"Operation Epic Fury" (Destansı Öfke Operasyonu) sonrası şekillenen bu süreçte, Beyaz Saray’ın Tahran üzerindeki baskıyı diplomatik bir sonuca tahvil etmek için belirlediği dört temel sütun dikkat çekiyor.
İşte Trump yönetiminin İran düğümünü çözmek için hazırladığı o kapsamlı planın detayları:
NÜKLEER KAPASİTENİN TAMAMEN VE GERİ DÖNÜŞSÜZ TASFİYESİ
Trump’ın masadaki ilk ve en katı maddesi, İran’ın nükleer programının "sembolik kısıtlamalarla" değil, fiziksel imha ve kalıcı denetimle sonlandırılmasıdır. The Times'ın haberine göre ABD, önceki anlaşmaların (JCPOA) aksine, İran’ın uranyum zenginleştirme kapasitesini sıfıra indirmesini ve tüm nükleer tesislerinin uluslararası denetçilere "kayıtsız şartsız" açılmasını talep ediyor. Trump, "bir daha asla masaya oturulmayacak" kesinlikte bir teknik imha planını şart koşuyor.
BALLİSTİK FÜZE PROGRAMININ VE ASKERİ GÜCÜN SINIRLANDIRILMASI
Sadece nükleer başlıklar değil, bu başlıkları taşıma kapasitesine sahip ballistik füze programı da hedefte. Habere göre Trump, İran’ın bölge ülkelerini ve Avrupa’yı tehdit eden füze envanterinin büyük bir kısmının imha edilmesini ve menzil kısıtlaması getirilmesini istiyor. Ayrıca, Hürmüz Boğazı'ndaki seyrüsefer güvenliğini tehdit eden İran deniz gücünün (Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri) tamamen etkisiz hale getirilmesi, barışın kalıcı olması için sunulan ön şartlar arasında yer alıyor.
REJİM DEĞİŞİMİ VE "YENİ LİDER" SEÇİMİNDE AKTİF ROL
The Times, Trump’ın en tartışmalı planının "siyasi dönüşüm" olduğunu vurguluyor. Habere göre Washington, mevcut teokratik yapının yerine "akılcı ve Batı ile konuşabilen" bir yönetimin gelmesini hedefliyor. Trump’ın bizzat ifade ettiği "yeni liderin seçiminde söz sahibi olma" arzusu, İran halkına "kendi kaderlerini tayin etme" çağrısıyla birleşiyor. Bu plan, Tahran'daki dini liderlik makamının yetkilerinin tırpanlandığı veya tamamen kaldırıldığı yeni bir anayasal düzeni öngörüyor.
BÖLGESEL VEKİL GÜÇLERİN (PROXIES) TASFİYESİ
Trump’ın dördüncü planı, İran’ın Lübnan, Yemen, Irak ve Suriye’deki "direniş ekseni" olarak adlandırılan vekil güçlerini kapsıyor. Habere göre ABD, İran'ın Hizbullah, Husiler ve diğer milis gruplara sağladığı tüm mali ve askeri desteği kesmesini, bu grupların silahsızlandırılmasını talep ediyor. Trump yönetimi, İran’ın sınırları dışındaki askeri etkisini tamamen bitirmeden Orta Doğu’da gerçek bir ateşkesin mümkün olmayacağına inanıyor.
The Times’ın analizine göre, bu dört aşamalı plan Tahran tarafından "teslimiyet belgesi" olarak nitelendirilse de, Trump yönetimi ekonomik yaptırımların ve askeri vuruşların yarattığı tahribatın İran’ı bu maddeleri müzakere etmeye zorlayacağını düşünüyor. Özellikle Hürmüz Boğazı'nın güvenliği için uluslararası bir koalisyon çağrısı yapan Trump, bu planın "ebedi barışın tek yolu" olduğunu savunuyor.





