Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen teleferik kazası davasında, bilirkişi heyeti aralarında işletme ve teknik sorumluların bulunduğu 5 ismi birinci derecede sorumlu tuttu. Raporda, Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz'ün kaza tarihindeki resmi görevi ve önceki yönetim sorumluluğunun etkisi ise mahkemenin takdirine bırakıldı.
BİLİRKİŞİ RAPORUNDA BİRİNCİ DERECE KUSURLULAR BELİRLENDİ
Orta Doğu Teknik Üniversitesinden (ODTÜ) istenen ek bilirkişi raporu, sanıkların kaza anındaki görev tanımları ve sorumluluk alanlarını detaylandırdı. Raporda; ANET Genel Müdür Vekili Ahmet Buğra S., Mega Tower şirket sahibi Serdar T., makine bakım şefi Özgür E., işletme operatörü Serkan Y. ve teknik sorumlu Okan E. meydana gelen faciada birinci derecede sorumlu olarak gösterildi. Heyet, bu isimlerin teknik ve işletme süreçlerindeki doğrudan rollerine dikkat çekti.

MESUT KOCAGÖZ’ÜN DURUMU MAHKEME TAKDİRİNDE
Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz hakkında hazırlanan değerlendirmede, kazadan yaklaşık 4,5 ay önce ANET Yönetim Kurulu Başkanlığı görevinden ayrıldığı ve kaza tarihinde resmi bir görevinin bulunmadığı not düşüldü. Ancak raporda, şirketin mali ve idari organizasyonunu belirleyen eski yönetici sıfatıyla, kaza öncesindeki yönetimsel kararlarının sürece etkisinin olup olmadığına dair kararın mahkemece verilmesi gerektiği kaydedildi.

İKİNCİ DERECE KUSUR VE SUÇLAMADAN MUAF TUTULANLAR
Raporda, kaza tarihinde ANET Yönetim Kurulu Başkanı olan Edip Kemal B., şirketin en üst yetkilisi olarak mali ve teknik organizasyonu yönetmesi sebebiyle "ikinci dereceden sorumlu" olarak tanımlandı. Öte yandan sanıklardan Suphi K., Kazım K., Hüseyin A. ve Aziz A.'nın görev tanımları gereği kazayla ilgili doğrudan bir hatalarının bulunmadığı ve dosyada kusurlarına dair yeterli belge olmadığı belirtilerek kusursuz sayıldıkları ifade edildi.
FACİANIN ARDINDAN GELEN ADLİ SÜREÇ
12 Nisan 2024'te meydana gelen ve 174 kişinin havada asılı kalarak 22,5 saatte kurtarıldığı kaza sonrası açılan davada sanıklar hakkında "taksirle ölüme neden olma" ve "trafik güvenliğini tehlikeye sokma" suçlarından 27'şer yıla kadar hapis isteniyor. İlk etapta tutuklanan sanıkların tamamı ilerleyen duruşmalarda tahliye edilmiş, yargılama süreci tutuksuz olarak devam etmişti. Yeni raporun, davanın karar aşamasında kritik bir rol oynaması bekleniyor.





