Gelecek Partisi adına TBMM Genel Kurulu’nda söz alan C. Kani Torun, Ramazan ayının yalnızca ibadet dönemi değil, aynı zamanda siyaset kurumu için de bir vicdan ve sorumluluk muhasebesi zamanı olması gerektiğini söyledi.
“MANEVİ ORUÇ TUTALIM”
Konuşmasına Ramazan ayına hilalin görülmesi tartışmalarıyla girildiğini hatırlatarak başlayan Torun, orucun yalnızca aç kalmakla sınırlı bir ibadet olarak anlaşılmasının eksik olduğunu ifade etti.
Oruç ibadetinin toplumsal ve ahlaki bir boyutu bulunduğunu belirten Torun, siyaset kurumuna şu sözlerle seslendi:
“Bedenimizi yemeden içmeden men ederken ruhumuzu da kötü duygulardan men etmemiz gerekiyor. Gelin bu Ramazan ayını adaletsizlik orucuyla, kin ve nefret orucuyla, şer ve nifak orucuyla geçirelim.”
Torun’a göre Ramazan, bireysel arınmanın ötesinde kamu gücünü kullananlar için de bir sorumluluk sınavı niteliği taşıyor.
“VATANDAŞIN UMUDU KALMADI”
Konuşmasında hukuk devleti tartışmalarına da değinen Torun, Türkiye’de yargıya duyulan güvenin ciddi biçimde zedelendiğini savundu. Uluslararası endekslerde Türkiye’nin gerilediğini hatırlatan Torun, siyasi saiklerle yapılan yargılamalar ve KHK uygulamalarının toplumda güvensizlik oluşturduğunu belirtti.
“Hukuk üstünlüğü endeksinde 143 ülke arasında 118. sıradayız. Vatandaşlar arasında adalete olan güven yerlerde. Kimsenin adil yargılanma umudu kalmamış” diyen Torun, Ramazan ayının bu konuda bir vicdan muhasebesine vesile olması gerektiğini vurguladı.
“Mideler meşgul değilken biraz bunun üzerine kafa yorsak, adaletsizliğe bir ay dahi olsa ara versek fena mı olur?” sözleriyle iktidara dolaylı çağrıda bulundu.
“TOPLUM SİYASETİN AYNASIDIR”
Meclis’te kullanılan sert siyasi dilin topluma doğrudan yansıdığını belirten Torun, kutuplaşmanın kaynağına dikkat çekti. Parlamentoda sarf edilen ağır sözlerin toplumda karşılık bulduğunu ifade eden Torun, siyasetçilerin örnek olması gerektiğini söyledi.
“Bugün burada birbirimize söylediğimiz ağır sözler toplumda aynıyla makes buluyor. Toplum burayı aynası olarak görürken insanlarımızın arasına fitne tohumları ekmemiz kabul edilemez” dedi.
“LİDERLER AYNI SOFRADA BULUŞSUN”
Konuşmasının en dikkat çekici bölümünde Cumhurbaşkanı’na seslenen Torun, Ramazan ayında siyasi normalleşme adımı atılmasını önerdi.
“Bu Ramazanda bir kardeşlik sofrası kurulsun. Tüm liderler o sofrada buluşsun. Muhalefetin denetim için burada bulunduğu, bunun demokrasinin tabii sonucu olduğu ifade edilsin. Biz düşman değiliz” ifadelerini kullandı.
Torun, siyasette rekabetin düşmanlığa dönüştürülmemesi gerektiğini vurgulayarak parlamenter demokrasinin doğasına işaret etti.
“DİLE, GÖZE, KULAĞA ORUÇ”
Vatandaşların geçim sıkıntısı yaşadığı bir dönemde siyasi polemiklerin toplumsal karşılık bulmadığını belirten Torun, siyasetin önceliğinin yeniden belirlenmesi gerektiğini ifade etti.
Konuşmasını Ramazan’ın anlamına uygun bir çağrıyla tamamlayan Torun, “Elimize, dilimize, gözümüze, kulağımıza oruç tutturalım. Hakaret etmeyelim, kem sözü işitmeyelim, kusuru görmeyelim” dedi.





