Dünya Sağlık Örgütü Başkanı Tedros Ghebreyesus'un açıklamalarına göre, Arjantin'den hareket edip Yeşil Burun Adaları'na doğru ilerleyen Hollanda bandıralı MV Hondius isimli yolcu gemisinde hantavirüs vakaları artış gösteriyor. İçerisinde onlarca farklı ülkeden 147 yolcunun bulunduğu gemide şu ana kadar beşi doğrulanmış, üçü şüpheli toplam sekiz vaka bildirildi. Salgında hayatını kaybedenlerin sayısı üçe yükselirken, enfeksiyonun Güney Afrika çıkışlı bir uçuştaki KLM kabin memuruna da bulaşması üzerine Amsterdam'da hastaneye kaldırılma işlemi gerçekleşti. Yeni bir küresel salgın endişesi yaratan ve Dünya Sağlık Örgütü tarafından yakından izlenen virüsle ilgili Sağlık Bakanlığı ve enfeksiyon uzmanları kritik değerlendirmelerde bulundu.

HANTAVİRÜS SALGININDA YENİ BİR KÜRESEL DALGA ENDİŞESİ

Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, genellikle kemirgenlerin dışkı, idrar veya salyalarının karıştığı tozların solunmasıyla bulaşan 20'den fazla hantavirüs türü bulunuyor. Gemideki vakaların insanlardan insanlara yakın temasla bulaşabilen nadir And türü olabileceği ihtimali üzerinde duruluyor. Adını Latin Amerika'daki And dağlarından alan virüsün geçmişte Arjantin'de tek bir kişiden 34 kişiye bulaşarak 11 kişinin ölümüne neden olduğu biliniyor. Öte yandan Hollanda Sağlık Bakanlığı, KLM havayolu şirketinde görev yapan bir kabin memurunun hantavirüs şüphesiyle Amsterdam'da hastaneye kaldırıldığını açıkladı. Kabin memurunun, Johannesburg'ta hantavirüs nedeniyle yaşamını yitiren ve MV Hondius gemisinin yolcularından olan 69 yaşındaki Hollandalı kadınla temas ettiği belirlendi.

HANTAVİRÜSÜN AKCİĞER VARYANTI YÜZDE 50 ÖLÜM ORANINA SAHİP

Uzmanlar, hantavirüsün kıtalara göre farklı belirtiler gösterdiğini belirterek Amerika kıtasında görülen türün doğrudan akciğerleri hedef aldığını ifade etti. Akciğerlerde ani sıvı birikmesine ve solunum yetmezliğine yol açan bu varyantın ölüm oranının yüzde 50'ye kadar çıkabildiğini aktaran doktorlar, kuluçka süresi ortalama üç hafta ile iki ay arasında değişen virüsün, temizlik kurallarına uyularak kontrol altında tutulabileceğini vurguluyor.

S 6E7301A8F6Dde5Bfcf35999B87957F91274Bc15D

"TÜRKİYE’YE GELEBİLECEĞİNİ YILLAR ÖNCE SÖYLEMİŞTİM"

Hanta virüsünün yayılımı hakkında yapılan değerlendirmelerde, 1990'lı yıllarda Türkiye için potansiyel risklerin öngörüldüğü belirtildi. Konuya dikkat çeken uzman bir isim, "Türkiye’ye gelebilecek enfeksiyonları 1992-1993 yıllarında işaret etmiştim. Bunlardan biri Kırım Kongo’ydu, biri West Nile virüsüydü, biri de fare ve kemirici kaynaklı hanta virüsüydü" ifadelerini kullandı. Türkiye'nin Asya ülkeleri ile artan ticaret hacminin getirebileceği durumlara da değinen uzmanlar, taşımacılık yolları üzerinden canlıların nasıl taşındığını aktararak "Gemilerle sadece konteyner gelmiyor, fareler de geliyor" dedi.

"BEKLENEN ŞEY BİRKAÇ YIL ÖNCE ZONGULDAK LİMANI’NDA OLDU"

Türkiye'nin hantavirüs geçmişine bakıldığında ilk vakanın 1997 yılında İzmir'de böbrek yetmezliği şikayetiyle hastaneye başvuran hastalarda tespit edildiği görülüyor. 2009 yılında Zonguldak ve çevresinde sekiz kişide rastlanan virüsün o dönem bir kişinin hayatını kaybetmesine neden olduğu biliniyor. Zonguldak Limanı'nda meydana gelen olayı anımsatan doktorlar, "Beklenen şey birkaç yıl önce Zonguldak Limanı’nda oldu" şeklinde konuştu. Zonguldak'taki vakaların boyutunu aktaran uzmanlar, "Orada 10-12 kişilik küçük bir salgın yaşandı. Zannediyorum ölüm olmadı. Eğer yerleşseydi bu enfeksiyonu sürekli görmek durumunda kalacaktık" ifadelerini kullandı.

