Türkiye’de bitkisel üretimde tek yönlü ve yoğun olarak bilinçsiz tarım ilacı (pestisit) kullanımı, kalıntı riski ve biyolojik mücadele konusu son yıllarda hem iç piyasa hem de ihracat açısından kritik bir gündem maddesi haline geldi. Özellikle Avrupa Birliği ülkeleri başta olmak üzere bazı pazarlardan, limitlerin üzerinde pestisit kalıntısı tespit edilen tarım ürünlerinin geri iade edilmesi, üretimde daha kontrollü ve sürdürülebilir yöntemlerin gerekliliğini bir kez daha ortaya koydu. Bu durum, hem çiftçilerin bilinçli ilaç kullanımı hem de biyolojik ve biyoteknik mücadele gibi alternatif yöntemlere yönelmesi gerektiğini gündeme taşıyor.

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Yönetim Kurulu Üyesi ve Yozgat Akdağmadeni Ziraat Odası Başkanı Eyüp Elmalı, bitkisel üretimde pestisit kullanımı, kalıntı riski ve biyolojik mücadele yöntemlerine ilişkin Türkinform muhabiri Sümeyye Aksu’ya açıklamalarda bulundu.

Eyüp Elmalı

“KİMYASAL MÜCADELE TEK BAŞINA CİDDİ RİSKLER DOĞURUYOR”

Elmalı, tarımsal üretimde hastalık, zararlı ve yabancı otlarla mücadelenin zorunlu olduğunu ancak bu mücadelenin büyük ölçüde kimyasal ilaçlara dayandırılmasının ciddi sorunlar doğurduğunu ifade etti.

Elmalı, bilinçsiz ve yoğun pestisit kullanımının insan sağlığı, çevre ve biyolojik çeşitlilik üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu belirterek, zararlılarda direnç gelişimi ve tarımsal ekosistemde tahribat yaşandığını söyledi. Ayrıca yasaklı veya tavsiye dışı ilaç kullanımının da önemli bir sorun olduğuna dikkat çekti. Elmalı sözlerini şöyle sürdürdü;

“Tarımsal üretimde hastalık, zararlı ve yabancı otlarla mutlaka mücadele edilmelidir. Ülkemizde tarımsal mücadele denildiğinde çiftçilerimizin aklına gelen ilk yöntem tarım ilaçlarının kullanıldığı kimyasal mücadeledir. Tek yönlü ve yoğun olarak bilinçsiz tarım ilacı (pestisit) kullanımı birçok sorunu da beraberinde getirmektedir. Bu sorunlar; insan sağlığında yaşanan problemler, zararlılarda direnç oluşması ile çevre ve biyolojik çeşitlilikteki tahribatlara da sebep olmaktadır.”

“KALINTI SORUNUNDA UYUM ZORLUĞU VE DENETİM EKSİKLİĞİ ÖNE ÇIKIYOR”

AB, Rusya ve Türkiye’de sık değişen maksimum kalıntı limitlerine çiftçilerin uyum sağlamakta zorlandığını ifade eden Elmalı, kaçak ilaç satışı, yanlış doz uygulamaları ve bekleme sürelerine uyulmaması gibi hataların kalıntı sorununu artırdığını kaydetti.

İhracat sürecinde izlenebilirlik eksikliği, denetim yetersizlikleri ve üretim alanlarındaki karışık ekim desenlerinin de önemli riskler oluşturduğunu belirten Elmalı sözlerine şöyle devam etti;

“AB, Rusya Federasyonu ve Ülkemizde sürekli yaşanan yasaklama, kısıtlama ve maksimum kalıntı limiti değişikliklerine çiftçilerimizin hızlı uyum sağlayamaması, tavsiye dışı, yasaklı ilaçların kullanımı,(ilaç bayi, ülkemizde yasaklı ancak Irakta yasaklı olmayan ilaçların kaçak olarak satılması), çiftçilerin bilinçsizliği ve duyarsızlığı sebebiyle hatalı ilaç kullanımı (doz aşımı, bekleme süresine uyulmaması), karışık üretim yapılması (meyve aralarında ıspanak, serada domates hıyar arasına marul), iklim değişikliğine bağlı zararlı organizmalarda görülen anlık artışlar, sıcaklığa bağlı olarak mücadele zamanlarındaki değişiklikler, kullanılan diğer kimyasallar (Biyosidaller, depolamada kullanılan ürünler), ihracatçıların ürünleri paçal yapılması nedeniyle izlenebilirliğin sağlanamaması, ihracatçılarda denetim eksikliği ve bilinçsizlik, denetimdeki yetersizlikleri kalıntının başlıca nedenleridir.”

