ABD’nin Florida eyaletinde 2019 yılında yaşanan ölümcül bir kazaya ilişkin açılan davada, otomotiv devi Tesla tarihinde bir dönüm noktasına imza atıldı. Miami Federal Mahkemesi jürisi, kazada Tesla'nın “otopilot” olarak bilinen sürücü destek sisteminin kusurlu çalıştığına hükmederek şirketin 243 milyon dolarlık tazminat ödemesine karar verdi. Bu karar, Tesla’nın otonom teknolojisi nedeniyle ilk kez yasal olarak sorumlu tutulduğu dava olarak kayıtlara geçti.
KAZADA HEM SÜRÜCÜ HEM DE SİSTEM HATALI
Key Largo bölgesinde meydana gelen kazada, direksiyon başındaki George McGee'nin dikkatsizliği ile Tesla'nın otopilot sisteminin yetersizliği bir araya geldi. Mahkeme, McGee’nin olay sırasında telefonuyla meşgul olduğunu ve bu nedenle kazanın %67 oranında onun hatasından kaynaklandığını belirtti. Ancak otopilot sisteminin de %33 oranında kusurlu olduğu saptandı. Böylece hem insan hatası hem de teknolojik yetersizlik mahkeme kararına yansıdı.
TESLA’YA TARİHİ TAZMİNAT YÜKÜMLÜLÜĞÜ
Jürinin oybirliğiyle aldığı karara göre, Tesla kazadan kısmen sorumlu tutuldu ve şirkete toplam 243 milyon dolar tazminat cezası verildi. Bu ceza, Tesla'nın sürücü destek sisteminin güvenilirliği konusunda bugüne kadar aldığı en ağır yasal yaptırım olarak değerlendiriliyor. Uzmanlar, bu kararın şirketin yasal sorumluluğuna ve otopilot teknolojisinin regülasyon sürecine yönelik küresel etkiler doğurabileceğini vurguluyor.
NE YAŞANMIŞTI?
Söz konusu kaza, 2019 yılında Florida’nın Key Largo bölgesinde gece saatlerinde gerçekleşti. Tesla aracının sürücüsü George McGee, aracıyla seyir halindeyken yol kenarında duran iki yayaya çarptı. 22 yaşındaki Naibel Benavides Leon olay yerinde yaşamını yitirirken, erkek arkadaşı Dillon Angulo kazayı yaralı olarak atlattı. Olayın ardından başlatılan yargı süreci, Tesla’nın otonom sürüş teknolojisinin sorgulanmasına neden oldu.
YATIRIMCILARIN GÖZÜ HİSSELERDE
Mahkemenin kararı sonrası gözler, Tesla’nın borsadaki performansına çevrildi. Şirketin, otopilot teknolojisine ilişkin ilk kez doğrudan sorumlu tutulması, yatırımcılar arasında endişeye neden oldu. Uzmanlar, bu kararın şirketin piyasa değerini ve kamuoyundaki güven algısını nasıl etkileyeceğini yakından izliyor.




