Türkiye’nin 8. Cumhurbaşkanı ve eski Başbakanı Turgut Özal, vefatının 33. yılında anılıyor. Türk siyasi tarihinin en etkili isimlerinden biri olarak gösterilen Özal, yalnızca genel geçer bir siyasetçi değil, Türkiye’nin ekonomik ve toplumsal yönelimini değiştiren liderlerden biri olarak değerlendiriliyor.

Özal döneminin Türkiye açısından bir “kırılma noktası” niteliği taşıdığı belirtilirken, devlet merkezli ekonomik yapıdan serbest piyasa modeline geçişte ve Türkiye’nin dünyaya açılma hamlelerinin bu dönemde hız kazandığı ifade ediliyor.

Türkiye’nin yardım eli Venezuela’da
Türkiye’nin yardım eli Venezuela’da
İçeriği Görüntüle

TÜRKİYE’NİN EKONOMİK YÖNÜNÜ DEĞİŞTİRDİ

1980’li yıllarda önce ekonominin başına geçen, ardından başbakanlık görevini üstlenen Turgut Özal, Türkiye’nin kapalı ekonomik modelden uzaklaşarak dışa açık büyüme modeline yönelmesinde başrol oynadı. Özal döneminde Türkiye ekonomisi büyük bir dönüşüme şahit oldu. Türkiye’de ihracat odaklı ekonomi teşvik edilerek döviz işlemlerinde serbestleşmeye gidildi. Öte yandan özel sektöre güç kazandırıldı ve ülkeye yabancı sermaye girişine kapılar açıldı.

Özal döneminde atılan bu olumlu adımlarla Türkiye ekonomisi küresel ekonomiyle güçlü bağlar kurdu.

TÜRKİYE’DEKİ LİBERAL DÖNÜŞÜMÜN SİMGESİ

Siyaset bilimcilere göre Özal’ın en önemli etkilerinden biri de Türkiye’de liberal dönüşüm sürecinin başlatılmasında oldu. Dönüşüm çerçevesinde girişimcilik teşvik edilerek Anadolu sermayesine güç kazandırıldı. Bugün Türkiye ekonomisinde etkin rol oynayan birçok şirketin, temellerinin Özal döneminde atıldığı belirtiliyor.

Özal, "Bireyin devlet için değil, devletin birey için var olduğu" anlayışını savunarak halkın devlete, devlet yöneticilerinin de halka bakış açısını değiştirdi.

ÜLKE İÇİN BİR KIRILMA NOKTASI OLDU

Akademisyenlere göre Özal dönemi, Cumhuriyet tarihindeki en belirgin dönüşüm eşiklerinden biri oldu. Çünkü bu süreçte Türkiye kapalı ekonomiden açık ekonomiye, İçe dönük yapıdan küresel entegrasyona adım attı. Uzmanlar, bu yüzden hala birçok değerlendirmede “Özal öncesi ve Özal sonrası Türkiye” ayrımı yapıldığını ifade etti.

SUİKASTÇİSİNİ BİLE AFFETTİ

Özal, 18 Haziran 1988'de Anavatan Partisi'nin Ankara Atatürk Spor Salonu'nda düzenlenen 2. Olağan Kongresi'nde yaptığı konuşma sırasında uğradığı silahlı saldırıda sağ elinden yaralandı. Yaralı halde kürsüye çıkan Özal, "Bilhassa belirtmek istiyorum, Allah'ın verdiği ömrü, O'nun isteğinden başka alacak yoktur, biz de O'na teslim olmuşuzdur" ifadelerini kullandı.

Suikastı düzenleyen Kartal Demirağ, saldırı sonrasında yakalandı ve yargılama sonucunda idama mahkum edildi. Daha sonra cezası 20 yıl hapse çevrilen Demirağ, 4 yıl hapis yattıktan sonra Turgut Özal tarafından 1992'de affedildi.

ÖLÜMÜ HALA TARTIŞMALI

Turgut Özal’ın 17 Nisan 1993'te vefat etmesinin ardından ölümüne ilişkin çok sayıda iddia ortaya atıldı. Ölümünden 19 yıl sonra 2012'de "cinayet sonucu öldüğü" yönündeki iddialar nedeniyle otopsi yapılması için Özal'ın mezarı açıldı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, otopsi raporuna göre, mevcut bilgi ve bulgularla Özal'ın kesin ölüm sebebinin tespit edilemediğini belirtti.

Kaynak: HABER MERKEZİ