Avrupa Birliği’nin "endişeliyiz" açıklamasına sert yanıt veren Türk yetkililer, organizasyonun takdir yetkisinin Türkiye'de olduğunu belirterek AB'ye 2004 Annan Planı sürecindeki dengesiz tutumunu hatırlattı.
RUM HEYETİ SALONA ALINMADI
27 Mart 2026 tarihinde New York’taki BM Genel Merkezi’nde gerçekleştirilen COP31 hazırlık toplantısında diplomatik bir kriz yaşandı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un başkanlık ettiği oturuma katılmak isteyen Güney Kıbrıs heyeti, Türk yetkililer tarafından reddedildi. Benzer bir engellemenin Dünya Sıfır Atık Günü etkinliklerinde de yaşanması, Ankara’nın bu konudaki kararlı tutumunu bir kez daha gözler önüne serdi.

AB’DEN "EGEMEN EŞİTLİK" TEPKİSİ
Güney Kıbrıs heyetinin dışarıda bırakılması üzerine Avrupa Birliği, üye devletleri adına hızlı bir açıklama yayımladı. AB kanadı, yaşanan durumun BM’nin egemen eşitlik ilkesine ve tam kapsayıcılık ruhuna aykırı olduğunu iddia etti. Tüm üye devletlerin BM süreçlerine eşit katılım hakkı bulunduğunu savunan Brüksel, Türkiye’nin bu hamlesinden duyduğu "ciddi endişeyi" diplomatik kanallar aracılığıyla dile getirdi.
"SADECE TANIDIĞIMIZ ÜLKELER DAVETLİ"
Türk yetkililer ve sözcüler, AB'nin eleştirilerine organizasyonun niteliğine dikkat çekerek yanıt verdi. Söz konusu toplantının resmi bir UNFCCC süreci değil, COP31 Başkanlığı çerçevesinde Türkiye’nin organizasyonunda düzenlenen bir yan etkinlik olduğu vurgulandı. Açıklamada, "Davetiyelerin dağıtılması organizatör ülkenin takdirindedir. Türkiye tarafından tanınan tüm üye devletler davet edilmiştir" denilerek Rum yönetiminin tanınmadığına işaret edildi.
ANNAN PLANI VE DENGESİZ TUTUM VURGUSU
Türkiye, AB’nin tepkisini "konu dışı" olarak nitelendirirken Brüksel’in Kıbrıs politikasını da hedef aldı. Rum kesiminin 2004 yılında Annan Planı’nı reddetmesine rağmen AB’ye alınmasını hatırlatan Türk yetkililer, AB'nin o günden bu yana dengeli bir tutum sergileyemediğini belirtti. Ankara, uzun yıllardır devam eden tutarlı Kıbrıs politikasından ödün verilmeyeceğini ve AB’nin bu yaklaşımından üzüntü duyulduğunu kaydetti.




