Trump'ın "Yeter artık" diyerek duyurduğu yasak kararını medya aracılığıyla öğrenen İsrail hükümeti, ateşkes anlaşmasındaki "kendini savunma hakkı" ile bu açıklamanın çeliştiğini savunurken, Beyaz Saray saldırı amaçlı tüm operasyonların durdurulduğunu teyit etti. 16 Nisan'da duyurduğu 10 günlük ateşkesin ardından sosyal medya üzerinden İsrail'e "Artık bombalamayacaksınız" diye seslenen Trump'ın, Tel Aviv ile Washington arasında diplomasi trafiğini hızlandırdığı ve anlaşmanın yorumlanması konusunda görüş ayrılıklarını da gün yüzüne çıkardığı belirtildi.
TRUMP'TAN BEKLENMEDİK "YETER ARTIK" ÇIKIŞI
ABD Başkanı Donald Trump’ın, İsrail’in Lübnan operasyonlarına dair kullandığı keskin ifadeler Orta Doğu diplomasisinde taşları yerinden oynattı. Trump’ın sosyal medya üzerinden Netanyahu hükümetine seslenerek, "İsrail artık Lübnan’ı bombalamayacak, ABD bunu yapmalarını yasakladı. Yeter artık" ifadelerini kullanması, İsrail kanadında büyük bir şaşkınlıkla karşılandı. Axios haber sitesine konuşan kaynaklar, Trump’ın bu denli sert ve "tamamen farklı" bir dil kullanmasının İsrail kabinesinde soğuk duş etkisi yarattığını belirtti.
NETANYAHU VE EKİBİ HAZIRLIKSIZ YAKALANDI
Başbakan Binyamin Netanyahu ve kurmayları, ABD Başkanı’nın bu kararını önceden bir diplomasi kanalıyla değil, doğrudan medya üzerinden öğrendi. Trump’ın açıklamasına "hazırlıksız yakalanan" İsrail tarafı, derhal Beyaz Saray ile iletişime geçerek bu çıkışın ne anlama geldiğine dair detaylı bir açıklama talep etti. İsrailli yetkililerin, sahada devam eden askeri stratejileri ile Trump’ın bu yeni "yasak" dili arasındaki uyumsuzluktan duydukları endişeyi dile getirdikleri ifade edildi.
BEYAZ SARAY’DAN "SAVUNMA HAKKI" HATIRLATMASI
İsrail’in tepkisi üzerine Beyaz Saray cephesinden konuya ilişkin bir açıklama geldi. Bir hükümet yetkilisi, imzalanan ateşkes anlaşmasının İsrail’in Lübnan hedeflerine karşı herhangi bir "saldırı amaçlı" askeri operasyon düzenlemeyeceğini net bir şekilde ortaya koyduğunu vurguladı. Ancak aynı yetkilisi, İsrail’in "planlı, yakın tehdit oluşturan veya devam eden saldırılara karşı" kendini savunma hakkının saklı tutulduğunu belirterek, Trump’ın "yasak" ifadesini anlaşma çerçevesinde yumuşatmış oldu.
İki müttefik arasındaki bu üslup farklılığının, 10 günlük kritik sürecin ardından kalıcı bir çözüme dönüşüp dönüşmeyeceği merakla bekleniyor.





