Türkiye’de son aylarda artan kuraklık, baraj doluluk oranlarındaki düşüş ve bazı şehirlerde yaşanan su kesintileri, su yönetimi konusunu yeniden gündeme taşıdı. Yerel ölçekte yaşanan su arz sorunları, mevcut su politikalarının etkinliği ve kurumsal yapıdaki eksikliklerin tartışılmasına neden olurken, geçtiğimiz günlerde Resmi Gazetede yayımlanan Ulusal Su Planı da su yönetimine ilişkin son gelişmeler arasında yer aldı. Yaşanan gelişmelerin ardından Su Politikaları Derneği Başkanı Dursun Yıldız, Türkiye’nin geçmişten günümüze su yönetimi politikalarını değerlendirerek mevcut sorunlara ve çözüm önerilerine ilişkin açıklamalarda bulundu.

SU PROJELERİNDE KOORDİNASYON EKSİKLİĞİ

Su Politikaları Derneği Başkanı Dursun Yıldız, Cumhuriyet sonrası dönemde önemli su projelerinin hayata geçirildiğini belirterek, "Türkiye’de Cumhuriyet’ten sonra DSİ Genel Müdürlüğü’nün de büyük katkılarıyla önemli su projeleri hayata geçirilmiştir" dedi.

Kazalarda bunlara dikkat! Sigorta şirketleri ödeme yapmaktan kaçınabiliyor
Kazalarda bunlara dikkat! Sigorta şirketleri ödeme yapmaktan kaçınabiliyor
İçeriği Görüntüle

Ancak uzun yıllar uygulanan politikalar kapsamında geliştirilen projelerin büyük bölümünün birbirinden bağımsız yürütüldüğünü belirten Yıldız, "Ancak uzun yıllar boyunca uygulanan su politikaları kapsamında geliştirilen bu projeler daha çok birbirinden bağımsız projeler olmuştur" ifadelerini kullandı.

Projelerde koordinasyon eksikliğine dikkat çeken Yıldız, "Koordinasyon eksikliği nedeniyle projelerde belirtilen süreler içinde sonuca ulaşılamamıştır" dedi.

Chatgpt Image 29 Mar 2026 17 02 57

SU YÖNETİMİNDE ÇOK BAŞLI YAPI

Su yönetimi politikalarının daha çok arz yönetimine odaklandığını belirten Yıldız, "Bu kapsamda su kaynaklarını geliştirme politikamızın öncelikle oluşmuş olan ihtiyaçların süratle karşılanmasına yönelik olduğu söylenebilir" ifadelerini kullandı.

Yıldız, talep yönetimi mekanizmalarının yeterince geliştirilmediğini belirterek, "Bu anlayış doğrultusunda su’da arz yönetimi öne çıkmış ve sosyo politik faktörlerin etkisiyle talebi düzenleyici mekanizmalara yer verilmemiştir" dedi.

Kurumsal yapının zamanla parçalandığını ifade eden Yıldız, "Bu nedenlerle Türkiye’nin su yönetimi kurumsal olarak çok başlı, çok parçalı, koordinasyon eksikliği içinde bir yapı olarak ortaya çıkmıştır" açıklamasında bulundu.

SU YASASI TASLAĞI HENÜZ TAMAMLANMADI

Su yönetimindeki yasal düzenleme eksikliklerine dikkat çeken Yıldız, "Bunun düzenlenmesi ve su yönetimindeki diğer yasal eksikliklerin tamamlanması için yaklaşık 13 yıl önce başlatılan Su Yasası Taslağı hazırlama çalışmaları ise halen sonuçlanmamıştır" dedi.

2011 yılında kurulan Su Yönetimi Genel Müdürlüğü’nün çalışmalarına da değinen Yıldız, "2011 yılında kurulan Su Yönetimi Genel Müdürlüğü havza ölçeğinde koruma, su tahsisi, taşkın yönetimi, kuraklık yönetimi gibi birçok strateji ve eylem planlama raporu hazırlamıştır" ifadelerini kullandı.

Ancak bu planların uygulamaya geçmediğini belirten Yıldız, "Ancak yasal, yapısal ve kurumsal eksiklikler nedeniyle bu planlamalar uygulamaya geçmemiştir" dedi.

ULUSAL SU PLANINDA EKSİKLİKLER

2026-2035 Ulusal Su Planı’na değinen Yıldız, planda su yönetimine ilişkin eksikliklerin açık şekilde ortaya konulduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:

"Çeşitli kurumlarca ayrı ayrı üretilen su politika ve yatırım programları mükerrer uygulamalara ve kaynak israfına neden olmaktadır, Tarım ve Orman Bakanlığı ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı arasında yetki çakışmaları bulunmaktadır, Su kaynaklarının korunması ile ilgili toplumsal farkındalık yeterli değildir, kurumlar arası koordinasyon zayıftır. 30 kanun ve ikincil düzenlemeden oluşan su mevzuatı, çok parçalı ve havza yönetimi için yetersizdir. Ayrıca kalkınma odaklı arazi kullanımı ve kalkınma kararları su kaynaklarının korunmasını zorlaştırmaktadır. Sorunların çözümünü sağlayıcı çerçeve bir yasal düzenleme (Su Kanunu) bulunmamaktadır."

SU YÖNETİMİNDE RADİKAL DÖNÜŞÜM ÇAĞRISI

Ulusal Su Planı’nda belirtilen eksikliklerin çevresel sonuçlarına dikkat çeken Yıldız, "Birinci Ulusal Su Planı’nda belirtilen bu eksiklikler nedeniyle ekosistem dengesi bozulmakta, göllerimiz kurumakta, su kirliliği artmakta, su ve gıda güvencemiz riske girmektedir" dedi.

Su yönetiminde dönüşüm çağrısı yapan Yıldız, "Su yönetiminde koruma, kullanma ve kapasite geliştirme anlayışının hakim olmasına yönelik radikal bir dönüşüme ihtiyaç bulunmaktadır" ifadelerini kullandı.

DOĞA TABANLI ÇÖZÜMLER

Su yönetiminin geleceğine ilişkin önerilerini paylaşan Yıldız, "Su yönetimimizin geleceği için merkezi, bölgesel ve havza ölçeğindeki mevcut planlama karmaşasını ve planlar arasındaki ilişkisizliği gidermek de önem taşımaktadır" dedi.

Yıldız ayrıca, "Ekolojik dengeyi gözeten doğa tabanlı çözümlere öncelik vermek, havza ölçeğinde katılımcı yönetimde yer alacak kuruluşların yapısal sorunlarını çözmek, hizmet verimliliğinin artırılması için dijital teknolojik gelişmelerden faydalanmak da atılması gereken öncelikli adımlar olarak önümüzde durmaktadır" ifadelerini kullandı.

Türkiye’de su yönetiminde kurumsal ve yasal eksikliklerin giderilmesi gerektiğini belirten Su Politikaları Derneği Başkanı Dursun Yıldız, su kaynaklarının sürdürülebilir yönetimi için kapsamlı dönüşüm çağrısı yaptı.

Muhabir: YAREN TEKİN