Tarım Pestis

YEŞİL MUTABAKAT SÜRECİ VE ALTERNATİF MÜCADELE YÖNTEMLERİ VURGUSU

Avrupa Birliği’nin Yeşil Mutabakat hedeflerine de değinen Elmalı, 2030 yılına kadar kimyasal pestisit kullanımının yüzde 50 azaltılmasının hedeflendiğini hatırlatarak, bu sürecin Türk tarımı üzerinde ciddi etkiler oluşturacağını ifade etti. Bu nedenle çiftçilerin alternatif mücadele yöntemlerine yönlendirilmesi gerektiğini söyledi.

“Çiftçilerimizi zirai mücadele de mali yükü ağır, zor bir dönem beklemektedir” diyen Elmalı, “Bu nedenle özellikle yasaklanan etkili maddelere alternatif tüm yöntemlerin çiftçiler tarafından daha fazla kullanılması teşvik edilmeli ve bu tür bitki koruma ürünlerine daha kolay erişilebilir olması gerekmektedir. Bitkisel ürünlerde kalite ve verim kaybının önlenmesi, gıda güvenilirliğin sağlanması ve kalıntının önlenmesi dolayısıyla tarım ilaçlarının azaltılması için iyi tarım uygulamalarının desteklenmesi, entegre mücadele sisteminin öneminin çiftçiler tarafından benimsenmesi, biyolojik ve biyoteknik mücadelenin yaygınlaştırılması ve üreticilerin bilinçlendirilmesi gerekmektedir” ifadelerini kullandı.

İslam Memiş'ten yatırımcılara dikkat çeken mesaj: "Bu yıl kazanma değil, toplama yılı"
İslam Memiş'ten yatırımcılara dikkat çeken mesaj: "Bu yıl kazanma değil, toplama yılı"
İçeriği Görüntüle

Tarımsal Destek Ödemeleri

BİYOLOJİK MÜCADELE VE DIŞA BAĞIMLILIK UYARISI

Biyolojik mücadelenin doğanın kendi dengesine dayandığını söyleyen Elmalı, bu yöntemin zararlı popülasyonlarını doğal yollarla kontrol ederek kimyasal kullanımını büyük ölçüde azaltabileceğini ifade etti. Biyoteknik mücadelede kullanılan tuzakların ise yalnızca hedef zararlıyı etkilediğini ve çevreye zarar vermediğini aktardı.

Türkiye’nin tarım ilacı ham maddesinde yaklaşık yüzde 95 oranında dışa bağımlı olduğunu belirten Elmalı, yılda yaklaşık 600 milyon dolarlık ilaç ithalatı yapıldığını söyledi. Olası bir ambargo veya kriz durumunda gıda güvenliğinin ciddi risk altına girebileceğini dile getirdi.

Savaş ve afet benzeri olaylarla tarım ilacı konusunda da bir ambargo olması durumunda ülke olarak gıda temininde önemli sorunlar yaşayacağımız kesindir” ifadelerini kullanan Elmalı, “Ülkemizin zengin biyoçeşitliliği tarım ilacı alternatifi ‘Biyolojik Mücadele’ için çok fazla alternatif sunmaktadır. Biyolojik mücadele doğanın kendi baskı mekanizmalarından yararlanılarak geliştirilmiş ve olumsuz etkileri yok denecek kadar az olan bir mücadele yöntemidir. Bu mücadele yöntemi tarımsal kayıpları önlemek adına alternatif olarak geliştirilen, kendi kendini sürdürebilme yeteneğinde olan, en ümit verici, en insan ve çevre dostu ve uzun dönemde en ucuz mücadele yöntemidir” diye konuştu.

“KALINTI EYLEM PLANI VE EĞİTİM ÇALIŞMALARI SÜRÜYOR”

Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yürütülen “Kalıntı Eylem Planı” kapsamında eğitim ve denetim faaliyetlerinin sürdüğünü belirten Elmalı, üretici eğitimleri, popülasyon takibi, denetimler ve örnek uygulama alanlarıyla sürecin desteklendiğini söyledi.

TZOB olarak çiftçilere yönelik eğitimlerin devam ettiğini belirten Elmalı, hem üreticilerin hem de teknik personelin bilinçlendirilmesinin hedeflendiğini ifade etti. Elmalı, doğru ve sürdürülebilir tarım uygulamalarının hem iç piyasada hem ihracatta kaliteyi artıracağını sözlerine ekledi.

Muhabir: Sümeyye Aksu