Ankara 4. İş Mahkemesi’nin, sendikaların Öğrenci Gelişim Raporlarının doldurulmamasına yönelik aldığı eylem kararını iptal etmesine tepkiler sürüyor. Türk Eğitim-Sen Genel Sekreteri Selahattin Dolgun, söz konusu karara ilişkin Türkinform’a açıklamalarda bulundu.
Kararı değerlendiren Selahattin Dolgun, söz konusu kararın hem ulusal mevzuata hem de uluslararası sözleşmelere aykırı olduğunu belirterek, kararın sendikal hakları zedelediğini ifade etti.
Dolgun, mahkemenin verdiği hükmün sendika kanunu, uluslararası sözleşmeler ve Danıştay içtihatlarıyla çeliştiğini savundu. Sendikal faaliyetlerin anayasal güvence altında olduğunu hatırlatan Dolgun, “Bu karar yalnızca hukuki açıdan değil, aynı zamanda sendikal mücadelenin geleceği açısından da ciddi bir sorun teşkil etmektedir” dedi.
“ÖĞRETMENLERE EK YÜK GETİRİLDİ”
Eylem kararının neden alındığına ilişkin de açıklamalarda bulunan Dolgun, öğretmenlerin asli görevlerinin dışında ek iş yüküyle karşı karşıya bırakıldığını dile getirdi. Öğrenci Gelişim Raporlarının öğretmenler açısından “angarya” niteliği taşıdığını ifade eden Dolgun, “Öğretmenlerimizin görevi ders anlatmak ve öğrencilerine rehberlik yapmaktır. Bu tür uygulamalar ise öğretmenlerin iş yükünü artırmakta ve eğitim sürecini olumsuz etkilemektedir” dedi.
Bu gerekçelerle sendikaların ortak bir eylem kararı aldığını belirten Dolgun, mahkemenin iptal kararının bu hak arayışını sekteye uğrattığını söyledi.
“SENDİKAL HAKLARA MÜCADELE RİSKİ TAŞIYOR”
Kararın uzun vadeli etkilerine de dikkat çeken Dolgun, söz konusu hükmün ilerleyen süreçte sendikaların alacağı eylem kararlarını da tartışmalı hale getirebileceğini ifade etti. Sendikaların temel varlık nedeninin çalışanların ekonomik, sosyal ve özlük haklarını savunmak olduğunu belirten Dolgun, “Bu tür kararlar, sendikal faaliyetlerin önüne engel koyabilir ve hak arama yollarını daraltabilir” ifadelerini kullandı.
YÜZBİNLERCE EĞİTİM ÇALIŞANINI DOĞRUDAN ETKİLİYOR
Dolgun, özellikle kamu çalışanlarının sendikal örgütlenme hakkının geniş bir kesimi ilgilendirdiğini vurgulayarak, Türkiye’de yaklaşık 900 bine yakın sendikalı öğretmen bulunduğunu hatırlattı. Bu yönüyle kararın yalnızca belirli bir sendikayı değil, yüz binlerce eğitim çalışanını doğrudan etkileyebileceğini kaydetti.
“EYLEM KARARI DA TARTIŞMALI HALE GELEBİLİR”
Kararın emsal teşkil etme ihtimaline de değinen Dolgun, gelecekte sendikaların çeşitli olaylar karşısında alacağı eylem kararlarının da benzer şekilde yargı konusu yapılabileceğine işaret etti. “Yarın bir gün bir öğretmene yönelik şiddet ya da başka bir olay yaşandığında alınacak iş bırakma gibi eylem kararlarının da engellenmesinin önü açılabilir” diyen Dolgun, bu durumun sendikal mücadeleyi zayıflatabileceğini dile getirdi.
“HUKİKİ MÜCADELE BAŞLATILACAK”
Türk Eğitim-Sen olarak karara karşı gerekli tüm hukuki adımların atılacağını belirten Dolgun, itiraz sürecinin başlatılacağını açıkladı. “Bu kararı kabul etmiyoruz. Hukuki yollarla mücadelemizi sürdüreceğiz ve düzeltilmesini bekliyoruz” ifadelerini kullanan Dolgun, yargıya olan güvenlerini koruduklarını da sözlerine ekledi.





