TBMM çatısı altında yürütülen çalışmalar sonucunda hazırlanan Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu Raporu kamuoyuyla paylaşıldı. Raporda “Terörsüz Türkiye” hedefi, demokratikleşme adımları ve yeni anayasa vurgusu öne çıktı.
Komisyon; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliği ve Devlet Bahçeli’nin iradesiyle, siyasi parti genel başkanlarının katkıları doğrultusunda oluşturuldu. Çalışmalar, Meclis zemininde çoğulcu ve uzlaşı temelinde yürütüldü.
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde temsil edilen 11 siyasi partiden 51 üyeyle teşekkül eden Komisyon, 5 Ağustos 2025’ten itibaren yaptığı 20 toplantıda 137 kişi ve kurumu dinledi. Toplam 88 saat süren çalışmalarda 4 bin 199 sayfa tutanak tutuldu.
Komisyon, güvenlik, hukuk, demokrasi ve toplumsal bütünleşme başlıklarını tek bir çerçevede ele alan “parlamenter çözüm mimarisi” yaklaşımıyla çalıştı.
“TERÖRSÜZ TÜRKİYE” VE “TÜRKİYE MODELİ”
Raporda, “Terörsüz Türkiye” hedefinin dönemsel bir söylem değil, bir devlet politikası olduğu vurgulandı. Bu hedefin başarıya ulaşması hâlinde ortaya çıkacak yaklaşımın “Türkiye Modeli” olarak literatüre geçeceği ifade edildi.
Metinde, millî iradeye dayanan siyasal bir disiplin içinde devlet aklı ile millet vicdanının birleştiği bir demokratik iradenin ortaya konulduğu belirtildi.
PKK’NIN FESHİ VE SİLAH BIRAKMASI
Raporda, PKK’nın kendini feshettiğinin ve silah bıraktığının devletin istihbarat ve güvenlik birimlerince teyit edilmesi durumunda, örgüt mensuplarının topluma kazandırılması amacıyla “müstakil ve geçici” bir yasa çıkarılması önerildi.
Yapılacak düzenlemelerin toplumda bir “genel af” ya da “cezasızlık” algısı oluşturmaması gerektiği vurgulandı. Silahı ve şiddeti reddeden bireylerin topluma entegrasyonunun esas olduğu ifade edildi.
DEMOKRATİKLEŞME VE YARGI REFORMU ÖNERİLERİ
Raporda demokratikleşme başlığı altında çeşitli önerilere yer verildi:
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesi kararlarına eksiksiz uyulması ve engellerin kaldırılması,
Hasta ve yaşlı tutuklu/hükümlüler için infaz ertelemesi müessesesinin değerlendirilmesi,
Şiddet içermeyen düşünce açıklamalarının terör suçu sayılmaması için Terörle Mücadele Kanunu ve Türk Ceza Kanunu’nda düzenleme yapılması,
Belediye başkanlarının görevden alınması hâlinde yerine atama yapılması yerine belediye meclisinin seçim yapması yönünde mevzuat değişikliği.
Ayrıca siyasi partilerin sunduğu görüşler doğrultusunda daha demokratik, sivil ve özgürlükçü yeni bir anayasa ihtiyacı; TBMM İçtüzüğü, Siyasi Partiler Kanunu ve seçim mevzuatında reform gerekliliği de dile getirildi.
EKONOMİK BOYUT: TERÖRÜN MALİYETİ
Raporda, terörün Türkiye’ye yıllık ortalama 100 ila 240 milyar dolar arasında maliyet oluşturduğu tahminine yer verildi. Bu kaybın önlenmesiyle bölgesel kalkınma farklarının azaltılması ve ekonomik-sosyal programların genişletilmesi hedefleniyor.
“KARDEŞLİK HUKUKU” VURGUSU
Raporda Türk-Kürt ilişkileri tarihsel bir kader birliği olarak tanımlanırken, çözümün “kardeşlik hukuku” anlayışı çerçevesinde ele alındığı ifade edildi. Türklerin, Kürtlerin ve Arapların bölgede yaşayan diğer halklarla birlikte oluşturacağı “doğal ittifak”ın yeni emperyal girişimleri etkisiz hâle getirecek bir dönemi başlatacağı savunuldu.
Komisyon raporunun “Takdim” yazısı, Numan Kurtulmuş tarafından kaleme alındı.
Hazırlanan raporun, toplumsal huzur ve sükûnu zedeleyen terör eylemleri ile şiddet iklimini sona erdirme iradesini kayıt altına aldığı ve bundan sonraki süreçte yasal ve idari adımlara zemin oluşturacağı belirtiliyor.




