Türkiye'de yıllık 1 milyon tonu bulan e-atık miktarının sadece çok küçük bir kısmının kayıtlı sistemlerle toplandığına dikkat çeken uzmanlar, döngüsel ekonomi modelleriyle geri dönüşüm oranlarının artırılması gerektiği çağrısında bulunuyor.

E-ATIK VE PİLLERDEKİ GİZLİ TEHLİKE

Elektronik cihazlar ve piller, barındırdıkları kurşun, cıva, kadmiyum, nikel ve lityum gibi ağır metaller nedeniyle ciddi bir çevresel risk faktörüdür. Bu atıkların evsel çöplerle karıştırılarak doğaya atılması, ağır metallerin toprağa ve yeraltı sularına karışmasına neden olur. Doğada kolay parçalanmayan bu maddeler, besin zincirine girerek canlı organizmalarda birikmekte ve biyobüyütme etkisiyle ekosistem dengesini bozmaktadır. Özellikle lityum piller, yanlış depolama koşullarında yangın ve patlama riski taşıması nedeniyle de bireysel güvenlik açısından büyük tehlike arz etmektedir.

Yilmaz Karan

Sürücüler dikkat! Akaryakıta ÖTV zammı geliyor
Sürücüler dikkat! Akaryakıta ÖTV zammı geliyor
İçeriği Görüntüle

SAĞLIK ÜZERİNDE YIKICI ETKİLERİ MEVCUT

Uzmanlar, elektronik atıkların yanlış bertarafının insan sağlığı üzerinde uzun vadeli ve ciddi hasarlara yol açabileceğini belirtiyor. Kurşun maruziyeti sinir sistemi üzerinde toksik etki yaparak bilişsel gelişimi engellerken; cıva merkezi sinir sistemi ve böbrekler için ağır bir nörotoksin olarak çalışıyor. Kadmiyumun kanser riski, kemik yoğunluğunda azalma ve böbrek hasarı ile ilişkilendirildiğini ifade eden Öğr. Gör. Tuğçe Yılmaz Karan, nikelin ise ciddi solunum yolu problemlerine ve alerjik reaksiyonlara neden olduğunun altını çiziyor. Bu ağır metallere maruz kalmanın etkileri genellikle kümülatif olduğu için, bireylerin uzun vadede ciddi kronik hastalıklarla karşı karşıya kalma olasılığı oldukça yüksektir. Bu nedenle evdeki atık yönetimi, sadece çevreyi değil doğrudan kişisel sağlığımızı da koruyan bir önlem niteliği taşır.

Elektronik Atik 2

GERİ DÖNÜŞÜMDE KAYITLI SİSTEMLERİN ÖNEMİ

Türkiye’de yıllık yaklaşık 1 milyon ton e-atık üretilmesine rağmen, bunların sadece yüzde 6-7'lik bir kısmı kayıtlı geri dönüşüm sistemlerine girebiliyor. Elektronik atıkların altın, gümüş, bakır gibi değerli materyalleri içinde barındırması, onları ekonomik bir değer haline getiriyor. Ancak bu materyallerin geri kazanılması, yalnızca lisanslı tesislerde gerçekleştirilmesi gereken teknik bir süreçtir. Kayıt dışı yakma veya parçalama işlemlerinde atmosfere salınan dioksin ve furan gibi zehirli gazlar ise doğrudan hava kirliliğine ve dolaylı halk sağlığı krizlerine zemin hazırlıyor. Yetkili kurumlar tarafından yürütülen kontrollü bertaraf işlemleri, hem bu tehlikeli bileşenlerin yayılımını engeller hem de değerli kaynakların tekrar ekonomiye kazandırılmasına imkan tanır. Bu sayede doğal kaynak tüketimi azaltılarak, üretim süreçlerinin çevresel ayak izi önemli ölçüde düşürülmektedir.

Elektronik Atik

DÖNGÜSEL EKONOMİ VE GELECEK VİZYONU

Gelecekte e-atık yönetiminin temelini, "üret-kullan-at" modelinden "döngüsel ekonomi" modeline geçiş oluşturacak. Genişletilmiş Üretici Sorumluluğu ve "onarım hakkı" gibi politikalar, üreticileri daha uzun ömürlü ve geri dönüştürülebilir ürünler tasarlamaya zorluyor. Ayrıca yapay zeka destekli ayrıştırma teknolojileri ve dijital ürün pasaportları sayesinde atıkların izlenebilirliği artırılıyor. Uzmanlara göre, e-atık yönetiminde sürdürülebilir başarı; teknolojik altyapının güçlendirilmesi, yasal düzenlemelerin sıkılaştırılması ve toplumda atık ayrıştırma bilincinin artırılmasıyla mümkün olacak. Gelecek nesillere daha temiz bir dünya bırakmak için bireysel tüketim alışkanlıklarımızı gözden geçirmek ve ürünlerin kullanım ömrünü uzatan yöntemlere yönelmek büyük önem arz etmektedir.

Muhabir: Recep Bozdağ