Lübnan, 2019'dan itibaren yaşadığı ağır ekonomik kriz sonucunda fiilen iflas eden ülkeler arasına katıldı. Ülke para birimi Lübnan lirası yüzde 90'dan fazla değer kaybederken, halkın bankalardaki döviz mevduatlarına erişimi ciddi şekilde kısıtlandı. Bu koşullar altında, hükümet yetkilileri ve finans sektöründeki temsilciler, Merkez Bankası kasasında tutulan 280 tonluk, yaklaşık 45 milyar dolar değerindeki altın rezervlerinin bir kısmının satışını tartışmaya başladı. Bu rezerv, Lübnan'ı Suudi Arabistan'ın ardından bölgedeki en büyük ikinci altın rezervine sahip ülke konumuna getiriyor.

ALTIN REZERVİNDE DÜNYADA 2. SIRADA
Uzmanlar arasında altın satışının kısa vadede ülkedeki mali krizi hafifletebileceği görüşü hakimken, bazı ekonomi uzmanları uzun vadede finansal istikrar üzerindeki etkilerine dair endişe duyuyor. Bu adımın, ülkenin mali durumuna nefes aldırabileceği ancak sürdürülebilir bir çözüm sunmayabileceği belirtiliyor. Ayrıca, 1986 yılında yürürlüğe giren yasa gereği, bu tür bir altın satışının ancak parlamentonun özel onayıyla gerçekleştirilebileceği ifade edildi. Bu nedenle olası altın satışının, Uluslararası Para Fonu (IMF) ile yapılacak mali yardım programı çerçevesinde değerlendirilmek zorunda olduğu vurgulanıyor.

SATIŞ KARARI KRİTİK
Maliye Bakanlığı uzmanları ise, altın rezervlerinin ülke bütçesine önemli katkılar sağlayabilecek bir varlık olduğunu kabul etmekle birlikte, satış kararının kamu yararı gözetilerek ve kapsamlı değerlendirmeler sonucunda verilmesi gerekliliğine dikkat çekiyor. Bu gelişmeler, Lübnan'ın ekonomik krizle mücadelesinde kritik bir dönemeç olarak değerlendiriliyor. Ayrıca, bölgedeki ekonomik durum ve medya raporları da Lübnan'ın finansal zorluklarını ve olası çözüm yollarını yakından takip ediyor.





