Dünya kamuoyu, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran ile yürüttüğü gizli "Hürmüz Boğazı diplomasisine" kilitlenmişken, perde arkasından küresel dengeleri sarsacak büyük bir askeri zafiyet sızdı. Washington’ın önde gelen strateji kuruluşlarından Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi (CSIS), ABD ordusunun mühimmat stoklarına dair korkutucu bir rapor yayınladı. Rapora göre; Ortadoğu’daki bitmek bilmeyen vekalet savaşları ve Ukrayna’ya yapılan milyarlarca dolarlık yardımlar, ABD’nin hassas güdümlü füze stoklarını eritmiş durumda. Kulislerde konuşulan en büyük korku ise net: Çin, bu zafiyeti fırsat bilerek Tayvan ekseninde büyük bir hamleye girişebilir.

UKRAYNA VE ORTADOĞU ABD STOKLARINI NASIL ERİTTİ?

CSIS raporunun detaylarına göre, ABD’nin son yıllarda yürüttüğü "iki cepheli lojistik destek" stratejisi sürdürülebilir olmaktan çıktı. Ukrayna’daki yoğun topçu ve hava savunma savaşına ek olarak, Ortadoğu’da Husiler ve İran destekli grupların dron saldırılarını engellemek için kullanılan milyarlarca dolarlık Tomahawk ve Patriot füzeleri, Pentagon’un depolarını boşalttı.

Askeri lojistik uzmanları, ABD savunma sanayisinin mevcut üretim hızının, harcanan mühimmat miktarının ancak yüzde 20'sini karşılayabildiğini belirtiyor. Bu durum, Washington'ı modern askeri tarihinde ilk kez "mühimmat tasarrufu" yapmaya zorluyor.

PEKİN VE MOSKOVA EKSENİNDE "ZAFİYET" ALARMI

Washington askeri kulislerinde bu sabah en çok tartışılan senaryo, Pentagon'un içine düştüğü bu lojistik darboğazın Pekin ve Moskova tarafından bir "yeşil ışık" olarak okunması. Stratejistler, Çin’in Tayvan üzerindeki baskısını artırdığı bu dönemde, ABD’nin olası bir Pasifik çatışmasına müdahale edecek yeterli güdümlü füze stoğunun kalmadığına dikkat çekiyor.

Dışişleri'nden S. Arabistan'daki helikopter kazası için taziye mesajı
Dışişleri'nden S. Arabistan'daki helikopter kazası için taziye mesajı
İçeriği Görüntüle

Pentagon Kulislerinden Sızan İddia: "Eğer önümüzdeki 6 ay içinde Tayvan Boğazı'nda bir kriz patlak verirse, ABD ordusu mühimmat yetersizliği nedeniyle doğrudan askeri müdahalede bulunamaz, sadece diplomatik ve ekonomik yaptırımlarla yetinmek zorunda kalır."

TRUMP’IN İRAN İLE "HIZLI BARIŞ" ARAYIŞININ ARKASINDAKİ GERÇEK

ABD Başkanı Donald Trump'ın haftasonu Truth Social üzerinden yaptığı "Arkanıza yaslanın ve rahatlayın, her şey iyi olacak" açıklaması ve İran ile gizli bir uzlaşı taslağı yürütüldüğünün ortaya çıkması, bu füze kriziyle doğrudan bağlantılı.

Analistler, Trump yönetiminin Ortadoğu'daki askeri taahhütleri acilen azaltmak istediğini vurguluyor. ABD, Hürmüz Boğazı'ndaki ablukayı gevşeterek ve İran ile geçici bir ateşkes sağlayarak hem kendi mühimmat stoklarını korumayı hem de askeri lojistiğini tamamen Pasifik hattına, yani Çin'e karşı kaydırmayı hedefliyor. Ancak sahada gerilim düşmüş değil; Lübnan ve Suriye hattındaki hareketlilik Trump'ın bu "hızlı kaçış" planını zora sokuyor.

ABD DEPOLARI DOLDURANA KADAR DÜNYA GÜVENDE Mİ?

Bugün önümüze düşen CSIS raporu, aslında tek kutuplu dünya düzeninin lojistik olarak da sonuna gelindiğinin resmi bir kanıtıdır. ABD, dünyanın "jandarmalığına" soyunurken, modern endüstriyel kapasitesinin bir topyekün savaşı desteklemekte ne kadar hantal kaldığını hesap edemedi.

Şu an yaşanan durum tam anlamıyla küresel bir kumardır. Trump, Ortadoğu'da yangını söndürüp depoları yeniden doldurmak için zaman kazanmaya çalışıyor. Ancak Pekin ve Moskova, ABD'nin bu zafiyet dönemini elindeki en büyük koz olarak kullanacaktır. Önümüzdeki aylarda Tayvan Boğazı'nda veya Doğu Avrupa'da göreceğimiz askeri hareketlilikler, Washington'ın mühimmat depolarındaki boşluk seviyesiyle doğrudan orantılı olacaktır. Dünya, hiç olmadığı kadar tehlikeli bir kırılma noktasına doğru ilerliyor.

Kaynak: HABER MERKEZİ