Bugün Oval Ofis çıkışında gazetecilere kısa bir açıklama yapan Donald Trump, İran ile yürütülen diplomatik süreçte yeni bir perde aralandığını iddia ederek, Tahran yönetiminden beklenen hamlenin geldiğini öne sürdü.
"UYGUN KİŞİLER" TARAFINDAN GELEN SIR TELEFON
ABD Başkanı Donald Trump, bölgesel bir savaşın eşiğine gelinen Hürmüz krizinde tansiyonu değiştirecek bir iddiada bulundu. "Karşı taraftan arandığımızı söyleyebilirim" diyen Trump, bu sabah saatlerinde "doğru ve uygun kişiler" tarafından arandıklarını ifade etti. Aramanın kim tarafından yapıldığına veya görüşmenin teknik detaylarına dair ser verip sır vermeyen Trump, bu gizemli temasın tek bir amacının olduğunu savundu: "Anlaşma yapmak istiyorlar." Bu çıkış, Washington’ın yürüttüğü maksimum baskı politikasının somut bir sonucu olarak değerlendirildi.
İRAN'DAN MASAYA DÖNÜŞ SİNYALİ Mİ?
İslamabad'da gerçekleştirilen ve nükleer program ile boğaz geçiş hakları nedeniyle sonuçsuz kalan görüşmelerin ardından, Trump'ın bu son iddiası bir "teslimiyet" veya "zorunlu dönüş" olarak yorumlandı. Trump, görüşmenin detaylarını gizli tutarak masada elini güçlendirmeye çalışırken, ABD’nin nükleer silah yasağı ve Hürmüz ablukası konusundaki tavizsiz şartlarının hâlâ geçerli olduğunu ima etti. Ancak görüşülen kişilerin niteliğine dair yaptığı "uygun kişiler" vurgusu, Tahran'da karar verici mekanizmaların doğrudan devreye girmiş olabileceği ihtimalini güçlendirdi.
TÜRKİYE'NİN BARIŞ DİPLOMASİSİ VE TELEFON TRAFİĞİ
Bu gizemli telefonun perde arkasında, Türkiye'nin bölgedeki arabuluculuk ve kolaylaştırıcılık çabalarının etkili olduğu düşünülüyor. AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik'in "barış görüşmelerinin devam etmesi gerekir" açıklamasıyla eş zamanlı gelen bu gelişme, Ankara'nın her iki başkentle kurduğu yoğun mekik diplomasisinin tarafları yeniden temas kurmaya ittiği şeklinde yorumlanıyor. Türkiye'nin bölgedeki istikrarı koruma yönündeki stratejik gayretleri, Trump’ın "gizemli" olarak nitelendirdiği bu temasların somut bir barış anlaşmasına dönüşmesi için en büyük güvenceyi oluşturuyor.
MÜZAKERE MASASINDA GİZLİLİK VE BASKI SİYASETİ
Trump, kimin aradığını veya ne konuşulduğunu açıklamayarak süreci bir stratejik belirsizlik içinde tutmaya devam ediyor. Bu gizemli tavrın, İran iç siyasetindeki dengeleri gözetmek veya nihai anlaşma öncesi psikolojik üstünlüğü korumak amacıyla sergilendiği tahmin ediliyor. Hürmüz Boğazı'ndaki deniz ticaretinin tamamen durma noktasına gelmesi ve İran ekonomisinin ağır yaptırımlarla sarsılması, bu telefonun bir "çıkış yolu" arayışı olduğunu gösteriyor. Ancak Trump'ın bu "gizemli" çağrısı, taraflar resmen masaya oturana kadar uluslararası kamuoyu tarafından temkinli bir merakla takip edilmeye devam edecek.




