Türkiye’nin yardım eli Venezuela’da
Türkiye’nin yardım eli Venezuela’da
İçeriği Görüntüle

CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, basına yansıyan “Irak’a sevk edilen DEAŞ mensupları arasında 165 Türk vatandaşı bulunduğu” iddialarını Meclis gündemine taşıdı. Tanrıkulu, sorularının Adalet Bakanı Akın Gürlek tarafından yazılı olarak yanıtlanmasını talep etti.

Tanrıkulu, Irak Adalet Bakanlığı’nın, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) kontrolündeki hapishanelerden Irak’a sevk edilen yaklaşık 5 bin DEAŞ mensubu arasında 165 Türk vatandaşı bulunduğunu açıkladığına dair haberleri hatırlattı. Ancak diplomatik kaynakların bu sayının henüz teyit edilmediğini belirttiğini ifade etti.

KİMLİK TESPİTİ VE VATANDAŞLIK SORUNU

Tanrıkulu, kimlik tespit süreçlerinde pasaport ve resmi belge eksikliği, çifte vatandaşlık ve “vatansız” çocuklar gibi ciddi hukuki sorunlar bulunduğunu vurguladı. Türkiye’nin söz konusu kişileri geri almaya hazır olduğu yönündeki iddiaların da kamuoyuna yansıdığını belirtti.

ANKARA TREN GARI DAVASI VURGUSU

Önergede, İçişleri Bakanlığı’nın “Terör Arananlar” listesinde DEAŞ üyeliği gerekçesiyle 98 kişi hakkında yakalama kararı bulunduğu hatırlatıldı. Bu kişilerden bazılarının, 10 Ekim 2015’te gerçekleşen ve kamuoyunda Ankara Tren Garı Katliamı olarak bilinen saldırının firari sanıkları arasında yer aldığına dikkat çekildi.

Tanrıkulu, Irak’a sevk edilen ve Türk vatandaşı olduğu iddia edilen kişilerden kaçının Türkiye’de yakalama kararı bulunduğunu ve kaçının Ankara Tren Garı davası kapsamında firari sanık olarak yargılandığını sordu.

12 SORULUK DETAYLI TALEP

Tanrıkulu’nun önergesinde öne çıkan başlıklar şöyle:

“Irak’a sevk edilen ve Türk vatandaşı olduğu iddia edilen kişilere ilişkin resmi sayı nedir? Bu kişilerden kaçının Türkiye’de yakalama kararı bulunmaktadır? Kimlik tespitinde parmak izi, DNA analizi ve biyometrik veri karşılaştırması gibi yöntemler kullanılmakta mıdır?

İade süreci hangi uluslararası sözleşmeler ve ikili anlaşmalar çerçevesinde yürütülmektedir? Türkiye’ye getirilmeleri halinde hangi ceza infaz kurumlarında tutulacaklardır? Yargılamaların güvenli ve şeffaf yürütülmesi için özel bir hazırlık yapılmış mıdır? Suça karışmadığı değerlendirilen kadın ve çocuklara yönelik hangi sosyal inceleme mekanizmaları işletilecektir? Rehabilitasyon ve topluma entegrasyon için hangi kurumlarla koordinasyon sağlanacaktır? Çifte vatandaşlık veya vatansızlık riski bulunan çocukların hukuki statüsü nasıl belirlenecektir? Terör Arananlar listesinde yer alan ve Suriye veya Irak’ta bulunduğu değerlendirilen kişilerin iadesi için bugüne kadar kaç resmi girişimde bulunulmuştur? Ankara Tren Garı Katliamı başta olmak üzere DEAŞ saldırılarının firari sanıklarının iadesi için özel bir diplomatik plan var mıdır? Mağdur yakınlarının adalete erişim hakkının sağlanması ve cezasızlık algısının önlenmesi için hangi tedbirler alınmıştır?”

“CEZASIZLIK ALGISI OLUŞMAMALI”

Tanrıkulu, özellikle mağdur yakınlarının adalete erişim hakkının korunması gerektiğini belirterek, olası iadelerde şeffaf ve etkin bir yargılama sürecinin işletilmesinin önemine dikkat çekti.

Muhabir: Haber Merkezi