Çalışanların emeklilikte gelir kaybını azaltmak ve tasarruf bilincini artırmak amacıyla hazırlanan TES, devlet, işveren ve çalışan katkılarıyla fon oluşturarak bireysel emeklilik hesaplarında değerlendirme hedefiyle planlandı. Ancak işçi ve işveren kesimlerinden gelen itirazlar, sistemin planlanan tarihte devreye girip giremeyeceği konusunu gündeme taşıdı.
Kapsam ve Katkı Sistemi
Yeni model, 4/A (işçi) ve 4/C (memur) statüsündeki çalışanları kapsarken, 4/B (Bağ-Kur) sigortalılar sistem dışında kalacak. Çalışanlardan maaşlarının yüzde 3’ü oranında kesinti yapılacak; aynı oranda işveren katkısı ve buna ek olarak devlet desteği sağlanacak. Örnekle açıklanacak olursa: 500 TL’lik bir çalışan kesintisine, işveren yine 500 TL, devlet ise yaklaşık 300 TL katkı sunacak.
Ancak bu katkı modeline karşı hem işçiler hem de işverenler ciddi endişeler taşıyor. Özellikle kıdem tazminatlarının TES’e devredileceği yönündeki söylentiler, sendikalar ve çalışan kesimi tarafından sert biçimde eleştiriliyor. Asgari ücretle geçinen kesimin ek prim yükünü karşılayamayacağı, işverenlerin ise zaten ağır olan SGK yükünün daha da artacağından endişe duyduğu ifade ediliyor.
Uzman: “Sosyal Uzlaşı Sağlanmadan Sistem Yürürlüğe Giremez”
Sosyal Güvenlik Uzmanı İsa Karakaş, TES’in yürürlüğe girişinin yalnızca teknik değil, aynı zamanda sosyal bir mesele olduğuna dikkat çekerek şu değerlendirmeyi yaptı: “2024 hedefi ertelendi, şimdi 2025 hedefinden söz ediliyor. Ancak işçi ve işveren uzlaşması sağlanmadığı sürece bu hedefin 2027’ye sarkması olasılığı oldukça yüksek.”
Karakaş, siyasi atmosferin de bu süreci etkileyebileceğini, yaklaşan genel seçimlerin TES’in uygulanma sürecini doğrudan etkileyebileceğini ifade etti.
Vergi Avantajları Netleşmedi
Sistemle ilgili vergi avantajlarının nasıl olacağı henüz açıklanmadı. Ancak Bireysel Emeklilik Sistemi’nde olduğu gibi kurumlar vergisinden muafiyet ya da teşvik beklentileri dile getiriliyor. Tüm detaylar, ileride yayımlanacak olan resmi düzenlemelerle netlik kazanacak.




