Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre intihar sayısı 2016 yılında 3 bin 193 olarak kaydedilirken, bu sayı 2020’de 3 bin 710’a, 2021’de 4 bin 194’e ve 2024 itibarıyla 4 bin 460’a yükseldi. Sekiz yıllık süreçte yaklaşık yüzde 40’a yaklaşan artış dikkat çekti.
Benzer şekilde kaba intihar hızı da yükseliş gösterdi. 2016 yılında yüz binde 3,94 olan oran, 2024 yılında yüz binde 5,22 seviyesine çıktı. Ruh sağlığı alanında çalışan uzmanlar, bu artışın toplumsal düzeyde stres faktörlerinin yoğunlaştığını gösterdiğini belirtiyor.

GENÇ YAŞ GRUPLARI ÖNE ÇIKIYOR
Veriler, intihar vakalarının yaş dağılımında genç nüfusun öne çıktığını ortaya koyuyor. 20–24 yaş grubu toplam vakaların yüzde 13,1’ini oluştururken, 25–29 yaş aralığı yüzde 13,7 ile en yüksek oranlardan birine sahip.
Psikiyatri uzmanları, genç yetişkinlik döneminin eğitimden iş hayatına geçiş, ekonomik bağımsızlık ve kimlik inşası gibi kritik süreçleri içerdiğine dikkat çekerek, bu dönemde yaşanan belirsizliklerin risk faktörlerini artırabileceğini ifade ediyor.
EĞİTİM DÜZEYİNE GÖRE ARTIŞ
Eğitim durumuna göre dağılım incelendiğinde de dikkat çekici bir yükseliş görülüyor. Yükseköğretim mezunları arasında 2016 yılında 382 olan intihar vakası, 2024’te 840’a çıktı. Bu artış, yaklaşık yüzde 120’lik bir yükselişe işaret ediyor.
Uzmanlar, eğitim düzeyinin tek başına koruyucu bir faktör olarak değerlendirilmemesi gerektiğini, özellikle iş gücü piyasasında yaşanan uyumsuzluklar ve beklenti-gerçeklik farkının psikolojik baskıyı artırabileceğini vurguluyor.

NEDENLERİ NE OLABİLİR?
Alan uzmanlarına göre intihar vakalarındaki artışın arkasında birden fazla etken bulunuyor:
Ekonomik faktörler: İşsizlik, gelir yetersizliği ve güvencesiz çalışma koşulları, bireylerin gelecek algısını doğrudan etkileyen unsurlar arasında yer alıyor.
Toplumsal güven: Artan şiddet olayları ve güvenlik algısındaki zayıflama, bireylerin kendilerini güvende hissetme düzeyini düşürebiliyor.
Sosyal ilişkiler: Dijitalleşmenin hızlanmasıyla birlikte yüz yüze sosyal bağların zayıflaması ve yalnızlık hissinin artması, özellikle gençler üzerinde etkili oluyor.
Ruh sağlığı hizmetleri: Uzmanlar, ruh sağlığı hizmetlerine erişimde bölgesel ve ekonomik eşitsizliklerin bulunduğunu, önleyici ve erken müdahale mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini ifade ediyor.
UZMANLARDAN YAPISAL ÇÖZÜM ÇAĞRISI
Psikiyatri ve sosyoloji alanında çalışan uzmanlar, mevcut tablonun yalnızca bireysel düzeyde ele alınamayacağını, kamu politikalarıyla desteklenen bütüncül bir yaklaşım gerektiğini belirtiyor.
Bu kapsamda; ekonomik istikrarın güçlendirilmesi, genç istihdamının artırılması, ruh sağlığı hizmetlerinin yaygınlaştırılması ve toplumsal dayanışmayı artıracak sosyal politikaların geliştirilmesi öneriliyor.
Uzmanlara göre intihar oranlarındaki artış, toplumun genel ruh sağlığına ilişkin önemli bir gösterge olarak değerlendirilmeli ve uzun vadeli, sürdürülebilir politikalarla ele alınmalı.




