bireyler, her olaydan fazlasıyla etkilenerek aşırı hassas bir ruh hâline bürünürken, bazıları ise tam tersine duyarsızlaşmaya başlar. Yani kişi ya her şeye karşı tetikte olur ya da hiçbir şeyden etkilenmemeye başlar. Bu durum, özellikle kriz dönemlerinde bireylerin psikolojik dayanıklılığını zorlayan önemli bir faktördür.”

“ZİHİNSEL YÜKÜ ARTIRIYOR”

Uzman, sosyal medya ve dijital haber akışının bu süreci daha da yoğunlaştırdığını belirtti. “Günümüzde insanlar sadece televizyondan değil, sosyal medya platformlarından da sürekli olumsuz ve şiddet içerikli haberlere maruz kalıyor. Bu durum, beynin tehdit algısını sürekli aktif tutuyor ve kişinin zihinsel yükünü artırıyor. Haberlere bilinçsizce maruz kalmak, ruh sağlığında kalıcı etkiler bırakabilir” dedi.

Özellikle çocuklar ve gençlerin kriz haberlerinden daha fazla etkilendiğine dikkat çeken Gümüş, “Çocuklar ve ergenler, olayları yetişkinler kadar eleştirel bir bakışla değerlendiremez. Onların gözünde her haber kişisel bir tehdit gibi algılanabilir. Bu nedenle aileler ve eğitimciler, çocukları bu tür içeriklere karşı koruyacak ve duygusal olarak destekleyecek önlemler almalıdır” ifadelerini kullandı.

Muhabir: Sümeyye Aksu