ÜST DÜZEY KOMUTANLARIN NAAŞLARI MEYDANDA
Tahran’ın kalbi İnkılap Meydanı, tarihi günlerinden birine tanıklık etti. Törene; eski Genelkurmay Başkanı Abdurrahim Musevi, eski Devrim Muhafızları Komutanı Muhammed Pakpur, eski Savunma Konseyi Genel Sekreteri Ali Şemhani, eski Savunma Bakanı Aziz Nasırzade ve Tümgeneral Muhammed Şirazi’nin naaşları getirildi. Saldırılarda hayatını kaybeden bu kritik isimlerin uğurlanışı sırasında meydanda toplanan kalabalık; ABD, İsrail ve İngiltere aleyhine sloganlar atarak askeri kayıpların yasını tuttu.
"ATEŞKES DÖNEMİ ARTIK BİTMİŞTİR"
Törene katılan İranlılar, saldırıların ardından diplomasi kapılarının kapandığını vurguladı. Eğitimci Rayan Zend, AA muhabirine yaptığı açıklamada, pazar gününden bu yana meydanlarda olduğunu belirterek, "Birilerinin bize gelip ateşkes deme durumu artık yok, o iş bitti. Bu bayrak benim kılıcımdır ve sonuna kadar buradayız," ifadelerini kullandı. Zend, düşmanın artık geceleri sürekli uyanık kalmak zorunda olacağını belirterek psikolojik üstünlüğün kendilerinde olduğunu savundu.

SERT İNTİKAM VE SADAKAT MESAJLARI
Meydandaki kalabalık, hayatını kaybeden liderlerin ve komutanların kanının yerde kalmayacağını sık sık dile getirdi. Katılımcılardan Zehra Bageri, "Sert bir intikam yoldadır, liderimizi şehit ettikleri için bunun hesabını soracağız," derken; emekli Hüseyin Necefi, İran'ın bu çatışma sürecinden galip çıkacağına inandığını ifade etti. Katılımcılar, vatan savunması ve liderlerine olan sadakatlerini "kanımızın son damlasına kadar buradayız" sözleriyle mühürledi.
HALKIN ÖFKESİ VE VATAN SAVUNMASI
Cenaze töreni, sadece bir veda değil aynı zamanda toplumsal bir direniş gösterisine dönüştü. Hasta çocuğunu evde bırakıp törene gelen Mugarrebe Rahimi gibi pek çok sivil, İran toprağını kolay kolay kimseye bırakmayacaklarını vurguladı. Halk, ülkede saldırıları destekleyen kesimlere "vatan haini" diyerek tepki gösterirken, meydandaki genel hava, dış müdahalelere karşı topyekün bir savunma psikolojisinin hakim olduğunu gösterdi.
"IŞIK KARANLIĞA GALİP GELECEK"
Genç kuşağın temsilcilerinden 25 yaşındaki üniversite mezunu Hüseyin Cavid ise mücadeleyi manevi bir zemine taşıyarak, "Işık karanlığa galip gelir. Biz bu şeytana tapan, gaspçı ABD ve İsrail'e karşı galip geleceğiz," dedi. Tahran sokaklarında yükselen bu sesler, İran yönetiminin önümüzdeki günlerde alacağı askeri ve siyasi kararların halk nezdindeki güçlü karşılığını bir kez daha gözler önüne serdi.