S 4C962Ea9B650De4716Fb73Fccd0Ec7B8709Fef0C

"İDRAR HAVAYA KARIŞTIĞINDA SOLUNUM YOLUYLA İNSANLARA BULAŞABİLİR"

Hanta virüsünün bulaş mekanizmasına dair bilgi veren uzmanlar, "Fare enfekte olduğu zaman hemen ölmez. Virüsü böbreklerinde üretir. İdrar havaya karıştığında solunum yoluyla insanlara bulaşabilir" dedi. Gemilerin fiziksel yapısının kemirgenler için barınma alanı oluşturduğuna dikkat çekilirken, "Gemilerde tavan ve duvar kaplamalarının arası fareler için saklanma alanıdır. Fareler limandan limana gezer. Rıhtıma bağlanan halatlar üzerinden gemiye çıkabilirler" diye konuşuldu.

"TEK BİR ENFEKTE FARE BİLE O GEMİYİ ENFEKTE EDER"

Yolcu gemisindeki vakalarla ilgili gemi şirketinin açıklamalarını değerlendiren doktorlar, "Firma bunun insandan insana geçtiğini savunmaya çalışıyor" ifadelerini kullandı. Gemideki canlıları tespit etmenin zorluklarına değinen uzmanlar, "Gemide fare bulmak çok zor iştir. Fareler insanlardan uzak alanlarda koloni oluşturur. Tek bir enfekte fare bile o gemiyi enfekte eder" dedi.

"Horon bizumdur" dediler, Guinness Rekorlar Kitabı'na girdiler
"Horon bizumdur" dediler, Guinness Rekorlar Kitabı'na girdiler
İçeriği Görüntüle

S B9C3E1F0711C510B7C534B255D0772F5D32Efeae

"O GEMİNİN HALA ATLANTİK OKYANUSU'NDA DOLAŞTIRILMASI BİR SKANDALDIR"

Geminin tahliye edilmemesi sürecini değerlendiren enfeksiyon uzmanları, "O geminin hala Atlantik Okyanusu’nda dolaştırılması bir skandaldır. Hiç kimse sahiplenmiyor" dedi. Salgının kontrolü için gemide yapılması gereken müdahaleleri sıralayan uzmanlar, "Yolcuların karaya alınması gerekir" diyerek alınması gereken sıhhi tedbirleri şu sözlerle aktardı: "Gemi yoğun şekilde ilaçlanmalı, dezenfekte edilmeli. Fareler yok edilmeli. Yolcular yaklaşık 14 gün karantinada tutulmalı." Gemideki yaşam koşullarının geçici süreliğine nasıl düzenlenmesi gerektiği konusunda ise, "Gemide yemek pişirilmemeli. İnsanlara yüksek kaliteli maske taktırılmalı" uyarısı yapıldı.

"BÖBREK SÜZEMEDİĞİ İÇİN İDRAR ÇIKIŞI AZALIR"

Hastalığın böbrek fonksiyonlarını bozduğunu aktaran doktorlar, "Böbrek süzemediği için idrar çıkışı azalır. Bu durumda hipertansif kriz gelişebilir. İleri aşamada diyaliz gerekebilir" dedi. Hastalığın solunum yollarını da etkileyebileceğini belirten uzmanlar, "Bazı türlerde akciğer ödemi ve ağır solunum tablosu oluşabiliyor" diye konuştu.

BAKANLIKTAN BEKLENEN HANTAVİRÜS AÇIKLAMASI GELDİ

Dünyada yayılan hantavirüs vakalarının ardından Sağlık Bakanlığından yapılan ve tüm uyarılara tek paragrafta yer verilen açıklama şu şekilde oldu: “Kamuoyuna yansıyan hanta virüsü vakalarına ilişkin süreç, Bakanlığımız tarafından bilimsel esaslar doğrultusunda titizlikle takip edilmektedir. Ülkemizde henüz pozitif vaka tespit edilmemiştir. Vatandaşlarımızın yalnızca resmî makamlar tarafından yapılan açıklamaları dikkate almaları, kamuoyunda dolaşıma giren doğrulanmamış bilgilere karşı dikkatli olmaları önem arz etmektedir.”

Kaynak: HABER MERKEZİ