ABD ile İran arasında gerilim sürerken Başkan Donald Trump'tan Hürmüz Boğazı'nın statüsüne ilişkin dikkat çeken bir açıklama geldi. Trump, İran'a karşı elde edildiğini savunduğu üstünlüğün ardından Hürmüz Boğazı'nı "yakında" ABD toprağı ilan edeceğini duyurdu. Washington'ın İran ve Umman'ın karasularını da kapsayan bir bölgede egemenlik iddiasında bulunması uluslararası hukuk açısından ciddi tartışmaları beraberinde getirirken, çıkışın İran üzerindeki baskıyı artırmaya yönelik olduğu değerlendiriliyor.
Trump'ın açıklamasının zamanlaması da dikkat çekti. Washington ile Tahran arasında çatışmaların sona erdirilmesi ve nihai bir anlaşmaya ulaşılması amacıyla belirlenen 60 günlük müzakere süresinin sonuna yaklaşılırken iki taraf arasında temel başlıklarda henüz uzlaşma sağlanamadı.

ABD İLE İRAN ARASINDA HÜRMÜZ DÜĞÜMÜ
İran Dışişleri Bakanı Seyed Abbas Araghchi, iki ülkenin aracılar üzerinden mesaj alışverişinde bulunduğunu doğrularken bunun tarafların yeniden müzakere masasına oturduğu anlamına gelmediğini belirtti. Washington'ın İran'dan nükleer program, bölgesel güvenlik ve seyrüsefer serbestisine ilişkin taahhütler istediği, Tahran'ın ise yaptırımların hafifletilmesi ve kendi güvenlik taleplerinin karşılanması konusunda geri adım atmadığı belirtiliyor.
Hürmüz Boğazı ise iki ülke arasındaki mücadelenin en kritik başlıklarından biri haline geldi. İran, ABD ve İsrail'in şubat ayı sonunda ülkeye yönelik hava saldırılarının ardından boğaz üzerindeki kontrolünü sıkılaştırmaya başlamıştı. Trump ise daha önce de İran ve Umman karasularının bir bölümünü içeren Hürmüz Boğazı üzerinde ABD'nin hak iddia edebileceğini savunmuştu.
DÜNYA ENERJİ TİCARETİNİN KALBİ
Hürmüz Boğazı'nın önemi yalnızca ABD-İran rekabetinden kaynaklanmıyor. Dünya petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz arzının yaklaşık beşte birinin geçtiği stratejik su yolu, Basra Körfezi'ni Umman Körfezi ve Hint Okyanusu'na bağlıyor. Bu nedenle bölgede yaşanabilecek askeri veya siyasi bir kriz küresel enerji piyasalarını doğrudan etkileyebilecek potansiyele sahip.
Washington açısından boğazın İran tarafından bir baskı veya pazarlık aracı olarak kullanılmasının engellenmesi stratejik önem taşırken Tahran için Hürmüz, ABD karşısındaki en önemli kozlardan biri olmayı sürdürüyor. Trump'ın son açıklamasıyla birlikte boğazın statüsü, iki ülke arasındaki mücadelenin merkezine bir kez daha yerleşti.

TRUMP'IN PLANI HUKUKEN MÜMKÜN MÜ?
Trump'ın Hürmüz Boğazı'nı ABD toprağı ilan etmesi ise tek taraflı bir başkanlık kararıyla gerçekleştirilebilecek bir adım değil. Uluslararası hukuk çerçevesinde İran veya Umman'a ait karasularının ABD egemenliğine geçirilmesi için ilgili devletlerin bunu kabul etmesi ve hukuki bir devir sürecinin gerçekleşmesi gerekiyor.
ABD'nin bölgede güçlü deniz ve hava unsurları bulundurması veya boğaz üzerinde fiili askeri üstünlük sağlaması da söz konusu suları ABD toprağı haline getirmiyor. Bu nedenle Trump'ın çıkışının fiili bir ilhak planından ziyade Tahran'a karşı yürütülen pazarlıkta çıtayı yükselten siyasi bir hamle olduğu görüşü öne çıkıyor.
Washington ile Tahran arasındaki 60 günlük sürenin sona yaklaşmasıyla gözler şimdi iki ülkenin atacağı adımlara çevrildi. Tarafların uzlaşamaması halinde Hürmüz Boğazı'nın yalnızca enerji güvenliğinin değil, ABD-İran geriliminin de en kritik cephelerinden biri haline gelmesi bekleniyor.



