TSK'nın kariyer sistemi, sözleşmeli erbaş ve erlerin kamu istihdamı, sağlık hizmetleri ve askeri personelin özlük haklarını içeren kanun teklifinin birinci bölümü üzerindeki görüşmeler tamamlandı. İktidar kanadı teklifi "stratejik bir kazanım" olarak savunurken, muhalefet temsilcileri mülakat şartı, cezai düzenlemeler ve askeri hastanelerin (GATA) kapalı olması gibi konulara dikkat çekerek eleştirilerini sıraladı.
İKTİDAR KANADI: "STRATEJİK KAZANIM VE HUKUKİ UYUM"
Kanun teklifinin ilk imza sahiplerinden AK Parti Çorum Milletvekili Yusuf Ahlatcı, teklifin TSK'nın personel sistemini güçlendirdiğini ve Anayasa Mahkemesi kararları doğrultusunda mevzuat bütünlüğü sağladığını vurguladı. Sözleşmeli erbaş ve erlerin kamu istihdamındaki payının artırılmasını "gençlere yeni hayat kapısı" olarak nitelendiren Ahlatcı, bu düzenlemenin askeri tecrübenin sivil kamu hizmetine aktarılması için stratejik bir kazanım olduğunu belirtti. Ayrıca, söz konusu düzenlemelerin personelin özlük haklarını iyileştirmeyi amaçladığını ve gençlerin kariyer planlamalarına olumlu katkı sağlayacağını ifade etti. Bu reformların, sahadaki pratik ihtiyaçlara doğrudan yanıt vererek sistemin genel verimliliğini artırması hedefleniyor.

MUHALEFETTEN "GATA" VE "LİYAKAT" ELEŞTİRİSİ
Görüşmelerde öne çıkan başlıklar şunlar oldu:
-
Askeri Hastaneler (GATA): İYİ Parti ve MHP sıralarından gelen ortak eleştiride, NATO üyesi ülkeler içerisinde askeri hastanesi bulunmayan tek ülkenin Türkiye olduğu vurgulandı. MHP Milletvekili Zuhal Karakoç, askeri sağlık sisteminin yeniden kurulmasının stratejik bir zaruret olduğunu dile getirirken, askeri cerrahların harp koşullarına hakimiyetinin önemine dikkat çekti. Askeri tıbbın gerektirdiği özel donanımın sivil hastanelerde tam olarak karşılanamayacağı görüşü dile getirildi.
-
Mülakat ve Cezai Düzenlemeler: CHP ve DEM Parti temsilcileri, personeli elde tutmanın yolunun "cezaları artırmak" değil, çalışma barışını sağlamak olduğunu savundu. İşe alımlarda mülakat şartı getirilmesinin şeffaflık ve liyakat açısından sorun teşkil edeceği belirtilirken, cezaların caydırıcılığından ziyade nitelikli personel kaybına yol açabileceği uyarısı yapıldı.
-
Doktorların İstifası: Yeni Yol Partisi'nden Bülent Kaya, TSK'dan ayrılan doktorlara getirilen kısıtlamaların "çalışma hürriyetine aykırı" olduğunu iddia etti. Bu sınırlamaların hekimlerin sivil kurumlara geçişini haksız yere engellediğini savunan Kaya, sağlık sorunlarının yoğun olduğu bu dönemde söz konusu kısıtlamaların kamu yararına hizmet etmeyeceğini ifade etti.
HULUSİ AKAR: "YARGI SÜRECİNİN KESİNLEŞMESİ ŞART"
TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar, TSK'nın etkinliğini ve caydırıcılığını artırmak için çalıştıklarını belirtti. İdari yargılama usulüne ilişkin düzenlemeye değinen Akar, "Yargı süreci gerçekleşmeden birtakım tedbirler alındığında yürütmenin durdurulması ileri geri hareketlere yol açıyor. Buna meydan vermemek için yargı sürecinin kesinleşmesi şart" değerlendirmesinde bulundu. Akar, bu tür yasal düzenlemelerin idari işlemlerde belirsizliği ortadan kaldırarak hem personel hem de kurum için daha öngörülebilir bir süreç oluşturacağını belirtti. TSK'nın sahadaki başarısının, hukuki altyapının netliği ile doğrudan bağlantılı olduğunu vurgulayan Akar, modern savunma mimarisi için bu düzenlemelerin elzem olduğunu savundu.
GÖRÜŞMELER YARIN DEVAM EDECEK
Kanun teklifinin birinci bölümü üzerindeki görüşmelerin tamamlanmasının ardından Meclis Başkanvekili Tekin Bingöl, birleşimi 1 Temmuz saat 14.00'te toplanmak üzere kapattı. Teklifin geri kalan maddelerinin önümüzdeki günlerde yasalaşması bekleniyor. Meclis kulislerinde teklifin kalan kısımları üzerinde siyasi partilerin uzlaşı arayışlarının süreceği konuşuluyor. Genel Kurul'da yarınki oturumda, ilgili maddelerin oylamasına geçilmesi ve kapsamlı bir tartışma sürecinin daha yürütülmesi öngörülüyor.




