Türkiye İstatistik Kurumu’nun açıkladığı Konut ve İş Yeri Satış İstatistikleri, piyasada dengelerin değiştiğini ortaya koydu. Toplam satışlar sınırlı hareket ederken, vatandaşın alım gücündeki zayıflama verilerde net şekilde hissedildi.
İKİNCİ ELDE KAN KAYBI
Mart ayında yeni (ilk el) konut satışları geçen yılın aynı dönemine göre yalnızca %1,3 artarak 35 bin 725 oldu. Ancak piyasanın büyük kısmını oluşturan ikinci el satışlar %3,6 düşüşle 77 bin 642’ye geriledi.
Toplam satışlar içinde:
- İlk el konutların payı: %31,5
- İkinci el konutların payı: %68,5
Bu dağılım, talebin zayıfladığını ve özellikle ikinci elde durgunluğun derinleştiğini gösteriyor.
KREDİYLE AYAKTA DURAN PİYASA
Verilerin en çarpıcı kısmı ise finansman tarafında ortaya çıktı.
- İpotekli satışlar: %35,9 artışla 25 bin 978
- Peşin/senetli satışlar: %9,6 düşüşle 87 bin 389
Bu tablo, konut alımında nakit gücünün zayıfladığını ve tüketicinin giderek daha fazla krediye yöneldiğini ortaya koyuyor.
“GERÇEK” DURGUNLUK ARINDIRILMIŞ VERİDE
TÜİK’in mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış verileri, piyasadaki yavaşlamanın daha derin olduğunu gösterdi:
- İlk el satışlar yıllık bazda %1,8 azaldı
- İkinci el satışlar yıllık bazda %6,2 geriledi
- Aylık bazda ise ilk el %9,6, ikinci el %5,5 düştü
Bu veriler, yüzeydeki sınırlı hareketliliğin arkasında ciddi bir daralma olduğunu ortaya koyuyor.
YABANCI YATIRIMCI GERİ ÇEKİLDİ
Yabancılara yapılan konut satışları da sert düşüş kaydetti. Mart ayında satışlar %20 azalarak 1.353’e geriledi. Toplam içindeki payı ise %1,2’ye kadar düştü.
En fazla alım yapan ülkeler:
- Rusya Federasyonu
- İran
- Almanya
Ancak genel tablo, yabancı talebinin de zayıfladığını gösteriyor.
İŞ YERİNDE DE AYNI TABLO
Konut piyasasındaki daralma iş yeri satışlarına da yansıdı:
- İlk el iş yeri satışları: %5,4 düşüş
- İkinci el iş yeri satışları: %12,3 düşüş
- İpotekli iş yeri satışları: %60,1 artış
Bu veriler, yalnızca vatandaşın değil esnafın da giderek daha fazla borçlanarak yatırım yapmaya çalıştığını ortaya koyuyor.
PİYASA NEYE EVRİLİYOR?
Uzmanlara göre ortaya çıkan tablo net:
Konut ve iş yeri piyasası nakitten koparak krediye bağımlı hale geliyor.
Artan faiz oranlarına rağmen ipotekli satışlardaki yükseliş, barınma ihtiyacının ertelenemediğini; ancak bunun giderek daha ağır bir finansman yüküyle karşılandığını gösteriyor.






